Karabük’te “Kahramanlara Minnet, Emanetlere Şefkat” Etkinliği Düzenlendi - Karabük Haber Postası
et2 1
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
05 Ekim, 2025 13:44 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük’te “Kahramanlara Minnet, Emanetlere Şefkat” Etkinliği Düzenlendi

Karabük Valiliği himayelerinde, “İşte Birlik, Güçte Birlik: KARABÜK” mottosu ile yürütülen Kamu ve Sivil Toplum İşbirliği Projesi kapsamında, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen ve Karabük Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) koordinatörlüğünde, Karabük Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen “Kahramanlara Minnet, Emanetlere Şefkat Projesi” çerçevesinde anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi.

Etkinlikte,  şehit yakınları, gaziler ve ebeveyn kaybı yaşayan çocuklar  bir araya geldi. Karabük Merkez, Yenice ve Eflani ilçelerinde ikamet eden şehit aileleri, gaziler ve aileleri ile ebeveyn kaybı yaşayan 35 çocuğun katıldığı programda;  birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunun pekiştirilmesi , ayrıca çocukların  moral ve motivasyonlarının artırılması  amaçlandı.

Programa;  Karabük Valisi Mustafa Yavuz ve eşi Süreyya Yavuz, Yenice Kaymakam Vekili Ömer Bulut, Yenice Belediye Başkanı Şekip Sertaş Karakaş, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdurrahman Bilgiç, Karabük Merkez SYDV Müdürü Yasemin Canbaz, Karabük Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Hilmi Öksüzoğlu ile çok sayıda  şehit yakını, gazi, aileleri ve çocuklar  katıldı.

“EMANETLERE SAHİP ÇIKMAK EN ÖNEMLİ GÖREVİMİZ”

Programda konuşan  Vali Mustafa Yavuz, katılımcılara teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:

“Şehitlerimizin bize emanet ettiği kıymetli ailelerimiz, gazilerimiz, sevgili çocuklarımız ve aileleri; bu güzel birliktelik gününde Karabük’ümüzün farklı noktalarından teşrif ederek buraya geldiğiniz için hepinize teşekkür ediyor, hoş geldiniz diyorum.

Her şeyden önce projenin ismi gerçekten çok anlamlı: “Kahramanlara Minnet, Emanetlere Şefkat” Sizler, vatanı, bayrağı, bağımsızlığı ve mukaddesatı uğruna şehadet şerbetini içmiş kahramanlarımızın bizlere emanetlerisiniz. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi ve ilimizdeki 78 şehidimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmetle yâd ediyor, yaşayan gazilerimize sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum.”

Vali Yavuz, konuşmasının devamında, “Gazilerimiz, ebeveyn kaybı yaşamış çocuklarımız, büyüklerimiz, vatanımız, bayrağımız ve yeşil vatanımız ormanlarımız; hepsi bize emanettir. Bizim görevimiz, birliğimizi ve beraberliğimizi koruyarak bütün bu emanetlere sahip çıkmaktır,” dedi.

“BU PROJE BİR FARKINDALIK OLUŞTURUYOR”

Kamu-STK işbirliği kapsamında yürütülen projenin önemine değinen Yavuz, “Bu proje sayesinde bir farkındalık oluşturuluyor. İçişleri Bakanlığımız tarafından kabul edilen bu anlamlı proje kapsamında yürütülen etkinliklerle hem sosyal bağlarımız güçleniyor hem de çocuklarımızın moral ve motivasyonu artıyor. Bu vesileyle projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum,” ifadelerini kullandı. Program, çocuklara yönelik eğlenceli aktiviteler ve hediye dağıtımıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay