Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
17 Haziran, 2022 14:07 tarihinde yayınlandı
0

KARÇEL, İhracatta 148. Sırada

Karabük Demir ve Çelik Fabrikalarına (KARDEMİR) bağlı KARÇEL, 22 bin 412 ton rekor üretim ile tamamladığı 2021 yılında yaptığı 9 bin 600 ton ihracat ile çelik sektöründe 148’inci sırada yer aldı.
KARDEMİR’den yapılan açıklamada; “1 Eylül 1966 tarihinde Türkiye ilk çelik konstrüksiyon atölyesi olarak kurulan şirketimiz KARÇEL A.Ş., 22.412 ton üretim rekorları kırarak tamamladığı 2021 yılında toplamda yapmış olduğu 9.600 ton ihracat ile Türkiye geneli çelik sektöründe 23.156 firma arasından 148. sırada yer aldı.

Yaklaşık olarak 36.000 m2’lik kapalı alana ve 30.000 m2’lik açık alana sahip çelik yapı fabrikamız, CNC, elektronik, mekanik, hidrolik modern tezgahlar ve 50 Ton’a kadar kaldırma kapasiteli 104 adet köprü vinçler ile teçhiz edilmiş olup, bugün Türkiye’nin en büyük çelik yapı fabrikalarından biridir. Her cins ve karakterde çelik yapı konstrüksiyon imalatı yapabilecek niteliklere sahip tecrübeli teknik ve kalifiye çalışan kadrosu ile KARÇEL olarak 2022 yılında da projelerini sürdürmeye ve yeni ihracat üretimleri için çalışmalarına tüm hızıyla devam edecektir.

THYSSENKRUPP, KWANSOO, SIEMPELKAMP, OUTOTEC ve BEDESCHI SPA gibi firmalar ile uluslararası projelerde yer alan bir çok güçlü global şirketin onaylı tedarikçi listelerine girmeyi başaran şirketimiz Karçel, üretimde verimliliği ve sürdürülebilirliği arttırmak amacı ile Türkiye’de nükleer enerji alanında Rusya Federasyonu yönetmelik standartlarına göre çelik imalat ve montaj işleri hususunda “Uygunluk Değerlendirme Sertifikası’na” sahip ilk firma olmuş ve çelik konstrüksiyon köprü alanında Amerika, Kanada, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve bir çok ülkede geçerliliği olan American Institute of Steel Construcion sertifikasını portföyüne eklemiştir” denildi.

KARÇEL’in ihracatları ise şu şekilde;

“Irak Erbil Çelikhane Binası Çelik Konstrüksiyon İmalatı ve montajı, Senegal Stadyum Kanopi Çelik İmalatı, Afrika Demiryolu Hatları Kurulumu, Tayland Rafineri Modernizasyonu, Rusya Liman Genişleme Projesi, Benin Otel Yapısal Çelik, Malta Gantry İmalatı”  (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin