Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Mayıs, 2016 09:13 tarihinde yayınlandı
0

Karabükspor Başkanı Tankut’tan Çok Sert Açıklama

 

“Emeğin şehrinin alın terini kimseye meze yapmayız”

Kardemir karabükspor Kulübü Başkanı Hikmet Feridun Tankut; son haftalarda yaşanan ve özellikle Karabükspor aleyhine verilen kararlarla ilgili olarak basın toplantısı düzenledi.

Tankut yaptığı açıklamada  şunları söyledi:

“BİLMİYORUZ SANMAYIN!

*3 Temmuz sürecinden tertemiz çıkmış, hiçbir şek ve şüpheli bir camia olmamış, töhmet altında kalmamış bir kulüptür Kardemir Karabükspor!

*Alın terinin başkentinin temsilcisi olarak, haram puanın peşinde olmayız, haramı da hanesine yazdırmayız!

*1600 derece karşısında yanan yüreklerin sahadaki gözyaşlarıyız biz. Bekleriz, seyrederiz ama asla seyirci kalmayız!

*Bizim ne kadar hamiyetperver bir hakem dostu olduğumuzu, en iyi de Alanyalı Üst klasman hakemlerinden Kamil Abitoğlu bilir.(Beşiktaş-Karabükspor fahiş hatalarına rağmen şikayetçi olmadık!)

*Yalnız, fakat, lakin!!! Biz sessiz kalırken içi pır pır edip yanlış işler yapanlar, yaptıklarınızı görmüyor, bilmiyor, söylemiyorsak, bu sizi takipte olduğumuzu görmek içindir. Farkındayız her şeyin!

*Bu kadar kritik maçlara kimi ne sonuç için atadığınızı, bir sonra, üç hamle sonra neyi planladığınızı biliyoruz. Öyle şeyler biliyoruz ki, bizim sahamızdaki kritik maça verdiğiniz hakemin; aleyhimize uyduruk penaltı çaldığını, berabere olunca kırmızı kart uydurduğunu, yetmeyip bir sonraki maça ceza sınırındaki iki oyuncumuzu dahil ettiğini de biliyoruz…

*Yetmedi, aynı hakemin cezalanacağı yerde Süper Lig derbi maçında ödüllendirilip(!) aferin bile dendiğini…

*Yine adı bizde bu hakemin kritik son maç öncesi yarıştaki rakibimizin son maçtaki rakibinin maçına atandığını; burada da aynı niyetin hasıl olması beklendiği…

*Evinde şampiyon olması gereken şampiyon takımın maçına isimsiz, ataması tereddütlü genç bir hakemin verilmesiyle zorlama bir son dakika penaltısı ile işinin kolaylaştırıldığı…

*Ne tesadüf ki tüm bu olanların Alanyalı MHK Başkanının (mahalli seçimde Alanya’dan Belediye Başkan Adayı)ilçesi takımı maçları öncesi oluyor olması garip değil mi?

Bitmedi… Alanyaspor Başkan’ı Hasan Çavuşoğlu’nun kardeşinin Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu olduğunu da biliyoruz.

*Bu hafta atanan hakemler arasında, Alanya’da ikamet eden hangi hakem hangi maça atandı? Bu hafta sahamızda oynayacağımız Kardemir Karabükspor -Adanaspor maçını yönetecek hakem Emre Malok bu sezon 1.hakem olarak kaç maça çıktı, sonuçları ne oldu?

*Geçen hafta 2.’lik şansı olan rakibimiz ADS takımının nizami golünü iptal eden hakem Alanyalı mıdır?

Bakın, sizin böyle kurnazlığınızı(!) siz biliyorsunuz da bizi görmüyor mu sanıyorsunuz? Sezon başından beri bizim ve rakibimizin bütün maçlarının izlenildiğinde nelerin ortaya çıkacağı gün gibi aşikardır.

Bu hafta Sapanca’da spor ‘da şiddet’ le ilgili çalıştay yapıldı, sporda adeleti sağlamadan toplantı ve çalıştayların bir anlamı var mı .futboldan soğuyan taraftarı stadlara çekmenin yolu önce ADALET’İ̇ sağlamaktır. Emeğin şehrinin alın terini kimseye meze yapmayız.

Bunları bilin, bizlerde sizi biliyoruz!!!

Saygılarımızla…”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin