KARDEMİR A.Ş. Olağan Genel Kurulu Yapıldı - Karabük Haber Postası
OLA jpg
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
30 Mayıs, 2024 14:51 tarihinde yayınlandı
0
0

KARDEMİR A.Ş. Olağan Genel Kurulu Yapıldı

Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (KARDEMİR) 29. Olağan Genel Kurulu, KARDEMİR Eğitim ve Kültür Merkezi Salonunda yapıldı.

Genel Kurulun açılışında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Prof Dr. İsmail Demir, şirketin finansal verileri, 2023 yılı ihracatları, KARDEMİR Liman İşletmeciliği ve Taşımacılık A.Ş. (KARLİMTAŞ) ve sosyal sorumlulukları ile ilgili bilgilendirmede bulundu.

Demir yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

Malumunuz, özellikle son çeyrek yüzyılda dünyada benzerine az rastlanan doğa olayları ile karşı karşıya kalıyoruz. Aşırı sıcaklıklar ile kavruluyor, kuraklık, yangın, sel, deprem ve benzeri afetlerle mücadele ediyoruz. Temiz su ve gıdaya ulaşım gittikçe zorlaşıyor. Tabiri caizse insanlık, artık paranın yenilemeyecek bir varlık olduğunu anladı. İşte bu nedenle iklim krizi insanlığın en önemli gündemi haline geldi. 11 Aralık 2019 tarihinde açıklanan Avrupa Yeşil Mutabakat (European Green Deal) bildirisi, iklim krizi ile mücadelenin en önemli yazılı belgesi olarak önümüzde. Bu bildiriye göre Avrupa 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını %50-55 oranında azaltmayı ve 2050 yılına kadar ise “karbon nötr” olmayı en önemli hedefi olarak ortaya koymuş durumda. Yine, Cumhurbaşkanlığımızca Yeşil Mutabakat Eylem Planı konulu genelge Temmuz 2021 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanmış ve Ticaret Bakanlığımızca da eylem planı yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizmasının, gelecek yıllarda küresel ticaretin dinamiklerini değiştirmesi beklenmekte, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması uygulamasıyla birlikte, yüksek emisyonlarda üretim yaparak ürünlerini Avrupa’ya ihraç eden şirketlerin, yeni vergi yükü ile karşı karşıya kalması, emisyonlarını azaltmayan şirketlerin Avrupa pazarındaki rekabet güçlerinin zayıflaması öngörülmektedir. İhracatının yarıya yakınını Avrupa pazarına yapan ve Avrupa Birliği ile ticari ve siyasi alanda yakın ilişkiler içerisinde bulunan Türkiye’nin bu önemli düzenlemenin dışında kalması söz konusu değildir. Çimento, alüminyum, gübre, elektrik sektörleri gibi çelik sektörü de bu yeni düzenlemenin doğrudan etkileyeceği öncelikli sektörler arasında yer almaktadır. Bu nedenle, diğer tüm sektörlerde olduğu gibi tüm dünyada çelik üreticileri de karbondan arınmaya odaklanmış durumdadır. Bu kapsamda yönetimimiz, Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Düzenlemesini sektörü daha yeşil ve temiz kılmasına imkân tanıyan bir fırsat olarak değerlendiriyor ve karbon emisyonlarımızı, su kullanımını ve biyoçeşitlilik üzerindeki tüm olumsuzlukları azaltmayı, üretim proseslerinde verimliliklerimizi artırmayı ve sürdürülebilir üretim ve başarıları yakalamayı hedeflemektedir. Bu nedenle, üretim kapasitelerimizi 3,5 Milyon ton seviyelerine çıkarmak için kurulması planlanan yeni yüksek fırın yatırımımızın, yeşil çelik hedefine uygun teknolojiyle gerçekleştirilmesi için teknik araştırmalarımız devam edam etmektedir. Yine bu sürece paralel olarak, şirketimizin yeşil çelik yol haritasının hızlandırılması, yeni teknolojilerin takibi, şirketimize ait karbon emisyonlarının yönetilmesi, kaynak verimliliğinin arttırılması, enerji verimliliği projelerinin geliştirilmesi, operasyonel iyileştirmelerle yeşil mutabakata uyum sağlanması amacıyla şirketimizde “Karbonsuzlaştırma Çalışma Grubu” oluşturulmuş ve çalışmalarına başlamıştır., Yeşil çelik yol haritamıza uygun şekilde üretim için çalışmalarımız devam ederken, diğer yandan da üretim içindeki katma değerli ürün miktarını artırmak için planlanan yatırımlarımız devam etmektedir. Çelikhane Yeni Sürekli Döküm Makinası, Vacuum Degassing, Çubuk Kangal Haddehanesi Sızıng Block gibi önemli yatırım projelerimiz de hızla tamamlanarak, nihai ürün içerisindeki katma değerli ürün miktarı artırılacaktır. Yönetimimizin bu dönemde odaklandığı bir diğer konu ise dijitalleşmedir. Bilindiği gibi Kardemir Türkiye demir çelik sektöründe kapsam olarak gerçekleştirilen en büyük dijital dönüşüm projesi olan kurumsal kaynak yönetimi S/4 HANA projesini devreye almıştır. Dijital dönüşüm süreci devam eden şirketimizde, Kardemir Arşiv ve İçerik Yönetim Sistemi, Online Talep Sistemi, Kardemir Bulut Sistemi, Kardemir Eğitim Yönetim Sitemi ve Kardemir Mobil Uygulaması hayata geçirilmiştir. Uçtan uca dijital üretim için seviye 3 entegrasyon sistemi ile birlikte üretim yönetim sistemi ve kurumsal kaynak yönetimi Faz II projeleri başlatılmıştır. Dijital altyapının güçlendirilmesi kapsamında standartlara uygun yeni veri merkezi devreye alınmıştır. Ar-Ge Merkezimiz, şirketimizin rekabet edebilirlik seviyesini artırmak ve sürdürülebilir büyümesine katkı vermek üzere çalışmalarını yürütmektedir. Sanayi alanında araştırma, geliştirme ve teknolojik gelişmeler merkezimizce takip edilmekte, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları, sektörel birlikler, sivil toplum kuruluşları ve firmalar ile iş birliği sağlanmaktadır. Kardemir’e uygun geleceğin teknolojileri araştırılmakta, karbon yakalama, hidrojen, yenilenebilir enerji kullanımına yönelik gelişmeler izlenmekte ve teşvik ve destek programları araştırılmaktadır. Otomotiv, savunma ve demiryolu sanayii tarafından kullanılan yüksek teknolojiye sahip yeni ürünlerin üretimi ve geliştirilmesine ilişkin projeler yürütülmektedir. Bu çerçevede 2019-2023 döneminde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na 24 proje sunulmuştur. Sunulan 11 proje başarılı bir şekilde sonuçlandırılırken, diğer projelerin çalışmaları devam etmektedir. Tamamlanan projelerimiz otomotiv, savunma ve demiryolu sektörü ile verimlilik artışına ilişkin çalışmaları içermektedir. Devam eden projelerimiz ise savunma, otomotiv, demiryolu sektöründe ürün geliştirmek, çevre ve dijitalizasyon alanları için iyileştirme ve maliyet düşürme amacına yönelik projelerdir. Geleneksel ürünlerimizin yanı sıra, ithal edilen veya sınırlı sayıda üretimi bulunan katma değeri yüksek ürünleri farklı sektörlerin hizmetine sunmak amacı ile yeni ürün geliştirme çalışmalarına ayrıca önem verilmiştir. Bu kapsamda, 2023 yılında 142 adet farklı ebat ve tipte yeni ürün üretimi gerçekleşmiştir. Mevcut durumda 1 patent başvurumuz devam etmekte olup 5 patent, 3 faydalı model tescilimiz bulunmaktadır. Yine bu dönemde, şirketimizin organize araştırma ve iş geliştirme ekosisteminden daha fazla yararlanabilmesi için Ostim Teknopark’ta Kardemir İleri Teknolojiler Araştırma ve Mühendislik Merkezi kurulmuş ve araştırma geliştirme çalışmalarına başlamıştır. Değerli Ortaklarımız, 2023 yılında dünya ham çelik üretimi 1 milyar 888 tonda sabit kalmıştır. En büyük üretici konumundaki Çin, geçen yıl üretimini sadece %0,1 artırırken, Hindistan’ın üretimi %11 artmış ve dünyada üretimini en fazla artıran ülke olmuştur. Bu dönemde ülkemiz ham çelik üretimi bir önceki yıla göre %4 küçülmüş ve 33,7 milyon ton ile 2019 yılı seviyesine gerilemiştir. Kardemir, dünya genelindeki bu durağanlığa rağmen 2023 yılında 2. 394.312 ton ham çelik ve buna bağlı olarak 2.319.823 ton net mamul ile üretimlerini artırma başarısını göstermiştir. 2023 yılında ana ürünlerimizde yaklaşık 2,374 milyon ton esas ürün satışı gerçekleştirilmiş, katma değeri yüksek ürünlerimiz arasında yer alan SBQ satışlarımız bir önceki yıla göre %94, platina satışlarımız %39, demiryolu tekerleği satışlarımız %29, kangal satışlarımız ise %12 artmıştır. Asya, Avrupa ve Afrika 2023 yılında ihracat pazarlarımız olurken, Gürcistan, Sırbistan, Romanya Almanya, Polonya, Bulgaristan, Çekya, Kosova, Slovakya ve Yunanistan’a muhtelif çelik kaliteleri ihraç edilmiş ve yaklaşık 26 bin ton satış ile 29 milyon dolar değerinde ihracat geliri elde edilmiştir. Değerli ortaklarımız; Her yıl olduğu gibi bu dönemde de mesleki eğitim projelerine ayrıca önem verilmiştir. 2023 yılında mesleki ve teknik, yönetsel, kişisel gelişim olmak üzere şirket içi, dışı ve çevrimiçi olarak toplam 301 adet eğitim faaliyeti gerçekleştirilmiş ve 126.958 saat eğitim verilmiştir. 2023 yılında kişi başı eğitim saati 31,73 olarak gerçekleşmiştir. Bu dönemde Mesleki Eğitim Kanunu çerçevesinde şirketimizde 129 mesleki ve teknik lise öğrencisinin beceri eğitimleri tamamlanmış, 2023 – 2024 öğretim dönemi için 159 mesleki ve teknik lise öğrencisi beceri eğitimlerine başlatılmıştır. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte yürütülen İkili Mesleki Eğitim programı dahilinde Karabük Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde teori eğitimlerini gören mevcut öğrencilerin atölye ve bilgisayar laboratuvar donanımları şirketimizce iyileştirilmiştir. İkili Mesleki Eğitim Programı kapsamında Bilgisayarlı Makine İmalatı dalında 14 öğrenci, Haddecilik ve İzabe dalında16 öğrenci kabul edilerek Eylül ayı itibari ile eğitimleri başlatılmıştır. Şirketimizde halen 92 öğrenci, ikili meslek eğitimine devam etmektedir. Karabük Üniversitesi ile birlikte 6 farklı üniversitenin 11 farklı programında toplamda 52 öğrenci uzun dönem staj uygulamasına alınmıştır. Üniversite öğrencilerinden 188 kişinin yaz dönemi stajı kabul edilerek, eğitimlerine destek verilmiştir. Şirketimiz örgün eğitimde sürekli gelişim ve sürdürülebilir eğitim anlayışını uzun yıllardır desteklemekte olup, yıl sonu itibarıyla 29 çalışanımızın ön lisans ve lisans eğitimlerine, 53 çalışanımızın ise yüksek lisans ve doktora programlarına devam etmelerine katkı sağlanmaktadır. Değerli Ortaklarımız, Mali mevzuat gereği enflasyon muhasebesinin etkileriyle birlikte finansal verilerimiz incelendiğinde 2023 yılında 51.621 milyon TL satış geliri, 3.296 milyon TL FAVÖK ve 1.588 milyon TL net kar elde edilmiştir. 2023 yılı finansallarında, parasal kazanç/kayıp kalemi altında 2.911 milyon TL’lik olumlu etki oluşmuştur. Enflasyon muhasebesi etkilerini içeren 2023 yılı finansallarında, FAVÖK azalırken, net kar artış göstermiştir. Diğer yandan, geçen senenin aksine net borç pozisyonundan net nakit pozisyonuna geçilirken, enflasyon muhasebesinin etkisiyle öz kaynaklarımızda güçlü büyüme kaydedilmiştir. Enflasyon muhasebesinden arındırılmış olarak önceki yıl ton başına FAVÖK konsolide bazda 135 USD iken 2023 yılı için bu rakam ton başına 112 USD olmuştur. Yönetimimiz için önemli olan bir hususa daha dikkat çekerek konuşmamı tamamlamak istiyorum. Şirketimizin en önemli kısıtlarından birisi lojistiktir. Yüksek liman ve taşıma maliyetleri ve demiryolundaki yetersizlik şirketimizi çözüm arayışlarına itmiştir. Bu nedenle kısa adı KARLİMTAŞ olan KARDEMİR Liman İşletmeciliği ve Taşımacılık Anonim Şirketi’ni kurduk. Bu şirketimiz öncelikli olarak Zonguldak-Karabük arasında özel demiryolu taşımacılığımızı ve gelecekte de liman işletmeciliğimizi yapacaktır. Bunun dışında başkaca yeni projelerimizi de biraz daha ete kemiğe büründüğünde sizlerle ve kamuoyu ile paylaşıyor olacağız. Şirketimizin, küresel ölçekte rekabet edebilirliğini artırmak, çevreye duyarlı üretim yapısını güçlendirmek ve yenilikçi çözümler geliştirmek adına yürüttüğümüz çalışmalarda, siz değerli ortaklarımızın destekleri bizler için büyük önem arz etmektedir. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da Kardemir ailesi olarak birlikte daha büyük başarılara imza atacağımıza olan inancımız tamdır.”

UST MANSET2KARDEMIR 3 jpg

Bizi sosyal medyadan takip edin
Gemini Generated Image r1twbvr1twbvr1tw
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Mayıs, 2026 21:00 tarihinde yayınlandı
0
0

HAK-İŞ Başkanı Arslan: “Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır”

Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz” dedi

HAK-İŞ Konfederasyonu 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü; Bursa ili Gökdere Meydanı’nda kutladı. 1 Mayıs temasını “Birlik, Mücadele, Dayanışma ve Savaşa Hayır” olarak belirleyen HAK-İŞ’in kutlama programına Bursa başta olmak üzere, Yalova, Bilecik, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Balıkesir, Düzce, Eskişehir, Kütahya, Çanakkale, Bolu, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Karabük illerinden katılım sağlandı.

Yaklaşık 15 bin kişinin katılım sağladığı programda vergide adalet, hayat pahalılığıyla mücadele, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, mevsimlik-geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümü, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemi gibi birçok konu ele alındı. Ayrıca Gazze başta olmak üzere İran, Sudan ve Lübnan’da sivillerin hedef alındığı saldırılar da kınandı.

HAK-İŞ’in 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Genel Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme de katılım sağladı. Bu çerçevede, Sudan halkının egemenlik haklarına ilişkin birlik ve dayanışma mesajları verildi.

Program, belediye işçilerinden oluşan müzik grubu olan ‘Grup Şantiye’ tarafından verilen konser ile başladı.

“Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde destekliyoruz”

Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in uluslararası bir sivil toplum örgütü olduğunu belirterek, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada haksızlığa uğrayan insanların yanında olduklarının altını çizdi.

Bu çerçevede Sudan’daki iç savaşa değinen Arslan, Hızlı Destek Kuvvetleri adlı örgütün Sudan halkına soykırım uyguladığını ve sivil halka karşı katliam gerçekleştirdiğini dile getirdi. Arslan, “Bugün yaşananlara karşı sesimizi yükseltmezsek bu hainler, bu emperyalist güçler üstümüze üstümüze geliyor. Onun için SWTUF ile beraber yaklaşık 8 yıldır darbecilere karşı mücadele ettik. SWTUF’un genel merkezinin yeniden açılması için destek olduk. Sudanlı kardeşlerimiz 15 Temmuz’dan sonra ülkemize gelip Ankara Kızılay’daki mitingimize katıldı. Abdulkadir bey de bu mitinge katılarak Türkiye’nin yanında olduğunu ifade ettiler. Bir taraftan ülkeyi emperyalistlere peşkeş çeken alçaklar varken bir tarafta bizimle beraber yürüyen Sudan halkı vardı. Onun için bu meydandan Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde desteklediğimizi ifade edelim” şeklinde konuştu.

“İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak”

Arslan, HAK-İŞ olarak Gazze ile bağlarını koparmadıklarını da söyleyerek, bu çerçevede Gazze ve Filistin için mücadeleye davam edeceklerini bildirdi. Bu kapsamda Gazze’ye yardım için yola çıkan Sumud Filosu’na selam gönderen Arslan, “Gazze’deki zulümlerin dünya tarafından yakından görülebilmesi için insani yardımların rahat gidebilmesi için yola çıkan Sumud Filosu’nda bizim de bir kardeşimiz o mücadelenin içinde yer alıyor. Fatma Zengin kardeşimize buradan bir kez daha selam gönderiyoruz. Allah onun yardımcısı olsun. Sumud bizim hayallerimizi temsil ediyor. Sumud Gazze’nin ufuklarında yeni bir güneş doğmasını temsil ediyor. Sumud ateşkesin gerçekten sağlanmasını, barışın mutlaka gelmesini, başkenti Kudüs olan bağımsız özgür bütün dünyanın tanıdığı bir Filistin Devleti kurulması için önemli bir meşale yaktı. Birinci Sumud ile Filistin’de, Gazze’de ateşkesi şeklen de olsa başardık. İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak” ifadelerine yer verdi.

“Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır”

HAK-İŞ olarak 2020 yılında 1 Mayıs kutlamalarını Bursa’da gerçekleştirmek istediklerini fakat pandemi nedeniyle bunu gerçekleştiremediklerinin altını çizen Arslan, “Bursa’ya borcumuz vardı. Bu meydanları doldurup Bursa’yla kucaklaşmak, Bursa’yla beraber yola devam etmek istiyorduk. Onun için 6 yıl geç olsa da ocak ayındaki yönetim kurulumuz Bursa’da 1 Mayıs etkinliklerinin yapılmasına karar verdi. Ocak ayında, yaklaşık 5 ay önce 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlama kararı aldık. Bazı çevreler başka şeyler arıyorlar. Aramayın boşuna. HAK-İŞ bağımsız, özgür bir kuruluştur. Hiçbir kararını hiçbir yerin etkisinde kalmadan vermektedir. Onun için Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır. İyi ki bu kararı verdik ve iyi ki buradayız” açıklamasında bulundu.
Arslan, 1 Mayıs kutlamalarının sadece bir güne sığdırılamayacağını aktararak, HAK-İŞ olarak 1 Mayıs kutlamalarını 1 haftaya yaydıklarını ve çeşitli etkinlik ve programlara kutlamaya devam edeceklerini söyledi.

“Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır”

HAK-İŞ’in 1 Mayıs’ı ideolojik yaklaşımlara taşıyanlara karşı mücadele başlattığını söyleyen Arslan, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Türkiye’nin bütün alanları 1 Mayıs alanı. Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Onun için biz yaklaşık 15 yıldır Türkiye’nin her bölgesinde birlik, mücadele, dayanışma gününü kutlamaya devam ediyoruz. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz. Biz sorunlarımızı meydanlarda yüksek sesle konuşacağız. Taleplerimizi ifade edeceğiz. Birliğimizi güçlendireceğiz. Ama polisle, jandarmayla, güvenlik güçleriyle çatışarak ülkeyi kaosa götürme oyunlarını sizin sayenizde bozduk Allah’a şükür. Bugün Türkiye’nin pek çok meydanında birlik, beraberlik, kardeşlik ruhu içerisinde 1 Mayıs etkinliklerini gerçekleştiriyoruz. Ama üzüntülerimiz var. 1977 yılında 1 Mayıs’ta Taksim’deki provokasyonlarla 37 emekçi kardeşimizin çoğu ezilerek öldü, 1977 katliamının hesabı hala sorulamadı. Komisyonlar kuruldu, araştırmalar yapıldı ama ne yazık ki 1 Mayıs 77’nin failleri bulunamadı. Buradan tekrar sesleniyoruz. Bu karanlık güçler yakalanmalı.”

“Daha güçlü bir sendika için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor”
Arslan, 1 Mayıs’taki mottolarının sorunlarını yüksek sesle ve anlaşılır bir dilde ifade etmek olduğunu kaydederek, “Buraya katılan sendikacı kardeşlerimiz mücadelesini bayraklaştırmış bugün bu meydana anlam katan değerli emekçilerimiz sorunlarımız var. Bu sorunların çözümü için taleplerimizi buradan sıralıyoruz. Sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engelin iş güvencesinin olmamasıdır. Onun için sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kalkarken önce gerçek anlamda bir iş güvencesi istiyoruz. Bugünkü iş güvencesi bizi tatmin etmiyor. Bizim sorunlarımızı çözmeye yetmiyor. 17 milyon işçinin olduğu bu ülkede 2 buçuk milyon sendikalı işçi bunu hak etmiyor. Emekçiler hak etmiyor. Daha fazlasına ihtiyacımız var. Daha güçlü bir sendika için, daha güçlü bir emek hareketi için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sisteme itiraz ediyoruz”
Vergi sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Arslan, sistemin değişmesi gerektiğine vurgu yaparak, “Vergide çok kazanandan ne yazık ki az, az kazanandan çok vergi alan bir yanlış gerçekten makul olmayan bir düzen var. Bu vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bu sistem bizim taleplerimizi karşılamıyor. Düşünebiliyor musunuz? Almanya’daki bir işçi evliyse evlilik her çocuk için vergi indirimi sağlarken bizim ülkemizde ne yazık ki bunlar olmuyor. Almanya’daki bir işçi temel tüketim malları için harcadığı kalemleri vergiden düşerken ne yazık ki bizde bunlar sağlanmıyor. Aile yükümlülüklerimiz ne yazık ki dikkate alınmıyor. Önceden sekizinci ayda, dokuzuncu ayda yüzde 20’lik dilime girerken şimdi ne yazık ki dördüncü ayda yüzde 20, yedinci ayda yüzde 27’lik dilimlere giriyoruz ve bu yüzde 40’lara kadar gidiyor. Böyle bir vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bunun değişmesi için gerçek anlamda bir vergi sistemine Türkiye’nin acilen kavuşmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Emeklilik sisteminin bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz”
Arslan, emeklilik sisteminde sorunlar olduğunu kaydederek, “Dünyanın hiçbir ülkesinde sistemde daha fazla kalarak daha az maaş alan başka bir emekli grubu yok. Bu bizim ülkemize has ne yazık ki. Hazine ve Maliye Bakanı’na gittik. Çalışma Bakanı’na gittik. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na gittik. Partilerin grup başkanlarına gittik. Dedik ki ‘bu adaletsizliği görün.’ Görüyorlar ve çözmüyorlar. Bunun bir an evvel sonuçlanması için vergi sisteminin nasıl ki değişmesini istiyorsak emeklilik sisteminin de bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz” dedi.

“Asgari ücret tespit yapısının mutlaka değişmesi gerekiyor”
Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının değişmesi gerektiğini kaydeden Arslan, hükümetle beraber işverenler ve işçilerin olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının misyonunu tamamladığını belirtti. Mevcut asgari ücret tespit yapısının yanlış olduğunu daha önce de dile getirdiklerini ifade eden Arslan, “Dünyadaki örneklerden yola çıkalım. Asgari ücret tespit komisyonunu oluşturalım. Buna göre asgari ücret belirleyelim. Ne yazık ki hükümet Bakanımıza ifade etmemize rağmen hükümetimiz ne yazık ki Asgari Ücret Tespit Komisyonu konusunda adım atmadı. Ve işverenlerle hükümet asgari ücreti belirledi. Türkiye’ye bu yakışmıyor. HAK-İŞ olarak bunu kabul edemiyoruz. Bu yapının mutlaka değişmesi gerekiyor. İşverenlerin ve hükümetin belirlediği asgari ücret bizim asgari ücretimiz olamaz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Buradan bir kez daha sesleniyorum; ‘Sayın Bakanımız geliniz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu beraber oluşturalım, yeni bir yapı kuralım. Asgari ücret gerçek asgari ücret olarak belirlensin'” çağrısında bulundu.

“125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık”
Arslan, Türkiye’deki kayıt dışı istihdam verilerine de değinerek, kayıt dışı istihdamda bulunan işçilerin sayısının fazla olduğunu ve bu durumun kayıtlı işletmelere karşı haksızlık doğurduğunu kaydetti. Kayıt dışı istihdama karşı harekete geçtiklerini ifade eden Arslan, “Bunun için HAK-İŞ olarak Türkiye’de 1 milyon 500 bin olan ev işçilerinin örgütlenmesi için yola çıktık. Aslında bunu devletimizin yapması gerekiyor. Kayıt dışıyla mücadeleyi devlet birinci görev yapmalı. Ama biz de yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’deki 1 buçuk milyon kayıt dışı çalışan ev işçilerinin kayıt altına alınması için, iş kanunu kapsamına alınmaları için onların sendikalarına üye yapıyoruz. 125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık. Bunları devam ettireceğiz” dedi.

“12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz”
Arslan, 1980 yılındaki askeri darbe sonucu sendikaların kapatılmaya zorlandığını ve birçok kazanımın geri alındığını söyledi. Alınan haklardan birinin de kıdem tazminatının yapısı olduğunu söyleyen Arslan, “Bugün biz 12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz. Şu hale bakın 50 yıl geçmiş kıdem tazminatımızı 50 yıl öncesinde arıyoruz. Bu gerçekten Türkiye’ye yakışmıyor” şeklinde konuştu.

“Ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz”
Ara buluculuk sistemiyle işçilerin haklarının gasp edildiğini belirten Arslan, buna karşı olduklarını dile getirerek, “Ara buluculuk marifetiyle haklarımızın gasp edildiği bir dönem yaşıyoruz. O nedenle bugün sistemde olan ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz. Haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz” açıklamasında bulundu.
Arslan, özelleştirmelerin artmasının konuşulduğu bir dönemde sayısı 2 milyona yakın taşeron işçiye kadro verilmesinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti.
Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarının giderilmesi gerektiğinin altını çizen Arslan, HAK-İŞ olarak bu konuda desteklerine devam edeceklerini kaydetti.
Arslan, Türkiye’de emek hareketinin gelişiminin durduğunu söyleyerek, “Ülkemizin geleceği için bu ülkenin kaynaklarının imkanlarının potansiyelin olduğuna inanıyoruz. Ülkemizden umudumuzu kesersek başkalarının yaşadıklarını yaşarız. Biz Türkiye’nin ekonomik gücünün Türkiye’nin imkanlarının Türkiye’nin fırsatlarının emekçilerin inançlı çalışkanlığıyla Türk milletinin bu konudaki gerçekten mücadelesiyle bu sorunları aşacağımıza inanıyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin