Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
04 Temmuz, 2014 15:08 tarihinde yayınlandı
0

Karayolları İşçilerinden Düşük Maaş ve Kadro Protestosu

Safranbolu ilçesinde Karayolları 153’üncü Şube Şefliği’nde çalışan 60 taşeron işçisi, müteahhit firmanın maaşlarını düşürdüğünü iddia ederek duruma tepki gösterdi. 

Karayolları Safranbolu 153’üncü Şube Şefliği bahçesinde toplanan 60 taşeron işçisi, müteahhit firmanın maaşlarını düşürdüğünü iddia ederek alkışlı eylem yaptı. İşçiler adına konuşan Şaban Özkeseoğlu, müteahhit firmanın ihaleyi ucuza aldık diye duygu sömürüsü yaparak maaşlarını düşük vermeye çalıştığını söyledi. Özkeseoğlu, mesai ve hafta tatili olmadan çalıştırılmak istenildiklerini belirterek, “Kadrosuz çalıştıkça müteahhitler ihaleleri ucuza alarak usulsüz bir şekilde bizleri 900 TL gibi maaşlara çalışmaya mahkum ediyorlar. Çalışmayınca da kovuyorlar. Kamyonla adam getiririz diyorlar. Karayollarında bütün belgelerimiz var ama işlerine gelmediği zaman bunu hiçe sayarak bizi buradan çıkarabiliyorlar. Niçin bizim hakkımızı yediriyorlar, yiyorlar. İhaleyi zarara aldık diye geçim şartlarının altında maaş vermeyi teklif ediyorlar. Düzgün bir şekilde ihale olsun. Düşüğe ihale alıp işçinin sırtından para kazanılmasını istemiyoruz” dedi.
Özkeseoğlu, taşeron işçi olarak çalışmaktayken sendikalı olduklarını, açılan dava sonucunda 38 ay önce yargının kendilerini diğer daimi işçiler gibi aynı işi yaptıkları için kadrolu işçi olarak saydığını kaydederek, “’Yargı bizi kadrolu işçi olarak saydı ama kadromuz verilmedi. Müteahhitlerin elinde ezilmekteyiz. İşçinin sırtından sömürge yapılıyor. Bizde çoluk çocuk besliyoruz. Bizi büyüklerimiz duysun. Başbakanımızdan en kısa zamanda kadromuzun verilmesini istiyoruz, rica ediyoruz. Haklarımızın verilmesini istiyoruz. Mahkeme kararlarına uyulmasını istiyoruz. Mahkeme kararı çıkalı tam 38 ay oldu ama kimse bizimle ilgilenmiyor. Ne zaman verilir bilmiyoruz. Taşeron sistemde ucuza alınan ihalelerle aylıklarımız gittikçe aşağıya düşüyor. Hafta tatili yok, mesai yok, yemek parası yok diyorlar. Salatalık, domates yiyecekmişiz. Böyle bir çalışma sistemi yok. Kadromuzu sabırla bekliyoruz” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gelecegin mimarisi omude masaya yatirildi Q2Fjw3E6
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mayıs, 2026 20:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Geleceğin mimarisi OMÜ’de masaya yatırıldı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) öğrencilerle buluşan Yüksek Mimar Deniz Aslan, mimarlığın geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendiğini belirterek, ilerleyen süreçte her yapının tükettiği enerjinin önemli bir kısmını kendi üretmesinin bekleneceğini söyledi.

Bienal, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mimarlık Fakültesi yerleşkesinde başladı. Mayıs Tasarım Samsun 2026 Tasarım Bienali üçüncü kez kapılarını açtı. Bu yıl “Yoldayız, ilerliyoruz, Samsun’dayız” mottosuyla 6-12 Mayıs tarihleri arasında üç farklı mekânda düzenlenen bienal, Samsun’un dört önemli kurumunun ortaklığıyla hayata geçiyor. SAMÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, TMMOB Mimarlar Odası Samsun Şubesi ve Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen tasarım bienalinin bu yıl 48 atölye, söyleşiler, paneller, sergiler ve gezilerden oluşan kapsamlı bir programı var. Yaklaşık 100 kişinin emeği ve katkısıyla şekillenen bu tasarım şenliği, tasarımı bir düşünme ve üretme pratiği olarak ele alıyor. Bugün ise OMÜ Güzel Sanatlar Yerleşkesi’nde öğrencilerle buluşan Deniz Aslan, “Mimari ve Peyzaj Arasında” başlıklı söyleşisinde öğrencilere bilgilendirmede bulundu.

“Her yapı kendi tükettiği enerjinin yüzde 60’ını üretsin denecek”

Zamanla fiziki yapılardan kendi elektriğini üretmesinin isteneceğini ifade eden Deniz Aslan, “Şu anda dünya, kompozitler dünyası. Bugün ahşabı, ahşap olarak kullanmanın pek bir anlamı yok. O kaynak da gittikçe yok oluyor. Ancak ahşabı ince bir malzeme olarak verebilirsin. Önüne enerjiyle ilgili bir modül ekleyebilirsin. Bu, güneş enerjisini değerlendiren cephe malzemesi olabilir. Bitki de bunun bir parçası olabilir. Orada ürettiğin bitkiden yapı malzemeleri üretebilirsiniz. Yosundan yapı malzemeleri üreten firmalar var. Biyolojik kökenli yeni tür malzemeler çok önemli. Bunların hepsi kompozit. Enerji üretmek başlı başına bir konu. Her yapının belli bir yüzdede enerji üretmesi gibi durumlar söz konusu olacak. Her yapı kendi tükettiği enerjinin yüzde 60’ını üretsin denecek. Bunlara da hazır olmak lazım. Yapının enerji ürettiği gibi ısı kaybetmemesi de önemli. Sürekli haldır haldır ısıtılan yapılara artık muhtemelen izin verilmeyecek. Böyle bir kaynak yok çünkü” dedi.

“İnsanlar ağır binalar yüzünden ölüyor, farklı yapı malzemelerine ihtiyaç var”

Deprem ve yapı konusunun da mimari ile iç içe olduğunu belirten Aslan, “Yeniden mimarinin ikili hali yakalaması gerekiyor. Pasif iklimlendirmeyi bilmemek artık mümkün değil. Yeni dünyada herkes bunu bilmeli. Mimaride de yapı denen şeyin dört duvar içerisinde döşemeden ibaret olmaması lazım. Deprem en önemli konulardan biri. Neden ağır binalar yaparız ki? İnsanlar ağır binalar yüzünden ölüyor. Bu da başlı başına bir konu. Böyle yapılar için müthiş yapı malzemeleri var. Mimarlık, iç mimarlık, şehircilik, peyzaj mimarlığı; hangi alanla birleştirirsek birleştirelim bu anlamda yeni kompozitlere ihtiyaç var” diye konuştu.

Programa ayrıca OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, öğrenciler, öğretim görevlileri, mimarlar ve davetliler katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin