Karahan: “İl İl gezerek eğitimin sorunlarını anlatıyoruz” - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
05 Kasım, 2014 15:48 tarihinde yayınlandı
0
0

Karahan: “İl İl gezerek eğitimin sorunlarını anlatıyoruz”

Eğitim-Sen  Genel Merkez Mali Sekreteri Abdullah Karahan Karabük’e geldi

Eğitim-Sen  Genel Merkez Mali Sekreteri Abdullah Karahan Karabük’e geldi. Eğitimdeki sorunları anlatmak için İl İl gezdiklerini ifade eden Karahan; Rotasyon olarak ortaya atılan uygulamanın tamamen sürgün olduğunu, bu sorunun tüm eğitim örgütlerinin ortak sorunu olduğunu ve Toplumun tüm kesimini ilgilendirdiğini söyledi.                       

Eğitim-Sen binasında bir basın toplantısı düzenleyen Karahan; bu konuda demokratik tepkilerini ortaya koymalarını isteyerek, “Demokratik tepkilerimizi büyütmemiz lazım. Aksi takdirde, kadrolaşmalarla, rotasyonlar, kutlarda para saklamalar devam eder. Kaos daha da büyür. Yarın geç olmadan mücadelemizi büyütmemiz lazım” dedi.

Karahan’dan önce söz alan ve kısa konuşma yapan Eğitim-Sen Karabük Şube Başkanı Cevat Soylu, eğitimdeki sorunların çığ gibi büyüdüğünü, son olarak yapılan müdür atamalarından sonra, müdür yardımcısı atamalarının eğitimdeki sorunları daha çıkmaza soktuğunu söyledi.

Eğitimdeki bu sıkıntılar sürerken, okullardaki diğer sorunlarının da eğitime sekteye uğrattığını, fakat birilerinin bunu görmezden geldiğini, hızla eğitimde muhafazakârlaştırılmaya gidildiğini söyledi.

ROTASYON OLARAK YAPILAN UYGULAMA TAMAMEN SÜRGÜNDÜR

Eğitim-Sen Genel Merkez Mali Sekreteri Abdullah Karahan, müdür rotasyonlarının rotasyon değil. Sürgün olduğunu, bunun sadece eğitim camiasının değil, toplumun büyük kesiminin de sorunu olduğunu belirterek,  “Eğitim ve öğretimdeki sorunlar günden güne çığ gibi büyümekte. Eğitim reformu altında ortaya konulan 4+4+4 sistemi ile ilgili Eğitim-sen olarak gerek genel merkez gerekse yerelde tepkilerimizi ortaya koyduk, koymaya da devam edeceğiz.  Bu  reform değil, Milli eğitimde muhafazakarlaşmadır. Biz bir taraftan demokratik olarak tepkilerimizi ortaya koyarken, diğer yandan da hukuksal alanda haklarımızı aramaya devam ettik. Rotasyon olarak ortaya atılan yapılan uygulama tamamen sürgündür. Bu sorun tüm eğitim örgütlerinin ortak sorunudur. Toplumun tüm kesimini ilgilendirmektedir. Biz gerek KESK çatısı altında gerekse Eğitim-Sen çatısı altında toplanarak, İl İl gezerek yeşil faşizme dur demek istiyoruz” dedi

Toplu sözleşme görüşmelerine de değinen Karahan “ Yapılan toplu sözleşme, dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş bir toplu sözleşme olmuştur. 123 liralık zam, daha cebimize girmeden erimiştir. Bütçe görüşmeleri başladı. Meclis Kasım’ın 11’de eğitim bütçesini görüşecekti,  ama 21 Kasım’a ertelediler. Bugün kendileri için saraylar yaptırırken, trilyonlar bulurken, eğitim emekçilerine verirken yok. Bu ülkenin kaynakları eşit dağıtıldığında herkese yeter. Eğitime yapılan yatırımların artmasını istiyoruz. Bugün bakıldığında Diyanete ayrılan payla Eğitime ayrılan pay arasında dağlar kadar fark var. Türkiye büyümek istiyorsa, değişmek istiyorsa, bunu ancak eğitimle yapacaktır. Bunun için eğitime ayrılan ödenek tekrar gözden geçirilmelidir. demokratik tepkilerimizi büyütmemiz lazım. Aksi takdirde, kadrolaşmalarla, rotasyonlar, kutlarda para saklamalar devam eder. Kaos daha da büyür. Yarın geç olmadan mücadelemizi büyütmemiz lazım” dedi

Müdür rotasyonları ile ilgili sorulan soruyu Karahan “ Gerekeni yapmaya devam edeceğiz, AKP’nin siyasal kadrolaşmasını tanımayacağız” diye cevapladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
araclarinda ve evdeki hava fritozu icerisindeki uyusturucuyla yakalanan saniklarin yargilanmasina baslandi J6GybZZP
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Nisan, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Araçlarında ve evdeki hava fritözü içerisindeki uyuşturucuyla yakalanan sanıkların yargılanmasına başlandı

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanığın yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanıklardan O.D., uyuşturucuyu arkadaşı H.C.Ş.’nin kardeşlerine bakabilmek için sattığını söyledi.

Olay, 2025 yılında Tosya Sanayi Sitesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tosya İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir ihbarı değerlendirerek şüphelendikleri bir aracı durdurdu. Durdurulan araçta yapılan aramada araç içerisinde şoför kapısı ile koltuk arkasında tütün paketi içerisinde 90 gram bonzai maddesi ele geçirildi. Araçta bulunan M.A., O.D. ile H.C.Ş.’nin üzerinden 2,30 gram bonzai maddesi bulundu. Olay sonrası uyuşturucu madde ile yakalanan M.A., H.C.Ş. ile O.D.’nin ev ve eklentilerinde jandarma ekiplerince yapılan aramalarda mutfakta 1 adet hassas terazi, fritöz içerisinde 5 gram bonzai maddesi, ayrı bir poşetin içinde 2,90 gram bonzai maddesi ve aseton kutusunda bonzai maddesi ile 5 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi.

Operasyonun ardından gözaltına alınan H.C.Ş. ile O.D., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, M.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay sonrasında sanıklar M.A., H.C.Ş. ile O.D. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan dava açıldı.

Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık O.D., “Olay günü H.C.Ş. beni aradı. Yeni malzeme yaptığını söyledi. Çalıştığım için yemek molasına çıkabileceğimi söyledim. Öğlen yemek molasına çıktığımda yanına gittim. İşten çıktığımda üzerimden çıkan uyuşturucu maddeyi bana o verdi, parayı akşama verebileceğimi söyledim, o da kabul etti. Biz, yemek yerken jandarma ekipleri geldi. Üzerimde suç unsuru olup olmadığını sorduklarında cebimde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettim. H.C.Ş., maddeyi benim hırkamdan çıkardığımı söylemiş, güvenlik kamerası kayıtları izlendiğinde üzerimde sadece tişört olduğu görülmektedir. O maddeyi koyabilecek hiçbir yer yok üzerimde. Affınıza sığınarak beraatımı talep ediyorum” dedi.

H.C.Ş.’nin uyuşturucu maddeyi M.A.’dan aldığını söylediğini ifade eden O.D., “’Ben senin arkadaşınım, benden de mi para alacaksın’ dediğimde, ‘ben de 9 bine 3 gram ham madde halinde Muhammet’ten alıyorum’ diye söyledi. Ben ondan hiç para karşılığında uyuşturucu almadım. Önceki ifademde, uyuşturucunun etkisinde olduğum için ’aldım’ demiş olabilirim. Sentetik ecza hapı ve bonzai kullanıyorum. İlk cezaevine girdiğimizde 3 gün beraber kaldık, babası cezaevine girdiği zaman kardeşlerine bakmak için zorluk çektiğini, onun için bu işi yaptığını söyledi. H.C.Ş., arabaya benim koyduğumu söylüyor, torpido varken neden onun tarafına koyayım? Bana vermesi için arabaya bindik. H.C.Ş. daha önce bana para gönderdi ama borç olarak gönderdi. Beraatımı talep ederim” dedi.

“Babam cezaevine girince boşluğa düştüm, uyuşturucuyla avuttum kendimi”

Tutuklu sanık H.C.Ş. ise, “Babamın cezaevine girmesinden dolayı boşluğa düştüm, kendimi uyuşturucuyla avutuyordum. M.A. ve O.D. ilk uyuşturucuyu içirdi. Sigaranın içine esrar koymuş, ben de bunu içtim, sonra bağımlı oldum. Bunun karşılığında ücret talep etmediler, daha sonra benden para talep etmeye başladılar. Para karşılığında M.A. ve O.D.’den uyuşturucu satın aldım. M.A. ve O.D. bana IBAN gönderdi, ben hesaplarına havale yaptım, mesaj konuşmaları da yaptı. Yakalandığımız gün O.D. beni motosikletiyle almaya geldi, benim arabam başkasındaydı. Ben ona emanet etmiştim, ’arabayı almaya gidelim’ dedim. Arabam M.A.’nın dükkanının önündeydi. Arabayı aldıktan sonra O.D. tütün paketini gösterdi. Ben de merak edip aldım, içini açtığımda yaş tütün vardı. Olay günü biz bakkala gittik, sigara aldık, sanayiye gittik. Ben araçtan indim, selamlaşırken O.D. 3-4 dakika sonra aşağı indi arabadan, ondan sonra onlar yemek yiyordu. ‘Okan gel, biz de yemek yiyelim’ dedim, lokantaya gittik. Lokantadayken yemeği söyledik, o sırada O.D., M.A.’nın dükkanına tekrar girdi, araç da M.A.’nın dükkanındaydı. Daha sonra yemek yedik, ardından jandarma ekipleri geldi, bizi aldı. O.D.’den çıkan uyuşturucuyu ben zaten ondan alacaktım. O.D. bana vermek için hazırlamıştı. Arabada çıkan 90 gram bonzai O.D.’ye ait” diye konuştu.

“Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok”

Evinde çıkan uyuşturucunun ise M.A.’ya ait olduğunu ileri süren H.C.Ş., “İki gün önce M.A.’nın dükkanında alkol almıştık. Uyuşturucu da vardı bunun yanında, biz bunu içtik. Ben alkollü, uyuşturuculu olduğum için sızmışım. M.A., beni evin önüne bırakmış, ben yan koltukta oturuyorum, o tütün ve boş aseton kabını benim tarafıma atmış, ben de çöpe atmak amacıyla cebime koymuştum, eve o vaziyette çıktım. Daha sonra ailem onu almış, saklamışlar, babam cezaevinden çıkınca ona göstermek için bunu yapmışlar. Teraziyle benim hiçbir alakam yok, hiç kullanmadım. Mutfakta görünce belki dokunmuşumdur ama hiç uyuşturucu satmakta kullanmadım. Ablam onu evde kullanmak için almış. Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok” diye konuştu.

Tutuksuz yargılanan sanık M.A. da, “Ben sanıkların iddialarını kabul etmiyorum. Olayla alakalı en ufak bir bilgim yoktur. Eve bıraktığımda ben tek değildim, yanımda arkadaşım vardı. Kesinlikle uyuşturucu madde yoktu, alkolden sızdı” şeklinde konuştu.

Tanıkları ve sanık avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin