Reklam
Reklam
KGP
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
21 Nisan, 2024 14:39 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te Konut Satışları %21,08 Azaldı

Karabük il genelindeki konut satışları, 2024 yılının ilk çeyreğinde düşüş gösterdi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Karabük’te Ocak ve Şubat aylarında toplam 384 konut satılırken bu sayı Mart ayında 161’e geriledi.

Konut sektörü uzmanları, ekonomik belirsizliklerin ve faiz oranlarındaki değişimlerin tüketici talebini etkilediğini dile getiriyor. 2024 yılının ikinci çeyreğinde sektördeki hareketliliğin artacağını öngörüyorlar.

Konut satışları Ocak-Mart döneminde %1,3 azaldı

Türkiye genelinde konut satışları, Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %1,3 azalarak 279 bin 604 olarak gerçekleşti. Mart ayında ise konut satışları bir önceki yıla oranla %0,1 azalarak 105 bin 394 oldu. Konut satışlarında İstanbul 19 bin 40 konut satışı ile ilk sırada yerini aldı. İstanbul’u sırasıyla 9 bin 523 konut satışıyla Ankara ve 6 bin 413 konut satışıyla İzmir takip etti. En az konut satışının gerçekleştiği iller ise sırasıyla 23 konutla Ardahan, 42 konutla Bayburt ve 55 konutla Hakkari oldu.

Öte yandan, ipotekli konut satışları Türkiye genelinde Mart ayında bir önceki yıla göre %49,0 azalarak 12 bin 880’e geriledi.

Yabancılara Mart Ayında Bin 778 Konut Satışı Yapıldı

Yabancılara yapılan konut satışları ise Mart ayında bir önceki yıla oranla %47,9 azalarak bin 778’e düştü. Mart ayındaki toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı %1,7 oldu. İstanbul, yabancılara en fazla konut satılan il olurken, 652 konut satışıyla başı çekti. İstanbul’u sırasıyla 618 konut satışıyla Antalya ve 151 konut satışıyla Mersin izledi.

Ülke uyruklarına göre en çok konut satışı Rusya vatandaşlarına yapıldı. Mart ayında Rusya Federasyonu vatandaşları, Türkiye’den 411 konut satın aldı. Onları sırasıyla 182 konutla İran, 129 konutla Ukrayna ve 82 konutla Irak vatandaşları izledi. (Kaynak: Sevgi Özdemir)

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin