Karabük’te, Anayasa Değişikliği Halkoylaması için oy kullanacak sandık seçmen listesinde kayıtlı olan 173 bin 150 kişiden, 150 bin 64 kişi sandık başına gitti.
Referandumda çıkan ‘Evet’ sonucuna yüzde 60,68 ile destek veren Karabük’te sandığa gitmeyen 23 bin 86 vatandaş toplam seçmen sayısının yüzde 13’ünü oluşturdu. Ayrıca kullanılan oyların 3 bin 449’u ise geçersiz sayıldı.
Merkez belediyenin MHP’li olduğu Karabük merkezde 92 bin 629 seçmenden 80 bin 731’i sandık başına gitti. Bin 544 oyun geçersiz olduğu merkezde 49 bin 51 seçmen kararını evet oyundan yana kullanırken, 30 bin 136 seçmen ise kararını hayırdan yana verdi.
Karabük’e bağlı ilçelerden, 6 bin 824 seçmene sahip Eflani’de 5 bin 342 seçmen sandığa giderek, 3 bin 926’sı evet, bin 263’ü ise hayır oyu kullandı, 153 oy ise geçersiz sayıldı. Eskipazar ilçesinde 9 bin 730 seçmenden sandık başına giden 8 bin 119’undan 5 bin 792’ü evet, 2 bin 112’si hayır oyu kullanırken, 215 oy ise geçersiz sayıldı. 2 bin 616 seçmenden 2 bin 305’nin sandığa gittiği Ovacık ilçesinde de bin 599 seçmen evet, 633 seçmen ise hayır oyu verirken, 73 oy da geçersiz sayıldı. 44 bin 763 semenin bulunduğu Safranbolu’da ise 39 bin 250 seçmenden 20 bin 839’u evet, 17 bin 627’si hayır, 734 oy ise geçersiz olurken, Yenice ilçesinde ise 16 bin 588 seçmenden 14 bin 317’si sandığa giderek, 7 bin 762 evet, 5 bin 875’i hayır oyu kullanırken, 680 oy ise geçersiz sayıldı.
Yüzde 60,68 oranında referandumda evet diyen Karabük’te 2010 yılında gerçekleşen referandumdaki oyu ise yüzde 63.97 ile evet’ten yana kullanmıştı. 2014’te gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 64,57 ile Recep Tayyip Erdoğan’a destek veren Karabük’te 1 Kasım seçimlerinde AK Parti yüzde 60.45, CHP yüzde 15.3, MHP ise yüzde 19.8 oranında oy almıştı.


Karabük’te 150 Bin Seçmen Sandık Başına Gitti
KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.
Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.
Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.
Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır
Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.
Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.
Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.
İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.
İlyas Erbay


