KARDEMİR ELDEN GİDİYOR!... - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:23
Güneş 06:48
Öğle 13:02
İkindi 16:25
Akşam 19:07
Yatsı 20:27
İmsaka son --:--
Nurettin Acar Avatarı
Nurettin Acar tarafından
28 Ağustos, 2020 11:31 tarihinde yayınlandı
0
0

KARDEMİR ELDEN GİDİYOR!…

Aylardır konuşulan Fuat Tosyalı olayı gerçek mi oluyor? Cumhuriyet Gazetesi Yazarlarından Jale Özgentürk’’ün kaleme aldığı Kardemir’le ilgili yazı oldukça dikkat çekici. Yazıda; Türkiye’nin en büyük yassı çelik üreticilerinden Fuat Tosyalı’nın KARDEMİR’de Yönetime girmek için yüzde 51’lik hisseye talip olduğu ifade edilirken, Tosyalı’nın en önemli görevinin ise Varlık Fonu yönetiminde yer alması ve Doğalgaz keşfinin yapıldığı, savunma sanayii konusunda adımların atıldığı bir bölgede Kardemir’e ilgisinin kendiliğinden olmadığı söyleniyor.
Türkiye’nin ilk Ağır Sanayi Tesisi Karabük Demir Çelik Fabrikalarında (KARDEMİR) yaşanan yönetim kavgası Ulusal Medyanın da dikkatini çekerken, bugün Cumhuriyet Gazetesi Yazarlarından Jale Özgentürk’ün yazısı gündeme bomba gibi düştü.
Yazıda; Türkiye’nin en büyük yassı çelik üreticilerinden Fuat Tosyalı’nın KARDEMİR’in yüzde 51’lik hissesine talip olduğu vurgulanırken, iki aile arasında yaşanan kavgaya da dikkat çekildi.
İşte Jale Özgentürk’ün “KARABÜK KARIŞTI” başlığı adı altında kaleme aldığı yazıda Fuat Tosyalı ile ilgili o bölüm:
“TÜRKİYE’NİN İLK AĞIR SANAYİ FABRİKASINDA YÖNETİM KAVGASI
Karabük Demir Çelik İşletmeleri’nde hisselerin yüzde 51’ine sahip iki aile arasında sorun yaşanıyor. Güleç ailesi yönetim kurulunda ibra edilmedi. İddialara göre Kardemir’e, çoğunluk hissesini alabilirse demir çelik devi Fuat Tosyalı ortak alacak.
Karabük Demir Çelik, Cumhuriyetin sanayileşme hedefinde çok önemli bir anlama sahip. Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ile 1937 yılında temeli Başbakan İsmet İnönü tarafından atılıyor.
Türkiye’nin ilk ağır sanayi fabrikasına “fabrika yapan fabrika” unvanı veriliyor. 1938 yılında başladığı üretimle Türkiye’nin yeniden imarına, sanayileşmesine büyük katkılarda bulunuyor. Ancak 1980’lerde başlayan serbest piyasa ekonomisi dönemiyle birlikte özel sektörün öne geçmesi, kamu şirketlerinde yatırımların durması ile kan kaybetmeye başlıyor.
Zarar katlanınca 1994’te 5 Nisan kararlarıyla kapatılmasına karar verilen KİT’ler arasına giriyor. Bölge halkının verdiği mücadele sonucu kamuoyu baskısı ile DYP-SHP hükümeti fabrikayı kapatmak yerine özelleştirme kapsamına alıyor.
Fabrika Türkiye’de ilk kez, 1 TL bedel karşılığında yöre halkı, esnaf ve çalışanlardan oluşan bir şirkete, Kardemir AŞ’ye devrediliyor. 1995’te 408 milyar TL’lik hisse satışı ile 12 bin 780 ortaklı halka açık bir AŞ’ye dönüştürülüyor.
Kardemir, 4 bin 500 kişinin çalıştığı on binlerce küçük yatırımcının bulunduğu bir şirket. Bir bölgenin varlık nedeni. Atılacak adımlara dikkat etmek gerekiyor!
ÖLÇEK FUAT TOSYALI İLE Mİ ARTACAK?
Genel kurulda bu ilginç gelişme yaşanırken bazı iddialar da gündemde. Türkiye’nin en büyük yassı çelik üreticilerinden Fuat Tosyalı’nın Kardemir’e ortak olabileceği konuşuluyor. Fuat Tosyalı, Hatay doğumlu.
Babası Şerif Tosyalı’nın 1952’de 9 metrekare dükkânda başlattığı soba işini, Cezayir’den Japonya’ya üç kıtada üretim ve ticaret yapan demir çelik devine dönüştürmüş. Tosyalı’nın Zonguldak-Karabük hattında önemli bir görevi daha var.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük önem verdiği Filyos Limanı ve Endüstri Bölgesi’nin işletmeci şirketi oldu.
Osmaniye ve İskenderun Organize Sanayi Bölgeleri’ni de işleten Tosyalı, şimdi de bu bölgede faaliyet göstermeye hazırlanıyor.
Filyos Limanı projesi ise yıllar önce kamudayken Kardemir’in gerçekleştirmesi planlanan bir proje olarak biliniyor.
Tosyalı’nın en önemli görevi ise Varlık Fonu yönetiminde yer alması. Doğalgaz keşfinin yapıldığı, savunma sanayii konusunda adımların atıldığı bir bölgede Tosyalı’nın Kardemir’e ilgisinin kendiliğinden olmadığı anlaşılıyor.
Aldığım bilgilere göre Tosyalı, Kardemir’de yüzde 51 hisseye sahip olmadan ortaklığı düşünmüyor. Güleç ailesinin ibra edilmemesi ve Yolbulan’ın ölçek hedefi düşünülünce ortaklıkta fazla zorlanmayacağı belli!”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude canakkale cephesi ve 18 mart bogaz zaferi anlatildi 92iZd18D
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mart, 2026 00:52 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Çanakkale Cephesi ve 18 Mart Boğaz Zaferi anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen etkinlikte Çanakkale cephesinin açılmasından 18 Mart Çanakkale Zaferi’ne uzanan süreç askerî ve stratejik boyutlarıyla ele alındı.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünde bir etkinlik düzenlendi. “Çanakkale Cephesinin Açılması ve 18 Mart Boğaz Zaferi” başlıklı konferansta Çanakkale Savaşları’nın tarihi, arka planı ve sonuçları kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Çevrim içi gerçekleştirilen etkinliğin moderatörlüğünü İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Yenal Ünal yaparken konuşmacı olarak ise Arş. Gör. Buğra Terzi yer aldı.

Etkinliğin açılışında konuşan Prof. Dr. Ünal, Çanakkale Savaşları’nın anlamını, önemini ve tarihi derinliğini çok yönlü biçimde ele alarak geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bilinç köprüsü kurmayı amaçladıklarını ifade etti.

Arş. Gör. Terzi ise sunumunda destansı mücadelenin stratejik, askerî ve tarihî boyutlarını anlattı. Çanakkale cephesinin jeopolitik önemine dikkat çeken Terzi, Osmanlı Devleti’nin özellikle Balkan Savaşları sonrasında yaşadığı güç kaybının müttefik arayışını hızlandırdığını belirtti. Bu süreçte Enver Paşa öncülüğünde gerçekleştirilen reformlar ve Almanya ile kurulan yakın ilişkilerin belirleyici olduğundan bahsetti.

Çanakkale Savaşı’nın deniz ve kara harekâtlarının birlikte yürütüldüğü çok yönlü bir cephe olduğuna değinen Terzi, İtilaf Devletleri’nin ilk olarak Çanakkale Boğazı’nı geçme girişimlerinde bulunduğunu ancak deniz harekâtında başarısız olunması üzerine kara savaşlarına yöneldiklerini aktardı. Sunumda ayrıca savaşın dönüm noktaları hakkında bilgi verilirken özellikle Nusret mayın gemisinin 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasında kritik rol oynadığı ifade edildi.

Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin