Kardemir Karabükspor Kulüp Başkanı Hikmet Ferudun Tankut: “Ligde Ses Getiren Zevkle İzlenen Bir Takım Olacağız”
Kardemir Karabükspor kulüp Başkanı Hikmet Ferudun Tankut, eksik bölgelere birkaç gün içinde gerekli takviyeleri yaparak lige hazır hale geleceğini ve ligde ses getiren ve zevkle izlenen bir takım olacaklarını söyledi.
PTT 1. Lig ekiplerinden Kardemir Karabükspor, yeni sezon 2.etap kamp çalışmalarını Afyon’da günde çift antrenman ile sürdürüyor.
Teknik direktör Hüseyin Kalpar yönetiminde Afyon TOKİ Spor Kompleksi’nde sabah akşam gerçekleştirilen antrenmanda koşu ve istasyon çalışması ile 5’e2 top kapma pas, orta ve şut çalışması gerçekleştirdi.
Lig öncesi takımın kampında futbolcuları yalnız bırakmayan kulüp Başkanı Hikmet Ferudun Tankut, idman sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, takımın Gerede ve Afyon’da yaptığı kamp çalışmalarının olumlu geçtiğini belirtti.
“ EKSİK BÖLGELERE TAKVİYE YAPACAĞIZ”
Afyon kampından Giresunspor ve Alanyaspor ile iki hazırlık maçı yaptıklarını kaydeden Başkan Tankut, “ Oynan iki hazırlık maçında hocamız farklı kadroları sahaya sürdü. Son olarak Alanyaspor ile yaptığımız hazırlık maçında yeni transfer oyuncularımızın tamamı oynadı. Hazırlık maçının ardından teknik heyetle birlikte bir toplantı yaparak eksik bölgeler noktasında nerelere takviye yapılacağı konusunda tespitleri yaptık. Birkaç gün içersinde eksik gördüğümüz bölgelere gerekli takviyeleri yapacağız. Takımın genel görüntüsü fevkalade iyi. İyi bir çalışma dönemi geçirdiler. Hem Gerede’deki hem de Afyon’daki kamp gayet güzel geçti. Hocamız teknik heyetimiz ve futbolcularımız kaynaşmış durumda. Bundan sonraki süreçte daha iyi olacağını ümit ediyorum. Yapacağımız takviyelerle takımımızı lige hazırlamış olacağız. Bu sene ligde ses getiren ve zevkle izlenen bir takım olacağız” dedi.
Başkan Tankut, bu hafta satışa çıkacak kombineler noktasında taraftarın destek vermesini isteyerek, taraftarlarımızın 15 günde bir iç sahada yapılacak maçlara destek vermesini istiyoruz. Stadı ne kadar çok doldurursak takımı da o kadar motive ederiz” diye kaydetti.


Kardemir Karabükspor’da Afyon Kampı Sürüyor
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


