Karabük’te 411 kişiye bir otobüs düşüyor - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Kasım, 2014 15:21 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük’te 411 kişiye bir otobüs düşüyor

Türkiye genelinde 349 kişiye bir otobüs düşüyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) 2013 ve Motorlu Kara Taşıtları 2013 yılı verilerine göre illerin otobüs başına düşen kişi sayısını açıkladı. Türkiye’de otobüs başına düşen kişi sayısında Tekirdağ ilk sırada, Şırnak ise son sırada yer aldı. Karabük’te ise 411 kişiye bir otobüs düşüyor. 

Verilere göre iller sıralamasında ilk sırada yer alan Tekirdağ’ı 198 kişi ile Düzce, 206 kişi ile Yalova ve 211 kişi ile Edirne takip etti. Kişi başına düşen otobüs sayısında Doğu ve Güneydoğu Anadolu illeri ise son sıralarda yer aldı. Şırnak kişi başına düşen otobüs sayısında 3 bin 833 ile son sırada yer alırken, Şırnak’ı 3 bin 272 ile Siirt, 3 bin 250 ile Hakkari takip etti. İllerde kişi başına düşen otobüs sayısı şöyle:
“Tekirdağ 197, Düzce 198, Yalova 206, Edirne 211, Manisa 217, Antalya 220, Kocaeli 220, Kırklareli 229, İzmir 255, Bilecik 256, Uşak 259, Denizli 260, Çanakkale 266, İstanbul 269, Bursa 275, Sakarya 282, Muğla 283, Bolu 284, Ankara 290, Kütahya 294, Zonguldak 296, Eskişehir 300, Balıkesir 302, Bartın 306, Aksaray 315, Burdur 315, Isparta 315, Mersin 319, Kastamonu 320, Kayseri 330, Aydın 362, Nevşehir 365, Trabzon 383, Niğde 394, Konya 407, Karaman 410, Karabük 411, Kırşehir 413, Kırıkkale 420, Tokat 430, Afyon 438, Çorum 442, Adana 444, Gaziantep 455, Çankırı 459, Hatay 462, Iğdır 470, Erzincan 490, Sivas 505, Amasya 517, Rize 528, Malatya 563, Bayburt 586, Osmaniye 597, Kahramanmaraş 610, Sinop 647, Yozgat 748, Artvin 756, Erzurum 779, Kars 781, Kilis 809, Elazığ 827, Gümüşhane 837, Samsun 906, Tunceli 909, Bingöl bin 125, Ordu bin 148, Giresun bin 158, Diyarbakır bin 233, Şanlıurfa bin 435, Mardin bin 566, Adıyaman bin 567, Ağrı bin 706, Muş 2 bin 12, Van 2 bin 66, Batman 2 bin 182, Ardahan 2 bin 187, Bitlis 2 bin 248, Hakkari 3 bin 250, Siirt 3 bin 272, Şırnak 3 bin 833.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
araclarinda ve evdeki hava fritozu icerisindeki uyusturucuyla yakalanan saniklarin yargilanmasina baslandi J6GybZZP
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Nisan, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Araçlarında ve evdeki hava fritözü içerisindeki uyuşturucuyla yakalanan sanıkların yargılanmasına başlandı

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanığın yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanıklardan O.D., uyuşturucuyu arkadaşı H.C.Ş.’nin kardeşlerine bakabilmek için sattığını söyledi.

Olay, 2025 yılında Tosya Sanayi Sitesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tosya İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir ihbarı değerlendirerek şüphelendikleri bir aracı durdurdu. Durdurulan araçta yapılan aramada araç içerisinde şoför kapısı ile koltuk arkasında tütün paketi içerisinde 90 gram bonzai maddesi ele geçirildi. Araçta bulunan M.A., O.D. ile H.C.Ş.’nin üzerinden 2,30 gram bonzai maddesi bulundu. Olay sonrası uyuşturucu madde ile yakalanan M.A., H.C.Ş. ile O.D.’nin ev ve eklentilerinde jandarma ekiplerince yapılan aramalarda mutfakta 1 adet hassas terazi, fritöz içerisinde 5 gram bonzai maddesi, ayrı bir poşetin içinde 2,90 gram bonzai maddesi ve aseton kutusunda bonzai maddesi ile 5 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi.

Operasyonun ardından gözaltına alınan H.C.Ş. ile O.D., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, M.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay sonrasında sanıklar M.A., H.C.Ş. ile O.D. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan dava açıldı.

Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık O.D., “Olay günü H.C.Ş. beni aradı. Yeni malzeme yaptığını söyledi. Çalıştığım için yemek molasına çıkabileceğimi söyledim. Öğlen yemek molasına çıktığımda yanına gittim. İşten çıktığımda üzerimden çıkan uyuşturucu maddeyi bana o verdi, parayı akşama verebileceğimi söyledim, o da kabul etti. Biz, yemek yerken jandarma ekipleri geldi. Üzerimde suç unsuru olup olmadığını sorduklarında cebimde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettim. H.C.Ş., maddeyi benim hırkamdan çıkardığımı söylemiş, güvenlik kamerası kayıtları izlendiğinde üzerimde sadece tişört olduğu görülmektedir. O maddeyi koyabilecek hiçbir yer yok üzerimde. Affınıza sığınarak beraatımı talep ediyorum” dedi.

H.C.Ş.’nin uyuşturucu maddeyi M.A.’dan aldığını söylediğini ifade eden O.D., “’Ben senin arkadaşınım, benden de mi para alacaksın’ dediğimde, ‘ben de 9 bine 3 gram ham madde halinde Muhammet’ten alıyorum’ diye söyledi. Ben ondan hiç para karşılığında uyuşturucu almadım. Önceki ifademde, uyuşturucunun etkisinde olduğum için ’aldım’ demiş olabilirim. Sentetik ecza hapı ve bonzai kullanıyorum. İlk cezaevine girdiğimizde 3 gün beraber kaldık, babası cezaevine girdiği zaman kardeşlerine bakmak için zorluk çektiğini, onun için bu işi yaptığını söyledi. H.C.Ş., arabaya benim koyduğumu söylüyor, torpido varken neden onun tarafına koyayım? Bana vermesi için arabaya bindik. H.C.Ş. daha önce bana para gönderdi ama borç olarak gönderdi. Beraatımı talep ederim” dedi.

“Babam cezaevine girince boşluğa düştüm, uyuşturucuyla avuttum kendimi”

Tutuklu sanık H.C.Ş. ise, “Babamın cezaevine girmesinden dolayı boşluğa düştüm, kendimi uyuşturucuyla avutuyordum. M.A. ve O.D. ilk uyuşturucuyu içirdi. Sigaranın içine esrar koymuş, ben de bunu içtim, sonra bağımlı oldum. Bunun karşılığında ücret talep etmediler, daha sonra benden para talep etmeye başladılar. Para karşılığında M.A. ve O.D.’den uyuşturucu satın aldım. M.A. ve O.D. bana IBAN gönderdi, ben hesaplarına havale yaptım, mesaj konuşmaları da yaptı. Yakalandığımız gün O.D. beni motosikletiyle almaya geldi, benim arabam başkasındaydı. Ben ona emanet etmiştim, ’arabayı almaya gidelim’ dedim. Arabam M.A.’nın dükkanının önündeydi. Arabayı aldıktan sonra O.D. tütün paketini gösterdi. Ben de merak edip aldım, içini açtığımda yaş tütün vardı. Olay günü biz bakkala gittik, sigara aldık, sanayiye gittik. Ben araçtan indim, selamlaşırken O.D. 3-4 dakika sonra aşağı indi arabadan, ondan sonra onlar yemek yiyordu. ‘Okan gel, biz de yemek yiyelim’ dedim, lokantaya gittik. Lokantadayken yemeği söyledik, o sırada O.D., M.A.’nın dükkanına tekrar girdi, araç da M.A.’nın dükkanındaydı. Daha sonra yemek yedik, ardından jandarma ekipleri geldi, bizi aldı. O.D.’den çıkan uyuşturucuyu ben zaten ondan alacaktım. O.D. bana vermek için hazırlamıştı. Arabada çıkan 90 gram bonzai O.D.’ye ait” diye konuştu.

“Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok”

Evinde çıkan uyuşturucunun ise M.A.’ya ait olduğunu ileri süren H.C.Ş., “İki gün önce M.A.’nın dükkanında alkol almıştık. Uyuşturucu da vardı bunun yanında, biz bunu içtik. Ben alkollü, uyuşturuculu olduğum için sızmışım. M.A., beni evin önüne bırakmış, ben yan koltukta oturuyorum, o tütün ve boş aseton kabını benim tarafıma atmış, ben de çöpe atmak amacıyla cebime koymuştum, eve o vaziyette çıktım. Daha sonra ailem onu almış, saklamışlar, babam cezaevinden çıkınca ona göstermek için bunu yapmışlar. Teraziyle benim hiçbir alakam yok, hiç kullanmadım. Mutfakta görünce belki dokunmuşumdur ama hiç uyuşturucu satmakta kullanmadım. Ablam onu evde kullanmak için almış. Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok” diye konuştu.

Tutuksuz yargılanan sanık M.A. da, “Ben sanıkların iddialarını kabul etmiyorum. Olayla alakalı en ufak bir bilgim yoktur. Eve bıraktığımda ben tek değildim, yanımda arkadaşım vardı. Kesinlikle uyuşturucu madde yoktu, alkolden sızdı” şeklinde konuştu.

Tanıkları ve sanık avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin