Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
08 Ekim, 2021 12:51 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te ilk defa Çene Kisti Ameliyatı yapıldı

Çenesinde şişkinlik şikâyetiyle İstanbul’da özel hastaneye başvuran, ardından çenesinde kist olduğu tespit edilerek Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen 22 yaşındaki tıp öğrencisi Kazım Aydın Karabük’te ilk defa yapılan çene kisti ameliyatı ile sağlığına kavuştu.

Karabük ve çevre illere hizmet veren Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde bir ilk daha gerçekleşti. Çenesinde şişkinlik şikâyetiyle İstanbul’da özel hastaneye başvuran, ardından çenesinde kist olduğu tespit edilerek Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen 22 yaşındaki tıp öğrencisi Kazım Aydın Karabük’te ilk defa yapılan çene kisti ameliyatı ile sağlığına kavuştu.

İstanbul’da gittiği 2 özel hastanenin ardından Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi 3. Sınıf öğrencisi Kazım Aydın’ın ameliyatı Karabük’te yapılan ilk çene kisti ameliyatı oldu. Hastanın ameliyatını gerçekleştiren ve gayet sağlıklı olduğunu belirten Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim, Araştırma Hastanesi Başhekimi, ağız, diş, çene cerrahisi bilim doktoru Doç. Dr. Ahmet Taylan Çebi: ‘’Hastamız 22 yaşında genç bir erkek hasta. Kendisi tıp fakültesi öğrencisi. İstanbul’da ikamet eden bir öğrenci fakat Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğrenimine devam ediyor. Çenesinde bir şişkinlik şikâyeti ile İstanbul’da bir özel hastaneye başvuruyor, o yüzden hastanede çenesinde kist olabileceği görüşü ile farklı bir özel hastaneye sevk ediliyor. O özel hastanedeki cerrah arkadaşlar gerekli incelemeleri yaptıktan sonra çenesinde damar sinir paketini de içeren riskli bir bölgede olan büyük bir kist olduğunu tespit edip tarafıma yönlendiriyorlar. Hem şahsıma telefonla ulaşıldı hem yazılı bir şekilde hastanın sevki gerçekleştirildi.

Hastamız bize yaklaşık 10 gün öncesinde geldi. 10 gün içerisinde incelemesini yaptık. Gerekli tomografik incelemeleri, radyolojik, medikal ilaçlarını yazdık, premedikasyonunu yaptık ve ameliyatımızı planladık. Olabilecek komplikasyonları, riskleri hastamıza anlattık. Bunlarla nasıl başa çıkabileceğimizi, neler yapabileceğimizi belirledik. Hastamızın da onayıyla ameliyatımıza aldık. Çenesinin yaklaşık 1/3’ü ve 1/3’ünden daha büyük bir kısmını aynı zamanda dediğim gibi damar-sinir paketini içeren büyük bir kisti vardı. Damar ve sinir paketini de ekarte ederek zarar gelmesini engelleyerek başarılı bir şekilde operasyonu tamamladık. Hastamızda şu an herhangi bir uyuşukluk kanama, damarda sıkıntı, sinirde bir hasar meydana gelmedi. Başarılı bir şekilde bu operasyonumuzu Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim Araştırma Hastanemizde gerçekleştirdik.

Çene kisti ameliyatı Karabük’te ilk defa yapıldı

Doç Dr. Taylan Çebi: ‘’Bu Karabük’te bir ilk. Bize onur duyduran en büyük şeylerden bir tanesi Karabük’ten bir hastanın İstanbul’a değil, İstanbul’dan iki tane özel hastaneyi gezip bir hastanın Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim, Araştırma Hastanesi’ne sevk edilmesiydi ve bize güvenerek ilimize güvenerek burada bu şekilde son teçhizatla donatılmış genel anestezi ameliyathanemizde bu ameliyatı başarılı yapmak bizi gerçekten onurlandırdı. Karabük’ün adının İstanbul’dan hatırlanıp İstanbul’dan bize hasta gönderilmesi gerçekten hem bizleri hem de Karabük halkını onurlandırdığını düşünüyorum’’ dedi.

Çene kistinin sebebi gömülü 20 yaş dişleri, 6 ayda diş kontrolü mutlaka lazım

Şimdi bu kistin oluşma sebebi gömülü bir 20 yaş dişi. Yani 3. Model olarak adlandırdığımız dişler. Diş hekimliğinde biraz korkulan işlerdir bu yirmi yaş dişleri. Rutin olarak 6 ayda bir dişlerinin kontrolünü yaptırması lazım mutlaka halkımızın. Bunlar hem diş çürükleri, hem dolgu ihtiyaçları hem de detertraj, diş taşları için rutin yapılması gereken malum. Bunun yanında bu tip hastalıkların önceden tespit edilebilip, bu vakamızda olduğu kadar bu kadar büyük boyutlara ulaşmadan bizlere çene cerrahlarına yönlendirilmesi için diş hekimi rutin kontroller çok önemli.  Eğer bu hasta daha önce rutin bir diş hekimi kontrolü yapmış olsaydı bu kist bu kadar büyük hale gelmeden daha çok küçük konservatif bir ameliyatla kolay bir şekilde tamamlanabilecek belki de yarım saatlik bir operasyonla bitebilecek bir hal alacaktı. Fakat tabi bu kadar büyük boyuta aldığımızda yine yaklaşık 3.5 saat süren bir operasyondu. Hastayı sağlığına kavuşturduk ama bu tip büyük hallere gelmeden rutin kontroller sağlık açIsından çok önemli’’ diye konuştu.

Çenemde bir inflamasyon hissetmişim, hastaneye başvurdum Karabük’e yönelendirdiler, şu an çok iyiyim.

Çenesinde bir şişkinlik hissederek İstanbul’da özel bir hastaneye başvuran Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi 3. Sınıf öğrencisi Kazım Aydın (22) ise ameliyat sonrası şunları söyledi: ‘’Ben hocama geldim zaten, hocam bana süreci anlattı, gayette bilgilendirici bir açıklama oldu benim için. Ben güvendim o şekilde başladık. Şu an çok şükür çok iyiyim. İlkten bir inflasmasyon oldu arka tarafta, öyle olunca başvurdum İstanbul’da, buraya yönlendirdiler hocama geldim ameliyat oldum. İlk olmak güzel.’’

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
yegitek genel muduru canli yapay zeka ogretmenlerin yerini almayacak ama rolleri degisecek cr9zhZW5
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

YEĞİTEK Genel Müdürü Canlı: “Yapay zeka öğretmenlerin yerini almayacak ama rolleri değişecek”

Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Genel Müdürü Mustafa Canlı, yapay zekanın dünyada ve Türkiye’de öğretmenlerin yerini almayacağını fakat öğretmenlerin rolünün rehberliğe doğru evrileceğini belirterek, “Bakanlık olarak yapay zeka araçlarını geliştirdik ve bir kaç tanesini öğretmelerimize önümüzdeki aylarda açacağız” dedi.

Kastamonu Valiliği, Kastamonu Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde “Eğitimde Dijital Dönüşüm ve Gelecek Dijital Yetkinlik” çalıştayı düzenlendi. KUZKA Konferans Salonundaki çalıştayda konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü (YEĞİTEK) Genel Müdürü Mustafa Canlı, Kahramanmaraş’ta yaşanan olayın bu konuyla ilişkili olduğunu anlattı.

Eğitim tüm dünyada dönüşürken Türkiye’nin bunun en yakın takipçilerinden olduğunu kaydeden Canlı, “Bizim lise çağındaki çocuklarımızın bir kısmı liseyi bırakıyor, yüksek öğretime kayıtlar azaldı. Artık dünya genelinde bir diplomanın bir işe, bir mesleğe, bir gelire eşit olmadığı bir dönemdeyiz. Kişiler burada bireysel gelişimleri için her tür konuyu, kapıyı zorluyor” dedi.

Merkezi eğitim sisteminin çok önemli bir avantaj olduğunu söyleyen Canlı, “Bütün okullar merkeze bağlı. Bütün öğretmenlerimiz merkezi platformları kullanabiliyor. Bütün teknolojiler merkezden sağlanıyor. Bunu biz Türkiye’de çok ağır hissetmedik ama dünyaya gittiğimizde anlattığımızda öyle bir başarı hikayesi oluyor. Pandemide bizimle beraber tüm dünyada okullar kapandı. Biz, 2 ay içerisinde EBA’dan canlı ders kabiliyetini geliştirdik. Günde 3 milyon canlı ders sunum kapasitesine çıktık. TRT’de 3 kanal açtık. Günde 24 saat yayın akışında öğretmenlerimiz ders işleme videolarını stüdyolarda çekip yayınlamaya başladı. İşin doğrusu pandemi sürecinde öğrenme kayıpları en az olan bir kaç ülke arasındayız. Çünkü diğer ülkelerde okullar belediyeye, valiliğe, eyalete bağlı. Müfredatları farklı, alt yapıları yok. Öğretmenlerin kullanacağı dijital araçlara yönelik merkezi bir öğretim alt yapı sistemleri yok, veri tabanları yok. Hepsi farklı teknoloji kullanıyor. Pandemi dönemini dünyada öncü olarak götürdük. Burada dijital teknolojileri, eğitimde etkin, faydalı kullanılabildiğini de daha net görmüş olduk” şeklinde konuştu.

“Yapay zeka öğretmenlerin yerini almayacak ama rolleri değişecek”

Yapay zekanın eğitimde kullanımına değinen Canlı, “Biz de bakanlık olarak yapay zeka araçlarını geliştirdik, geliştiriyoruz ve önümüzdeki aylarda öğretmenlerimize bir kaç tanesini duyuracağız, açacağız ve kullanımına vereceğiz. Ama yapay zeka ile ilgili en temel tartışma öğretmenin yerini alacak mı, sorusu. Dünyada da Türkiye’de de herkes diyor ki ‘hayır’ ama öğretmenin rolü bir rehber rolüne doğru evrilecek. Öğrencinin, öğrenme sürecinin bireyselleşebildiği bir alanda öğretmenin rolü, öğrencinin o teknolojiyi, o araçları doğru, etik bir şekilde kullanması, risklerini bilmesi, oradan gelen sonuçları eleştirel yaklaşabilmesi, oradan aldığı bilgilerle sadece bir işin gerçekleştirmesi değil, orada zihinsel tembelleşme sürecine engel olarak bu araçları öğrenme süreçlerinde etkin ve doğru bir şekilde kullanabilmesidir. Öğretmenlerimizin bu becerileri kazanabilmesi için bizim iki senedir yürüttüğümüz ve geçen hafta kapanış konferansını yaptığımız Öğretmen Eğitimi Dijital Ekosistemi Projesi. Biz, ilk olarak dijital öğretmen yeterliklerini belirledik. Şimdi yetkinlik dediğimizde bu tür beceri çerçevelerinde Türkiye’de genel bir kullanımımız var. Üç kademeye ayırıyoruz. Farkındalık, işlevsellik, eylemsellik. Örneğin böyle bir şeyin olduğunu biliyor ve bunu aktif kullanıyor ya da bunu kullanıyor ama artık bununla katma değerini üretiyor. Bunu diğer araçlarla birleştiriyor ve öğrenme süreçlerine entegre ediyor. Bununla ilgili ayrıca üretim yapabiliyor. Şimdi dijital yetkinlik çerçevesinde biz, öğretmenlerimizin on temel başlıkta dijital yetkinlik çerçevesini tanımladık. Bu çerçeveye yönelik eğitim içerikleri hazırlandı. Biz, 10 yetkinlik başlığına dair farkındalık ve işlevsellik düzeyinde hem çevrim içi etkileşim ve öğretim içerikleri hazırladık hem de bunlara yönelik uygulama rehberleri, kılavuzları ve buradaki dijital araçlara yönelik örnek materyaller hazırladık. Buradaki öğretmenlerimizin hemen hemen hepsi Kasım ayında ara tatil seminer döneminde hazırlık 1. ve 2. modülü aldı. Bu, öğretmen eğitiminde ciddi bir dönüşümün ilk adımıydı. Daha önce de etkileşim içerik hazırladık ama bu kapsamda bir öğretmen eğitim dijital içeriğini için öğretmenler tarafında mevcut durum tespitini yapan bir ön değerlendirme modülüyle süreç boyunca pek çok 380 parametreyle o öğrenme etkinliğini sizler yaparken sizin öğrenme sürecinizi takip ettiğimiz bir veri analiziyle ve öğrenme sürecinin sonunda bu eğitimin gerçekten alınıp da bir beceriye dönüştüğünü ölçtüğümüz bir portföy değerlendirmesiyle, bir proje değerlendirmesiyle ve bu proje değerlendirmesinin bizim geliştirdiğimiz, eğittiğimiz öğretmenlerimiz eliyle yapılmasıyla Türkiye’de aslında alanında ilk bir dijital öğretmen eğitim içeriğini hazırladık ve sunduk. 940 bin öğretmenimiz o seminer döneminde bu eğitimi aldı” ifadelerini kullandı.

Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, dijitalleşmenin eğitimde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, “Bilgiye ulaşan değil yöneten, teknolojiyi kullanan değil üretenlerin başta olduğu ve toplumları yönlendirdiğini hep birlikte şahit oluyoruz. Bizlerde istiyoruz ki bu değişim ve dönüşüm içerisinde geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimizin bu değişim ve dönüşüme ayak uydurarak ülkemizin Türkiye yüzyılı vizyonu doğrultusunda hedeflerini, ideallerini, hayallerini gerçekleştirmesini istiyoruz. Onun için sadece bilgiye ulaşan değil, sadece ezberleyen değil, düşünen, sorgulayan, araştıran, üreten bireyler yetiştirmek istiyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından Eğitim Teknolojileri Uzmanı Ebru Karayel Çınar ve Gazi Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretimi Teknolojileri öğretim üyesi Prof. Dr. Selçuk Özdemir, sunumlarını gerçekleştirdi.

Çalıştayda konunun uzmanlarınca eğitimde dijital dönüşüm ve gelecek teması, Türkiye yüzyılı maarif modelinin öngördüğü sistem okuryazarlığı yaklaşımı, 21. yüzyıl becerilerinin geliştirilmesi ve eğitimde güçlü bir dijital ekosistemin oluşturulması konuları ele alınacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin