karabuk
İmsak 05:48
Güneş 07:13
Öğle 13:06
İkindi 16:16
Akşam 18:50
Yatsı 20:09
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Karabük Postası tarafından
26 Eylül, 2014 12:34 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Kardemir Karabükspor’da Sakatlar Can Sıkıyor

Kardemir Karabükspor’da bir düzüne oyuncunun sakat olması teknik heyeti düşündürüyor.  Spor Toto Süper Lig’in 4. haftasında Mersin İdmanyurdu ile oynayacağı maçın hazırlıklarını Karabük Üniversitesi Ay-yıldız Stadı'nda sürdüren kırmızı-mavili ekipte antrenmana, kaleci Boy Waterman, Viola, Emre Güngör, Musa Çağıran, Emre Özkan ve Yiğit İncedemir katılmadı. Sow, Akpala, İbrahim Serdar Aydın, Hakan Özmert, Ahmet İlhan Özek ve Onur Ayık'ın ise takımdan ayrı çalıştı. Kardemir Karabükspor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas, takımın oyunundan felsefesinden bir sıkıntılarının olmadığını 12 sakat oyuncunun olmasından dolayı kadro kurmakta sıkıntı yaşadıklarını söyledi. “KADRO KURMAKTA ÇOK CİDDİ BİR SIKINTIMIZ VAR” Antrenman öncesi gazetecilere açıklamalarda bulunan Kafkas, ligde 3 hafta sonunda oynadıkları oyunla aldıkları puanın doğru orantılı olmadığını belirterek, “Daha çok puanımız olması gerekirdi. Takımın oyunundan, felsefesinden bir sıkıntımız yok. Sıkıntı, çok fazla sakat olan oyuncularımızın olması. Kadro kurmakta çok ciddi bir sıkıntımız var. Bu bizi biraz üzüyor. Darbeye bağlı sakatlıklar var. Sakatlıkların iyileşmesini ve takımın tekrar oturmasını bekleyeceğiz. Takıma sahip çıkmak, destek olmak gerekiyor. Karabükspor’un gerçek taraftarın bu maçlarda yanımızda olmasını istiyorum. Gerçekten zor bir dönemden geçen Karabükspor’un gerçek taraftarının yanında olacağını inanıyorum" dedi. “BİR AN ÖNCE SAKATLARIN İYİLEŞMESİ GEREKİYOR” Lig öncesi UEFA Avrupa Ligi maçlarının takımı çok yıprattığını da anlatan Kafkas, “Viaola, Akpala, Ahmet İlhan, Samba Sow, Musa ve Onur darbeye maruz kaldılar. Buna da yapacak bir şeyimiz yok ve bu da bizim şansızlığımız. Daha ligin çok başı. Takım iyi. Takımın tedirgin olacak durumda yok. Takım kötü oynar başka türlü sıkıntılar olursa, çanlar bizim için çalar ama öyle bir durum yok. Ligin haftaları ilerliyor. Ligin başına çok inanan birisi değilim. Biran önce sakatların iyileşmesi gerekiyor. İçeride oynuyoruz. Dışarıda oynasaydık bu kadar sakatın altında kalkamayabilirdik. Gerçek Karabükspor taraftarı ile kazanmak istiyoruz. Bizim için kolay olmayacak” diye konuştu. “YEMEK TARİFİ GİBİ BİR MÜCADELE DEĞİL” Kasımpaşa maçında verilen penaltı ile ilgili bir soruya ise Tolunay Kafkas, “Hakem hataları oluyor. Buna bir şey söylemek istemiyorum. Herkese bir takım şeyler oluyor iyi yada kötü yönde. Lütfen çıksınlar cesurca maç yönetsinler. Bizim tek istediğimiz bu. Bir mücadele var, bu mücadelenin tanımını iyi yapmak lazım. Yemek tarifi gibi bir mücadele değil. Eşit, şeffaf, dürüstçe mücadelesi olması gerekiyor Türkiye futbol liglerinde. Bir takım birinci olacak, 3 takım düşecek. İyi olan şampiyon, gereğini yapamayan küme düşecek. Bu dünyanın sonu değil” ifadelerini kullandı. Daha önce kadro dışı bırakılan Bertul Kocabaş’ının bu hafta kadroda yer alacağını belirten Kafkas, A2’den alacak profesyonel oyuncumuz maalesef yok. Ahmet İlhan ve Onur Ayık’ı yetiştirmeye çalışacağız. Mersin maçından 13 yada 14 kişi olacağız. Durumumuz bu kadar sıkıntılı. Yiğit’in dişi çürükmüş ve ondan kaynaklanan yırtılma var ve ancak Gaziantep maçına yetişir” ifadesinde bulundu. Kafkas, ayrıca, kendilerine tesislerini açan ve idman yapmalarına olanak sağlayan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal’a da teşekkür etti.
Bizi sosyal medyadan takip edin
gegege 1
Mustafa Akgün tarafından
04 Mart, 2026 14:48 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Tarihi Evlerde “Yangın Odaları” Geleneği Yaşıyor

Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Kıranköy Mahallesi’nde, Gayrimüslimlere ait bazı tarihi evlerde bulunan “yangın odaları”, 19. yüzyılda yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen mimari önlemleri gözler önüne seriyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür’ün “Safranbolulu Gayrimüslimlerin Mimari Eserlerine Ait Yeni Veriler” adlı makalesinde yer verdiği bilgilere göre, Kıranköy’de 1859 yılında meydana gelen büyük yangın, bölgedeki yapılaşma anlayışında önemli değişimlere yol açtı. Yangın sonrası inşa edilen veya onarılan evlerde, yangına karşı dayanıklı özel bölümler oluşturuldu.

Makaledeki bilgilere göre söz konusu yangın odaları genellikle kış aylarında aile bireyleri tarafından kullanılan ve çoğunlukla ara katlarda konumlandırılan mekanlar olarak dikkat çekiyor. Bu odalar tamamen kesme taş, moloz taş ve harç malzemeler kullanılarak inşa edildi. Ahşap mimarinin yaygın olduğu Safranbolu evlerinin aksine, yangın riskini azaltmak amacıyla taş malzeme tercih edildi.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı olarak tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür, makalesinde 1859’daki büyük yangının, Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Yangın odalarının hem barınma hem de afet anında korunma amacıyla tasarlandığına dikkat çekiliyor.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Özgün Örnek: Saffronia 1900 Konak

Kıranköy’de bu geleneğin özgün örneklerinden biri de günümüzde butik otel olarak hizmet veren Saffronia 1900 Konak’ta görülüyor. Yapının içerisinde bulunan yangın odası, taş duvar örgüsü, tonoz örtüsü ve kapı detayıyla geleneksel mimari özellikleri yansıtıyor.

Bu tür yapılar, yalnızca estetik veya turistik değer taşımıyor; aynı zamanda geçmişte yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen korunma yöntemlerini somut biçimde günümüze aktarıyor. Gür de makalesinde, 1859’daki yangının Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Mübadele öncesinde alınan önlemlerin ardından günümüzde yaşanan yangınların tamamen talihsizlik ve hatalı uygulamalar olduğuna değinen araştırmacı, modern dönemde yapılan uygulamalarda tarihi yapılardaki düzenlemelere çok daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Bugün ayakta kalmayı başaran tarihi evlerin ve içlerindeki özgün unsurların korunması, sadece mimari mirasın değil, toplumsal hafızanın da korunması anlamına geliyor. Yangın odaları, Safranbolu’nun afet tecrübesini ve bilinçli yapılaşma geleneğini temsil eden önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Safranbolu’daki tarihi konakların aslına uygun şekilde restore edilmesi ve özgün detayların yaşatılması, geçmişten çıkarılan derslerin gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Kıranköy’deki yangın odaları ise bu mirasın en çarpıcı örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin