Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Halk Şairi” unvanı verilen Karabüklü şair Yaşar Özkan, aynı zamanda Mor Safran Kültür Sanat Derneği ve Salihli Sanat Dostları üyesi olarak edebiyat çalışmalarını sürdürüyor.
1 Ağustos 1958’de Karabük’te dünyaya gelen Makine Mühendisi ve şair, mesleki birikimi ile edebi yönünü bir arada taşıyan isimler arasında yer alıyor. Evli ve üç çocuk babası olan Karabüklü şair, teknik kariyeriyle birlikte kültürel alandaki üretimleriyle de dikkat çekiyor.
1980 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi’nden mezun olan isim, Makine Mühendisi ve A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı olarak uzun yıllar görev yaptı. Mühendislik disiplinini hayatının merkezine koyarken, şiire olan ilgisini de hiç bırakmadı.
Şiirle Yoğrulan Bir Hayat
Edebiyat yolculuğuna “Giden Ömrün Ardından” adlı ilk kitabıyla adım atan şair, ardından “Gel Desem” ve “Akşamın Olduğu Yerde” isimli şiir kitaplarını yayımladı. Dördüncü şiir kitabı için çalışmalarını sürdüren şair, üretmeye devam ediyor.
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Ümraniye Belediyesi ve Bozdoğan Belediyesi tarafından düzenlenen uluslararası şiir yarışmalarında aldığı ödüllerle de başarısını taçlandırdı.
Şiirlerinde Türklük bilincini diri tutmayı, Türk bayrağı sevgisini gönüllere nakşetmeyi ve Türk milletinin karşı karşıya bulunduğu meseleleri dile getirmeyi amaç edinen şair; Yunus Emre, Arif Nihat Asya, Yahya Kemal Beyatlı, Mehmet Akif Ersoy, Faruk Nafiz Çamlıbel, Nihal Atsız ve Ahmet Haşim gibi edebiyat dünyasının önemli isimlerinden ilham alıyor.
Ramazan ayında okuyucularımız için yayınladığı "Hoş Geldin Ey Mübarek Ay" adlı şiiri şöyle:
HOŞ GELDİN EY MÜBAREK AY
I
Bu gece ilk teravih, sahur, sela ve ezan,
Yarın akşam ilk iftar, işte geldi Ramazan.
Ey semavi kapılar, duaya hasret gökler,
Ey ilahi söyleyip, dönüp duran felekler.
Altın renkli kubbeler, pırıl pırıl geceler,
Besmeleyle başlayıp, âmin diyen niceler.
Ey Rabbinin katından rahmet bekleyen diller,
Ey mübarek vakitler, minareler, kandiller.
Gönüldeki tekbirler, gökyüzünde çınlasın,
Resulün tebliğini inkâr ehli anlasın.
Bu gece ilk teravih, sahur, sela ve ezan,
Yarın akşam ilk iftar, işte geldi Ramazan.
II
Ruhun kuytularında garip kalmış camiler,
Maddenin ummanında yarı batmış gemiler.
Viran olmuş gönüller, bu ayda huzur bulsun,
Allah’ın rahmetiyle kalp gemisi kurtulsun.
Her yerde çiçek açsın, uyanırken izanlar,
Âlemler cûşa gelsin, hayat versin ezanlar.
Tanrı’m nasip eylesin gülşenden gül dermeyi,
Lütfu ilahisiyle cennetine ermeyi.
On sekiz bin alemi kuşatırken hâleler,
Yağmur saçsın bulutlar, yerden kalksın lâleler,
Bu gece ilk teravih, sahur, sela ve ezan,
Yarın akşam ilk iftar, işte geldi Ramazan.
III
Boşuna mı yapıldı Bedir, Uhud ve Hendek?
Cenge tutuştu ruhlar, bedenden çıkana dek.
Yetişelim bizler de yola çıkmadan kervan,
Cehennemi söndürsün, gönüldeki şadırvan.
Alplerin Erenlerin diyarıdır bu ülke,
Kötülük uzak olsun, kem değmesin bu mülke.
Ay yıldızlı bayrağım göklerde dalgalansın,
Türk ruhum mahşere dek, imanımla boyansın.
İmsaktan fecre kadar yüreğimden ses gelsin,
Her duam kanatlanıp, arşa kadar yükselsin.
Bu gece ilk teravih, sahur, sela ve ezan,
Yarın akşam ilk iftar, işte geldi Ramazan.
YAŞAR ÖZKAN
Karabük’ün yetiştirdiği bu mühendis ve şair, hem teknik alandaki uzmanlığı hem de şiirle yoğrulmuş gönül dünyasıyla memleketinin kültürel hayatına katkı sunmaya devam ediyor.