Reklam
Reklam
dfa7bb7e 575e 41ee a28b 21708517511f
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
18 Mayıs, 2026 11:06 tarihinde yayınlandı
0

KARDEMİR Piyasa Temsilcileriyle Buluştu

KARDEMİR, yatırımcı ilişkilerinde şeffaflık ve kurumsal yönetişim anlayışı doğrultusunda piyasa temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantı, şirketin üretim gücü ve stratejik konumunu anlatan tanıtım filminin gösterimiyle başlarken, açılış konuşmasını Genel Müdür Niyazi Aşkın Peker yaptı.

Yatırımcı sunumunda küresel ve ulusal çelik sektöründeki gelişmelerin yanı sıra şirketin 2026 yılı ilk çeyrek finansal ve operasyonel sonuçları paylaşıldı. Sunumda ayrıca yatırım harcamaları, çevre yatırımları, karbon ayak izi yönetimi ve Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenlemesine uyum süreci hakkında bilgi verildi.

KARDEMİR’in 2026 yılı ilk çeyreğinde üretim sürekliliğini ve finansal disiplinini koruduğu belirtildi. Şirketin FAVÖK marjı yüzde 13,06 seviyesinde gerçekleşirken, FAVÖK tutarı 2 milyar 21 milyon TL oldu. Aynı dönemde ton başına FAVÖK ise 81 dolar olarak kaydedildi. Şirket, ilk çeyreği 24 milyon 521 bin TL net dönem karıyla tamamladı.

Operasyonel sonuçlara göre sıvı çelik üretimi 652 bin 648 ton, esas ürün üretimi 641 bin 110 ton, net esas ürün satışı ise 561 bin 682 ton seviyesinde gerçekleşti. Şirket yönetimi, bu verilerin değişken piyasa koşullarına rağmen üretim kapasitesinin korunduğunu ve maliyet yönetiminde disiplinin sürdürüldüğünü gösterdiğini ifade etti.

Toplantıda yatırım programına ilişkin detaylar da yatırımcılarla paylaşıldı. KARDEMİR’in 2026 yılı ilk çeyrek yatırım harcamalarının 15 milyon 570 bin dolar olduğu açıklandı. Devam eden projeler arasında çevre yatırımları, Ar-Ge projeleri, Yeni PCI Tesisi, KocksBlock, Yeni Kömür Harman Silo Yapımı, hammadde stok sahaları ve vagon tahliye sistemlerinin iyileştirilmesi, Benzol Kuleleri Modernizasyonu ile Kok Gazı Yeni Gazholder Yapımı yer aldı.

Şirket yönetimi, yılın geri kalanında satış performansını artırmaya, kar marjlarını iyileştirmeye ve rekabet gücünü destekleyecek yatırımları sürdürmeye odaklanacaklarını bildirdi.

Toplantının önemli gündem başlıklarından biri de çevresel sürdürülebilirlik oldu. Bu kapsamda GES yatırımlarına hız verildiği belirtilirken, özellikle Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenlemesi başta olmak üzere uluslararası çevre düzenlemelerine uyum sürecinin şirketin gelecekteki rekabet gücü açısından kritik önemde olduğu vurgulandı.

KARDEMİR yetkilileri, analist ve yatırımcılarla kurulan düzenli ve şeffaf iletişimin sürdürüleceğini belirterek, güçlü üretim altyapısı, finansal disiplin ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda paydaşlara uzun vadeli değer üretmeye devam edeceklerini ifade etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin