Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
03 Nisan, 2023 16:36 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’ten “3 Nisan Sanayi Günü” Olsun Talebi

Karabük Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) öncülüğünde sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılımıyla, 3 Nisan tarihinin “Sanayi Günü” olarak kutlanması için çağrı yapıldı.

KTSO Başkanı Fatih Çapraz, çağlar boyunca farklı coğrafyalarda varlığını sürdürmüş ve bu esnada pek çok devlet kuran Türk milletinin en büyük vasfının da bağımsızlığı her zaman şiar edinmesi sebebi ile hiçbir zaman esir edilememiş olması olduğunu belirtti. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 100. yılı olması nedeniyle 2023 yılının millet için ayrı bir öneme ve değere sahip olduğunu aktaran Çapraz, “Bizler için ayrı bir öneme ve değere sahip diğer bir tarih ise 3 Nisan 1937’dir. 3 Nisan tarihi hem ilimiz hem de ülkemiz açısından neden bu kadar büyük öneme sahiptir? Bu soruyu şu şekilde cevaplandırabiliriz; Kurtuluş Savaşı’ndan eşsiz bir zaferle ayrılan milletimiz bu esnada beşeri ve ekonomik kaynaklarının büyük kısmını kaybetmiştir. Ülkenin ayağa kaldırılması ve emperyalist devletlerin insafına bırakılmaması gerekmekteydi. Mevcut durumun vahametini bilen Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, iktisadi zaferlerle taçlandırmadıkça sonuçsuz kalır.’ sözü, devletimizin içerisinde bulunduğu durumu ve çözüm önerisini açıklamaktadır. Ekonomik mücadeleyi kazanabilmek ve kalkınmayı sağlayabilmek için sanayileşerek ve üreterek ülkenin küllerinden yeniden doğması gerekmekteydi. Devletin bağımsızlığının kazanılmasının ancak ekonomik bağımsızlığın kazanılması ile mümkün olabileceğini öngören bu anlayış ile 3 Nisan 1937 tarihinde ülkemizin ‘İlk ağır sanayi kuruluşu’ olan Demir ve Çelik Fabrikası (KARDEMİR) kurulmuştur. Bu büyük girişim yıllar içeresinde Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları, İskenderun Demir ve Çelik Fabrikaları, Çimento Fabrikaları, Şeker Fabrikaları ve adını buraya sığdıramayacağımız pek çok fabrika, köprü, baraj ve bina inşaatının yapımına imkan vermiştir. Aynı zamanda sanayideki bilgi birikimini, mühendisini, ustasını, işçisini yurdun dört bir yanının inşasında kullanmıştır. Bu nedenler ile KARDEMİR, ‘Fabrikalar kuran fabrika’ unvanını kazanmıştır” dedi.

3 Nisan’ın sadece Demir ve Çelik Fabrikalarının ve Karabük’ün kuruluşunun kutlandığı bir gün olmadığını vurgulayan Çapraz, “Bugün aynı zamanda günümüz Türkiye’sini oluşturan sanayileşme, çağdaşlaşma, modernleşme ve ekonomik bağımsızlık vizyonun da kutlandığı bir gündür. Hepimiz ülkemizi seviyor, gelişmesi ve kalkınması için büyük gayret gösteriyoruz. İnsan hayatında olduğu gibi devletlerin hayatında da dönüm noktaları olmuştur. 3 Nisan tarihinin ne olduğunu ne anlama geldiğini iyi bilmemiz gerekmektedir. Bu tarih sıradan bir tarih değildir. Genç Cumhuriyet için devletin bağımsızlığını sağlayacak ekonomik kalkınmanın temelinin atıldığı dönüm noktası bir tarihtir. Bu tarihi hiçbirimizin unutmaması gerekir. Özellikle gençlerin ülke ekonomisini kalkındırma yolunun sanayi işletmelerini artırmaktan geçtiğini, üretmenin değerinin devletin bağımsızlığıyla ilişkili olduğunu bilmesi önem arz etmektedir. 3 Nisan’ı Sanayi Günü olarak ilan etmek bu bilinci geliştirecektir” diye konuştu.
Çapraz, şunları kaydetti:

“Bu niyetler istikametinde ilimizdeki sivil toplum örgütleri olarak 10 Ocak 2023 tarihinde il genelinde başlattığımız imza kampanyamız, Cumhurbaşkanımıza sunacağımız talep dilekçemizle nihayete erecektir. Cumhurbaşkanımızın ve Türkiye Büyük Millet Meclisimizin bu topraklardan çıkan sese kulak vereceklerine canı gönülden inanarak hayırlı olsun demek istiyoruz. 3 Nisan Sanayi Günü’nün ilimize ve ülkemize hayırlı olsun deneceği güne kadar çalışmalarımıza devam edeceğimizi beyan eder, hayırlara vesile olmasını dileriz.” (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
w2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
14 Mayıs, 2026 10:35 tarihinde yayınlandı
0

SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !

Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.

ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.

Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.

Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.

Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.

Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.

Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!

Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.

İlyas Erbay