Karabük Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen “Nasıl Başardım?” etkinliğinde, farklı sektörlerde önemli görevler üstlenen mezunlar öğrencilerle bir araya gelerek kariyer yolculuklarını ve deneyimlerini paylaştı.
Hamit Çepni Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa; ARaymond Bağlantı Elemanları Genel Müdür Yardımcısı Talha Burak Ocak, BORSAN Kablo Yatırım ve Planlama Müdürü Onur Bilgici, ARaymond Bağlantı Elemanları Tedarikçi Kalite ve Laboratuvarlar Takım Yöneticisi Orhan Can ile Sağlam Metal AR-GE Uzmanı Volkan Karakurt konuşmacı olarak katıldı.
Konuşmacılar, öğrencilik yıllarından itibaren edindikleri deneyimlerin iş hayatındaki etkilerine değinerek, kariyer süreçlerinde karşılaştıkları zorlukları ve bu süreçleri nasıl yönettiklerini anlattı.
ARaymond Bağlantı Elemanları Genel Müdür Yardımcısı Talha Burak Ocak, 2014 yılında Karabük Üniversitesinden mezun olduğunu belirterek, kariyerinde ilerlemenin temelinde merak duygusunu kaybetmemek ve sürekli öğrenmeye açık olmak olduğunu ifade etti. Ocak, iş hayatında zaman zaman zorluklarla karşılaştığını ancak denemekten vazgeçmeyerek ilerlediğini vurguladı. Aynı üniversiteden mezun bir öğrencinin bugün kendisiyle aynı sahnede yer almasının kendisi için ayrı bir gurur kaynağı olduğunu dile getirdi.
ARaymond Bağlantı Elemanları Tedarikçi Kalite ve Laboratuvarlar Takım Yöneticisi Orhan Can ise 2019 yılında bölüm ikincisi olarak mezun olduğunu belirterek, üniversite yıllarında edindiği laboratuvar ve malzeme analizine yönelik bilgi birikiminin kariyerine doğrudan katkı sağladığını aktardı. Can, farklı pozisyonlarda görev aldıktan sonra uluslararası projelerde yer alma fırsatı yakaladığını ve özellikle batarya projelerinde görev almanın kariyerinde önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
BORSAN Kablo Yatırım ve Planlama Müdürü Onur Bilgici de mezuniyet sonrası iş hayatına hızlı bir giriş yaptığını belirterek, kariyer sürecinde yoğun çalışma temposunun ve sahada edinilen tecrübelerin belirleyici olduğunu kaydetti. Bilgici, yürüttüğü geri dönüşüm projesiyle şirketine önemli ekonomik katkı sağladığını, bu başarının kariyerinde yükselmesini hızlandırdığını dile getirdi. Üniversite yıllarında gerçekleştirilen teknik geziler ve uygulamalı eğitimlerin mesleki gelişimine önemli katkı sunduğunu vurguladı.
Sağlam Metal AR-GE Uzmanı Volkan Karakurt ise mezuniyet sonrası doğrudan AR-GE alanına yöneldiğini belirterek, savunma sanayine yönelik projelerde görev aldığını ifade etti. Karakurt, üniversitede edindiği teknik bilginin sahada birebir karşılık bulduğunu ve projelerin tüm süreçlerinde aktif rol üstlendiğini aktardı. Türkiye’ye katkı sağlayan projelerde yer almanın kendisi için en büyük motivasyon kaynaklarından biri olduğunu belirtti.
Programda konuşan Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yavuz Sun, etkinliğin geleneksel hale getirilmesinin hedeflendiğini belirterek, “Fakülte olarak öğrencilerimizin en önemli ihtiyaçlarından birinin, mezun olup iş hayatında başarıya ulaşmış isimlerin deneyimlerini dinlemek olduğunu düşündük. Bugün burada bulunan konuşmacılarımız da kısa bir süre önce sizler gibi bu sıralarda oturuyordu. Şimdi ise önemli görevlerde yer alıyorlar. Bu süreci nasıl yönettiklerini öğrencilerimizle paylaşmaları bizler için son derece kıymetli” dedi.
Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölüm Başkanı da konuşmasında, mezunların sanayide elde ettikleri başarıların öğrenciler için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Mezunların iş hayatında karşılaştıkları zorlukları ve bu süreçleri nasıl yönettiklerini aktarmalarının büyük değer taşıdığını ifade eden bölüm başkanı, bu tür etkinliklerin üniversite-sanayi iş birliğine de katkı sunduğunu dile getirdi.
Etkinlikte öğrenciler, konuşmacılara sorular yönelterek iş dünyasına dair merak ettikleri konularda doğrudan bilgi alma fırsatı buldu.
Program, mezunlara teşekkür belgesi takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
TURHAN TURAN
•BELEDİYELERİN SOKAK KÖPEKLERİNİ TOPLAMAMASININ SONUCU BUDUR İŞTE!! Türkiye kuduz için ‘en riskli ülkeler’ kategorisine alındı. Eskişehir’de ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC) Türkiye’yi kuduz için ‘en riskli ülkeler’ kategorisine aldığı belirtildi. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC) resmi internet sitesinde Türkiye’yi ziyaret edecek turistler için şu ifadelere yer verildi: “Kuduz köpekler Türkiye’de yaygın olarak bulunmaktadır. Türkiye’deyken bir köpek veya başka bir memeli tarafından ısırılırsanız veya tırmalanırsanız, kuduz tedavisi sınırlı olabilir veya hiç olmayabilir. Seyahatinizden önce kuduz aşısını yaptırmayı düşünün.”Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınladığı haritaya göre Türkiye en yüksek kuduz riskli ülkelerden birisi. Bu listede Türkiye, haritadaki en kırmızı ve en tehlikeli kategori olan ‘Endemik insan kuduzu’ sınıfında yer aldı.
Ecesun
•(Bir Soru?) Sokağınız da 1 tane İNSAN olsa .Yıllar boyunca HERGUN bir öğün yemek ve su verip başını okşayıp ilgilenir misiniz? Bu soruya Türkiye’de kendini ” hayvansever” olarak nitelendirenlerin verdiği cevap % 89 HAYIR olmuş.. sokakta hayvan beslemek ile insan olunmuyor.bu şaklabanlık çok sıktı.BASIBOS SOKAK HAYVANLARI DERHAL TOPLANMALI..çocuklar ve yaşlılar ölmesin…
Merve
•Now TV…Sözcü TV…Halk TV..benimde izlediğim sevdiğim kanallar…AMA bu kanallar artık başıboş sokak köpekleri tarafından sakat kalan,parçalanan ve ölen çocukların, yaşlıların haberlerini ASLA yapmıyor…bir kedi ya da köpeğin başına bir şey gelince ayağa kalkıyorlar..İNSAN hayatı neden değerli değil..mama lobisi bu kadar mı güçlü?
Burak
•Tehlikenin Farkında mısınız? Başıboş sokak köpeklerinin sayısı GEOMETRİK hızla artmaktadır.ACILEN HEPSİ toplanmaz ise çok kısa bir süre sonra daha çok köpek ve sonuç olarak daha çok insan ölümü,köpek saldirisi, salgin hastalik ve trafik kazası olacak.Bu yüzden Başıboş köpeklerin hepsi beklenmeden hemen toplanmali.tehlike çok hızlı artıyor.
Turkan Cetin
•Vahşi SOKAK KÖPEKLERİ yüzünden yüzlerce insan öldü.onbinlerce insan yaralandı,parçalandı..Kazalar oldu.Bu sorunlar katlanarak artacak.Yasa çıkmasına rağmen hala toplamayan belediyeler hangi parti olursa olsun büyük oy kaybedecekler..insan hayatını hayvandan önde tutan herkes kaybedecek.
Dursun Çelik
•Medyada yorum yazan, mama lobisinden beslenen sözde hayvansever elemanlara sormak lazım..NEDEN, sokak köpeklerinin sokaklarda kalmasını, daha güvenceli yaşayacaklari barınaklara alınmamasını, 85 milyonluk Türk milletinin her gün sokak köpekleri ile cebelleşmesini, çoçukların ve yaşlıların sokak köpekleri tarafından ısırılmasını, parçalanmasını, öldürülmesìni, kuduz salgınlarının başlamasını istiyorsunuz? Sizin gerçek AMACINIZ NEDİR? Yoksa siz Türkçe konuşan ama Türk milletinden NEFRET EDEN, NE İDÜĞÜ BELİRSİZ, Atatürkçü maskesi takan ŞARK KURNAZI kriptolardan birisi misiniz? CEVAP VERİN YÜCE TÜRK MİLLETİNE!!
Gülay Tandoğan
•bu bilgi için teşekkürler.. Şimdi anlaşıldı burada “itsever” görünümlü bir kaç kişinin niçin sokak köpeklerinin sokaklardan toplanmamasını istediği… Sokak köpekleri sokaklarda kaldıkça, bunlar da BAZI ZENGİN HAYVANSEVERLERDEN, sokak köpekleri yararına para hortumlamaya devam edecekler.. Ama sokak köpekleri toplanıp, barınaklara alınırsa, bunlara akan O BÜYÜK PARALAR kesilecek… O nedenle burada ve tüm medyada deli gibi çığırtkanlık yapıyorlar, sokak köpeklerinin barınaklara alınmasını isteyenlere KÜFÜR VE HAKARET ediyorlar… Vay üçkağıtçılar vay, tezgahı kurmuşlar, zengin hayvanseverleri HORTUMLUYORLARMIŞ!!
Dr. Selma Yörük
•TC SAĞLIK BAKANLIĞI:
Kist hidatik olarak da adlandırılan kistik ekinokkoz; erişkin formunun köpek, kurt, tilki gibi et yiyen hayvanların ince bağırsaklarında yaşadığı echinococcus granulosus adı verilen parazitin larvalarının sebep olduğu zoonotik bir hastalıktır.
Köpek dışkılarındaki parazit yumurtalarının ağız ve solunum yoluyla alınmasından sonra insanların karaciğer, akciğer, dalak, beyin gibi iç organlarında kistler oluşturarak ölüme yol açabilen kist hidatik ülkemizde hayvanlarda çok yaygındır ve ciddi ekonomik kayıplara yol açmaktadır.”