Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
08 Mayıs, 2019 13:42 tarihinde yayınlandı
0

KARDEMİR’de İş Sağlığı ve Güvenliği etkinlikleri

Artan kapasiteleri ile büyümesini sürdüren, çevre yatırımlarıyla her geçen gün daha da güzelleşen Kardemir, çalışanlarına yönelik faaliyetleriyle de farkındalık oluşturmaya devam ediyor. 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği (İGS) Haftasında her yıl farklı etkinliklere ev sahipliği yapan şirkette, bu yılda dolu dolu bir İSG haftası kutlanıyor.

Ramazan ayının ilk günü, üretim proseslerinin farklı yerlerinde kurban kesimleri ve dualarla başlayan Kardemir’deki İSG Haftası kutlamaları, bugün de şirket içerisindeki Eğitim Kültür Merkezinde düzenlenen etkinliklerle devam etti.

İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda daha yüksek bilinç oluşturmak ve bu konudaki duyarlılıkları artırmak amacıyla düzenlenen etkinliklere Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Güleç ve Genel Müdür Dr. Hüseyin Soykan başta olmak üzere, diğer şirket yetkilileri ile çalışanlar katıldı.

İstiklal Marşının okunması ve Kuran Tilaveti ile başlayan kutlama etkinlikleri, Kardemir tarihi film gösterimi ile devam etti. Günün anlam ve önemini belirten konuşma için kürsüye gelen Kardemir Genel Müdürü Dr. Hüseyin Soykan ise, iş sağlığı ve güvenliği konusunda çalışanlarına önemli mesajlar verdi.  İş Sağlığı ve Güvenliğinde temel amacın, çalışanların sağlığına zarar verebilecek ve onlar için risk oluşturabilecek tehlikeli durumların, önceden belirlenmesi, gereken önlemlerin alınması ve güvenli bir çalışma ortamının sağlanması olduğuna dikkat çeken Genel Müdür Soykan, bu sorumluluğun ise sadece üst yönetime, müdüre, mühendise veya formene ait bir sorumluluk değil, tüm çalışanlara ait bir sorumluluk olduğunu belirtti.

2000’li yılların başında 600 Bin ton çelik üreten Kardemir’in bugün 2,5 Milyon ton üretime ulaştığını ve hedeflerinin ise 3,5 Milyon ton olduğunu söyleyen Soykan “ Bu,  çok daha fazla hammaddenin Kardemir’e gelmesi, çok daha fazla manipülasyon, çok daha fazla tren ve kara yolu kullanılması demektir. Bu da bize, İş Sağlığı ve Güvenliği için daha fazla dikkatli olmamızı gerektiriyor” dedi.

Konuşmasını “ Biz, bir iş kazası olduğunda, o iş kazalarının sebeplerini, kök nedenlerini analiz ediyoruz ve bir sonuç çıkarıyoruz. Bir sonraki aşamada tekrarının olmaması için tedbirler almaya çalışıyoruz. Ancak, iş kazası olduktan sonra değil, olmadan önce engellenmenin bir yolunu bulmalıyız. Bu,proaktivite dedikleri bir hadisedir. Yani, işi doğru tanımlamak, olası riskleri doğru tanımlamak ve bu riskleri minimize edecek tedbirleri doğru almaktır. İşte bizi, kazasız çelik üretimine götürecek yolda budur” diyerek sürdüren Kardemir Genel Müdürü Dr. Hüseyin Soykan, çalışanlarından potansiyel iş kazası olabilecek yerleri doğru analiz etmelerini, doğru tespitlerde bulunarak doğru ve yeterli tedbiri almalarını istedi.

Tüm iş süreçlerinin tekrar gözden geçirilmesini ve gerekli risk değerlendirmelerinin yapılarak mevcut tedbirlerin yeterliliği ile ilave tedbirlere ihtiyaç olup olmadığının tekrar tekrar masaya yatırılmasını isteyen Soykan, ancak bu şekilde kazasız çelik üretmenin mümkün olabileceğini kaydetti.

Çalışanların sağlığı ve güvenliğininkendileri için en değerli konu olduğunu ve hiçbir şeyin çalışanların sağlığı ve güvenliğinden daha önemli ve öncelikli olamayacağını söyleyen Kardemir Genel Müdürü Dr. Hüseyin Soykan, bunun tüm taşeronlar, tedarik zincirinde görev alan çalışanlar, müşteriler ve ziyaretçileriçin de geçerli olduğunu belirterek “ Hepimiz yaşamımızın önemli bir kısmını iş yerinde geçiriyoruz. İşyerimiz bizlerin adeta ikinci yuvası. Herkes bu yuvaya güvenle gelmeli, güvenle çalışmalı ve yine ailesinin yanına  güvenle dönmeli.Ben, hem bir çalışma arkadaşınız, hem de Genel Müdür olarak hepinizin huzurlu olmasını istiyorum. Huzurlu çalışmanızı istiyorum.  Huzurlu çalışırsan, güvende olursan verimli olursun. Verimli olursan Kardemir büyür, Karabük büyür, ülkemiz büyür” dedi.

Kardemir’deki İSG haftası etkinliklerinin ilk gün oturumu şirkette düzenlenen İSG konulu slogan yarışmaları ile en çok İSG önerisi veren ünite ve çalışanın ayrıca, son 1, 3 ve 5 yıldır iş kazası yaşamayan Başmühendisliklerin ödüllendirilmesi ile devam etti.

Kardemir’deki İSG Haftası etkinliklerine Şafak Özel Eğitim öğrencileri de semazen gösterisi ve piyano dinletisi ile renk kattılar. Büyük beğeni toplayan gösteri ve piyano dinletisinden sonra çocuklara hediyelerinin verilmesinin ardından program sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin