Reklam
Reklam
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
14 Aralık, 2024 21:58 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’ün tek profesyonel futbol takımı Karabük İdmanyurdu Spor ligden çekiliyor

Karabük İdmanyurdu Spor Kulübü Başkanı Adem Aydım, kulübün faaliyetlerini durdurduğunu ve 3. Lig’in ikinci yarısına çıkmayacaklarını açıkladı. Maddi imkansızlıklar nedeniyle futbolculara olan yaklaşık 9 milyon TL’lik ödemelerin gerçekleştirilemediğini belirten Aydım, tüm futbolcuların serbest bırakıldığını duyurdu.

“Emek Verdik, Ama Karşımıza Engel Çıktı”

Adem Aydım, yaptığı açıklamada, kulübün kapanmasına giden süreçte şehirdeki siyasi ve yerel faktörlerin etkili olduğunu ifade etti. “Bu takım sadece Adem Aydım’ın değil, şehrin takımıydı. Ancak her adımda önümüze engel koyuldu” diyen Aydım, özellikle Karabük’teki bazı siyasi isimleri ve kurumları eleştirdi.

Kulübün kapanmasının sadece maddi sorunlarla ilgili olmadığını belirten Aydım, şunları söyledi:

“Sahada oynayan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Ancak bugün bütün futbolcularımızla helalleştik ve ikinci yarıya çıkmayacağımızı tebliğ ettim. Bu süreçte Karabük’te siyasetin çok büyük vebali var. Her kapımı kapattılar, beni engellediler.”

“Maddiyat Yetersizliği, Ana Sorun”

Başkan Aydım, en büyük sorunun maddi imkansızlık olduğunu vurgulayarak, kulüp olarak yaşadıkları mali sıkıntıların altını çizdi.

“Bugün itibariyle futbolcularımıza ‘kendinize takım bulun’ dedik. Bu durum sadece maddi nedenlerden kaynaklanıyor. Kulüp olarak çok mücadele ettik ancak mali imkansızlıklar bizi bu noktaya getirdi.”

Taraftarlara Çağrı

Aydım, yaşanan bu durumdan dolayı üzgün olduğunu ifade ederken taraftarlara ve destekçilere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Karabük İdmanyurdu’nun 4 yıllık mücadelesinin sona erdiğini söyleyen Aydım, şehirde spora dair yeni bir umut ışığı oluşmasını dilediğini belirtti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin