Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
19 Temmuz, 2022 13:53 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te COVİD-19’da Korkutan Tablo

İl Sağlık Müdürü Dr. Ahmet Sarı, Karabük’te koronavirüs vaka sayılarındaki artışın her geçen gün devam ettiğini belirterek, geçtiğimiz hafta günlük 50 olan vaka sayısının şimdilerde  300’leri geçtiğini söyledi.  987 Kişinin evlerinde karantinada olduğunu açıklayan İl Sağlık Müdürü Sarı, hastanede ise 15 hastanın bulunduğunu, bunlardan 12 tanesinin serviste yatarak tedavi gördüğünü,  3 hastanın da yoğun bakımda olduğunu bildirdi.

Filyasyon ekiplerinin Kurban Bayramında yoğun bir şekilde çalıştığını ifade eden Sarı; Hastane acillerinde  yeniden bir yoğunluk oluştuğunu belirterek, çok sayıda vatandaşın test vermek için hastanelere başvurduğunu söyledi.

Koronavirüs vakasına bağlı olarak hastanede yatan sayısında ciddi bir artış olmadığını vurgulayan Müdür Sarı, Vatandaşlara kalabalık ortamlara girişlerinde maske takma tavsiyesinde bulunarak, “Vatandaşlarımız Toplu taşıma araçlarında ve kalabalık ortamlarda mutlaka maske taksınlar, sosyal mesafe kurallarına ve hijyene riayet etsinler” dedi.

SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNDEN COVİD-19 BİLGİLENDİRMESİ

Karabük İl Sağlık Müdürlüğü tarafından vatandaşlara COVİD-19 Bilgilendirmesi yapıldı. Bilgilendirmede;  “COVİD-19 pozitif vaka veya temaslı olarak karantinaya alınan vatandaşlarımıza, filyasyon ekiplerimiz tarafından gerekli hallerde ilaç dağıtımı, test alımı ve istirahat raporu verilmesi sağlanmaktadır.

Bulunduğunuz bölgeye bağlı filyasyon ekipleri, karantinaya alınan kişileri kendi planlamaları doğrultusunda aramakta ve ihtiyaç halinde ziyarete gelmektedir. COVİD-19 tanılı hasta ilaç talebi (65 yaş üstü), COVİD-19 aşı durumu sorgulama, yatağa bağımlı vatandaşlarımızın aşı talebi, test sonucu  öğrenme, rapor alma gibi taleplerini Müdürlüğümüz bünyesinde oluşturulan COVİD-19 Operasyon Çağrı Merkezinin 0370 433 81 53 nolu telefonundan (09.00-19.00 saatleri arası) bilgi alabilirsiniz ” ifadelerine yer verildi.

EN SON ÖLÜM 8 HAZİRAN’DA GERÇEKLEŞMİŞTİ

Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde koronavirüs testi pozitif çıktıktan sonra tedavi altına alınan R.Y (91) yaşamını yitirdi. Bu ölümlerle birlikte Karabük’te vakanın başladığı günden buyana   ölenlerin sayısı 732’ye yükselmiş oldu.  Karabük’te koronavirüse bağlı en son ölüm 8 Haziran tarihinde gerçekleşmişti. (Nurettin Acar)

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr nafiz maden mavi vatan yasasi turkiyenin denizlerdeki haklarini guclendirecek Ww99iC6B
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Mayıs, 2026 00:15 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Nafiz Maden: “Mavi Vatan Yasası Türkiye’nin denizlerdeki haklarını güçlendirecek”

Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, gündemdeki Mavi Vatan Yasası’nın Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarını güçlendirecek stratejik bir adım olduğunu söyledi.

Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti, deniz yetki alanları ve bölgesel güvenlik politikalarının yeniden gündeme geldiği süreçte değerlendirmelerde bulunan Maden, Türkiye’nin deniz yetki alanlarının uluslararası hukuk çerçevesinde kayıt altına alınmasının önemli olduğunu belirtti. Maden, “Mavi Vatan Yasası’nın TBMM gündemine gelmesi Türkiye’nin denizci ülke olma hedefi açısından oldukça önemlidir. Bu yasa ile deniz yetki alanlarımızın netleşmesi, egemenlik haklarımızın korunması ve enerji politikalarımızın güçlenmesi hedeflenmektedir” dedi.

Doğu Akdeniz’de son yıllarda artan enerji rekabetine dikkat çeken Maden, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ilan ettiği bazı ruhsat sahalarının Türkiye’nin Mavi Vatan sınırlarıyla çakıştığını ifade etti. Türkiye’nin son yıllarda envanterine kattığı sondaj ve sismik araştırma gemileriyle sahada güçlü bir varlık ortaya koyduğunu kaydeden Maden, “Bugün kendi sondaj filosuna sahip, arama ve sondaj faaliyetlerini bağımsız şekilde sürdürebilen bir ülke konumuna geldik” diye konuştu.

Libya ile imzalanan deniz yetki anlaşmasının stratejik önem taşıdığını belirten Maden, Doğu Akdeniz’de planlanan enerji koridorlarının Türkiye’nin deniz yetki alanlarını doğrudan ilgilendirdiğini söyledi. Denizcilik Bakanlığı’nın yeniden kurulmasının önemine de değinen Maden, enerji, güvenlik ve deniz ticaretine ilişkin politikaların tek çatı altında yönetilmesinin Türkiye’ye stratejik avantaj sağlayacağını ifade etti. Karadeniz’de yürütülen enerji çalışmaları ile Somali açıklarındaki arama faaliyetlerine dikkat çeken Maden, üniversitelerin oşinografi, deniz jeolojisi ve jeofiziği ile uluslararası deniz hukuku alanlarında daha fazla çalışma yapması gerektiğini sözlerine ekledi.

“Denizcilik Bakanlığı’nın yeniden işlevli hale getirilmesi önemlidir”

Mavi Vatan Yasası ile ilgili açıklamalarda bulunan Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, “Denizci ülke olma ülküsünün bir sonucu olarak Kurban Bayramı’ndan sonra Mavi Vatan Yasası’nın Büyük Millet Meclisi’nde gündeme alınması önemli olmuştur. Ancak bu yasanın 2026’da hâlâ konuşuluyor olması bir eksikliktir. Bunun sebepleri arasında 1928 yılında Yavuz zırhlısının tamiratı sırasında yaşanan usulsüzlükler ileri sürülerek “Bahriye Nezareti” yani Denizcilik Bakanlığı’nın lağvedilmesinde aramak gerekir. Bu nedenle Denizcilik Bakanlığı’nın yeniden işlevli hale getirilmesi önem taşımaktadır. Mavi Vatan’daki egemenlik haklarımızın uluslararası hukuka uygun şekilde kayıt altına alınması da oldukça önemlidir. 1974’ten itibaren Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’de yaşanan 6 mil-12 mil karasuları sorunu bizi çok fazla yormuştur. Bu durum uluslararası hukuktan doğan haklarımızın kaybolmasına neden olmuştur” dedi.

“Deniz yetki alanlarımız kayıt altına alınacak”

Yasayla birlikte egemenliği devredilmemiş adaların da önemli hale geleceğinin altını çizen Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, “Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, ’Yunanistan’ın egemenlik hakları mevzu bahis olduğunda onların yanında yer alacağız’ sözü manidardır. Buradaki asıl konu, Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’ye karşı takındıkları tavırdır. Doğu Akdeniz’de Meis Adası nedeniyle Türkiye’nin Antalya Körfezi’ne Sevilla Haritası’yla mahkûm edilmesine karşı en büyük duruş, Mavi Vatan doktrini ve Mavi Vatan Yasası’dır. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz tarafından 2006 yılında ortaya atılan Mavi Vatan doktrini ile Türkiye’nin çevre denizlerindeki hakları ortaya konmuştur. Bugün de bunun sonucu olarak Mavi Vatan Yasası gündeme gelmiştir. Bu yasayla deniz yetki alanlarımız kayıt altına alınacak, egemenliği devredilmemiş adalarımız ismen zikredilecektir. Ayrıca yasa, Doğu Akdeniz’de Yunanistan, İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve bunlara destek veren Avrupa Birliği ülkelerine karşı önemli bir duruş olacaktır” diye konuştu.

“Adalar Denizi’nin özel statüsünü pekiştirmiş olacağız”

Doğu Akdeniz’deki enerji varlığının önemine de değinen Prof. Dr. Nafiz Maden, “2000’li yıllardan itibaren Doğu Akdeniz’deki enerji varlığı büyük devletlerin ilgisini artırmıştır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Lübnan, İsrail ve Mısır’la yaptığı Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmaları deniz yan sınırı krizlerini ortaya çıkarmıştır. Türkiye de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Libya ile anlaşmalar yapmıştır. İsrail doğal gazını Avrupa’ya taşımayı amaçlayan EastMed projesinin Türkiye’nin deniz yetki alanlarından geçmesi nedeniyle Libya anlaşmasının lağvedilmesi için girişimlerde bulunulmaktadır. Biz Ege ve Adalar Denizi’ni Anadolu’nun doğal uzantısı olarak görüyoruz. Yunanistan’ın adaları silahlandırması da uzun süredir gündemdedir. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Araştırma Merkezi öncülüğünde hazırlanan deniz mekânsal planlama haritası da bu süreçte önemli hale gelmiştir. Mavi Vatan Yasası ile deniz yetki alanlarımızı daha net görecek ve Adalar Denizi’nin özel statüsünü pekiştirmiş olacağız” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin