Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
17 Eylül, 2023 16:04 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te Refüj Terörü Ne Zaman Bitecek?

100. Yıl Battı Çıktı kavşağı, Kardemir kavşağı, Namal kavşağındaki akıllara ziyan refüjlerde meydana gelen kazaları sürekli yazarak bu mevkilerde önlem alınmasını dile getiriyoruz ama ne Vali, ne Belediye Başkanı, ne Emniyet Müdürü ne de İl Trafik Komisyonu üzerine alınmıyor. Peki bu refüjleri kim düzenleyecek ve kazaların önüne nasıl geçilecek?

100. Yıl Battı Çıktı kavşağı,  Kardemir kavşağı ve Namal kavşağındaki refüjlerde meydana gelen onlarca kazaya rağmen buralarda şimdiye kadar herhangi bir çalışma yapılmaması tepkilere neden oluyor.

Gazetemizin de sürekli gündeme getirdiği bu tehlikeyi Karabük Valiliği başta olmak üzere Karabük Belediyesi, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Trafik Komisyonu görmezden gelerek vurdumduymaz bir tavır sergiliyor.

Vatandaşlar, özellikle İl Trafik Komisyonunun ne iş yaptığını sorgularken, Vali Mustafa Yavuz,  Belediye Başkanı Rafet Vergili ve İl Emniyet Mehmet Ali Hasan Köse’yi göreve davet ettiler.

BİRİNİN ÖLMESİ Mİ GEREKİYOR

Şu ana kadar Refüjlerde meydana gelen kazalar maddi hasarlı ve yaralamalı olarak gerçekleşmiş durumda. Ancak, bu demek olmuyor ki her an ölümlü bir kaza gerçekleşmeyecek. Onun için bu refüjlerle ilgili çalışmanın bir an önce yapılması gerektiğine işaret edilirken, bahse konu  refüjlerde önlem alınması için birilerinin ölmesi mi gerekiyor şeklinde yorumlar yapılıyor. Çünkü daha önce bir çok noktada meydana gelen ölümlü kazaların ardından önlem alındığı biliniyor. Onun için ölümlü kaza yaşanmadan  mutlaka refüjlerin yeniden düzenlenmesi gerekiyor ve bu düzenleme için de Valilik başta olmak üzere Karabük Belediyesi, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Trafik Komisyonu hatta Milletvekillerinin dahi bu konuda ne gerekiyorsa yapması isteniyor.

ARAÇ SÜRÜCÜLERİNİN TEPKİLERİ ARTIYOR

Karabük’te trafik sorunu her geçen gün katlanarak artarken, yapılan yanlış uygulamalar ve düzenlemeler sürücülerin tepkilerini de artırıyor. Yanlış yapılan uygulamaların ve düzenlemelerin başında ise 100. Yıl Battı Çıktı kavşağı,  Kardemir kavşağı ve Namal kavşağı geliyor. Bu kavşaklara bir de refüjler eklenince tehlikenin boyutu artmış durumda. Çünkü refüjler nedeniyle sürücüler bir hayli sıkıntı çekerken, kazaların yoğunluğu da artıyor. Adeta sürücülerin korkulu rüyası haline gelen  refüjlerdeki tehlikenin Valilik başta olmak üzere Karabük Belediyesi, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Trafik Komisyonu tarafından göz ardı edildiği gözlenirken, iş işten geçmeden refüjlerin yeniden düzenlemesi konusunda çalışmaların başlatılması gerekiyor. Yoksa bu refüjlerde yaşanması muhtemel bir ölümlü kazanın hesabını kimse veremez.

KARAYOLLARI KARABÜK’TEN BİHABER

Öte yandan bu refüjlerin yapılması noktasında en büyük pay sahibi ise Karayolları. Karayollarının hangi akla hizmet böyle bir refüj düzenlemesi yaptığı sorgulanırken, Karayollarında bilgisiz ve tecrübesiz kişilerin görevde olduğu bir kez daha ortaya çıkmış durumda. Çünkü, Karayollarının Karabük’te yaptığı bütün işler sıkıntıları da beraberinde getiriyor. Bunun örneklerinden bir tanesi de yapboz tahtasına dönen Karabük-Kastamonu  yolu üzerindeki akıllı kavşak projesi.  Bu projeyi adeta eline yüzüne bulaştıran Karayolları Bölge Müdürlüğü  bir çok projeyi bu yolda uygulamış ama bir türlü başarılı sonuca ulaşamamıştı ve milyonlarca lira adeta çöp olmuştu. (Haber Merkezi)

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin