Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Şubat, 2023 17:53 tarihinde yayınlandı
0

Karabüklüler Yardıma Koştu

Merkez üssü Kahramanmaraş Pazarcık olan ve 10 İlde yaşanan  7,7  ve 7.6’lık depremlerin ardından  yaşanan felakete  tüm Türkiye’de olduğu gibi Karabük halkı da duyarsız kalmayarak adeta yardım için seferber oldu.

Türkiye  Merkez üssü Kahramanmaraş Pazarcık olan ve 10 İlde yaşanan  7,7  ve 7.6’lık  deprem felaketinin üzüntüsünü derinden yaşarken, vatandaşlar ise deprem bölgelerine yardım için seferber olmuş durumda. Yaşanan deprem felaketine duyarsız kalmayan Karabüklüler de Valiliğin yardım çağrılarının ardındamansetKarabukluler Yardima Kostu2n adeta yardım toplama merkezlerine akın ederek yardıma koştular. Mahalle muhtarlıkları başta olmak üzere Valiliğin tarafından belirlenen noktalara yardım malzemelerini ulaştıran vatandaşların zaman zaman da duygulu anlar yaşadığı gözlemlendi.

VATANDAŞLAR YARDIM İÇİN AKIN ETTİ

Valiliğin yardım çağrısı ile birlikte Valilikte oluşturulan yardım toplama merkezinde yoğunluk oluşurken, vatandaşların getirdiği kuru  gıda ürünleri, battaniye, ayakkabı, kışlık kıyafet, ayakkabı, çocuk bezi, ısıtıcı, yorgan, çocuk bezi vb malzemeler   ayrı ayrı kolilere konarak deprem bölgesine ulaştırılmak için hazır hale getirildi.

MAHALLE MUHTARLIKLARINDA YOĞUNLUK OLUŞTU

Deprem Bölgesine yardım çağrılarının ardından mahalle muhtarlıkları da teyakkuza geçti. Gece geç saatlere kadar açık olan  Muhtarlıklara mahalle sakinleri tarafından yardım malzemeleri getirildi.

KAMU KURUM VE KURULUŞLARI, STK VE GÖNÜLLÜ İŞ İNSANLARINNDAN ARAÇ VE PERSONEL DESTEĞİ

Öte yandan Karabük’te Kamu kurum ve kuruluşları, Sivil Toplum Kuruluşları (STK  ve gönüllü iş insanlarının desteğiyle deprem bölgesine 328 personel, 14 Ekskavatör Yükleyici, 27 Tır ve Kamyon, 10 Ambulans, 2 İtfaiye, 43 muhtelif araç deprem bölgesine gönderildi.

İLÇELERDE DE VATANDAŞLAR DUYARSIZ KALMADI

Karabük İl Merkezinde olduğu gibi ilçelerde de vatandaşlar yardım çağrılarına duyarsız kalmadı. Vatandaşlar,  İlçe Kaymakamlıkları tarafından oluşturulan  yardım merkezilerine giderek yardım malzemelerini teslim ettiler. Burada bulunan görevliler gelen yardımları tek tek ayırarak kolilere yerleştirdiler.

GÜN BİRLİK OLMA GÜNÜ

Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6’lık depremlerin ardından 10 İlde meydana gelen deprem felaketine duyarsız kalmayan vatandaşlar, “Ülke olarak böyle bir günde birlik olmayacağız da ne zaman birlik olacağız. Acımız çok büyük, Türk Milleti olarak bunu da atlatırız ama şimdi birlik olma zamanı deprem felaketi yaşayan insanlarımızın maddi manevi yanında olmalıyız elimizden gelen yardımı yapmalıyız, yaralarını sarmalıyız” dediler. (Nurettin Acar)

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
ilyaserbayyeni
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
06 Mayıs, 2026 09:40 tarihinde yayınlandı
0

ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEYEN BÜYÜK İHANET!

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, pazarda, dün, yaşlı bir üretici ile sohbet ettim. Davutlar yoluna cepheli 8 dönüm arazisinde; şeftali, mandalina, portakal ve limon üretiyor. Binbir zahmetle ürettiği meyveleri pazarda satarak geçimini sağlıyor.
“Yakın bir gelecekte, sebzeyi ve meyveyi para ile de alamayacağız. Bizden sonrakiler nasıl beslenecekler merak ediyorum” dedi. “Neden?” dedim. Örnekler vererek uzun uzun anlattı. Arkadaşları, komşuları; sebze ve meyve tarımı yaptıkları arazilerini villa karşılığı inşaat şirketlerine satmışlar. Aldıkları villaları satarak yada kiralayarak tarımdan kazandıklarından kat kat fazla gelir elde ediyorlarmış. Buna direnen bir kaç kişi kalmışlar. Arazisine müteahhitler 16 villa teklif etmişler. Bu yüzden çocuklarıyla arası açılmış. “Ben öleyim, bir gün beklemez satarlar bahçeleri” diyor. Arkadaşına bir kaç yıl önce, 10 dönüm arazisine karşılık 20 villa vermişler. “Zengin olunca ne oldum delisi oldu. Elindeki varlık bitmeyecek zannetti, har vurup harman savurdu. Şimdi elinde 2 villası kaldı. Yakındır onlarıda satması” dedi. Toprak geleceğimizdir, candır, hayattır hiç satılır mı? diye de ekledi.

Çok değil, 15-20 yıl önce Kuşadasından Güzelçamlı ya kadar yolun iki tarafı uçsuz bucaksız meyve ve sebze bahçeleri ile kapliydı. Şimdi gidin bakın, beton tarlaları göreceksiniz.

Davutlar ve Güzelçamlı bölgesinde, özellikle ana yol kenarlarındaki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması, bölgedeki ekolojik denge ve tarımsal üretim için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Son gelişmeler, bu alanların geri dönülmez bir şekilde betonlaştığı yönündeki endişeleri haklı çıkarmaktadır.

Tarım arazilerinin inşaata açılması, sadece “yeşil alan kaybı” değil, bir ülkenin geleceğini tehdit eden çok boyutlu bir krizdir. Bu durumun yol açtığı başlıca büyük tehlikeler şunlardır:

1. Gıda Güvenliğinin Yok Olması; en temel tehlike, beslenme kaynağımızın kurumasıdır. Birinci sınıf tarım arazilerinin betonlaşması, tarımsal üretimi düşürür. Bu da gıda arzında azalmaya, dışa bağımlılığın artmasına ve mutfak enflasyonunun kontrol edilemez hale gelmesine neden olur.

2. Geri Dönüşü İmkansız Toprak Kaybı; 1 santimetre kalınlığında verimli toprağın oluşması için doğada yaklaşık 100 ila 1000 yıl gerekir. Üzerine beton dökülen toprak “ölü toprak” haline gelir. İnşaat yapıldıktan sonra o arazinin tekrar tarıma kazandırılması binlerce yıl sürer; yani bu kayıp kalıcıdır.

3. Yeraltı Su Kaynaklarının Kuruması; tarım arazileri, yağmur sularını emerek yeraltı su depolarını (akiferleri) besleyen doğal süngerlerdir. Betonlaşma bu emilimi engeller; su yer altına sızamaz, yüzey akışına geçer ve sele dönüşür. Bu da hem su kıtlığına hem de afetlere davetiye çıkarır.

4. Ekosistemin ve Biyoçeşitliliğin Bozulması; tarım alanları birçok canlı türüne ev sahipliği yapar. Betonlaşma; tozlaşmayı sağlayan arılardan faydalı mikroorganizmalara kadar tüm ekosistemi yok eder. Bu dengenin bozulması, tarımsal zararlıların artmasına ve doğal döngünün kopmasına neden olur.

5. Mikroklima Değişikliği ve Isı Adaları; beton ve asfalt ısıyı hapseder. Geniş tarım arazilerinin yerini binaların alması, o bölgenin yerel iklimini (mikroklima) değiştirerek sıcaklığı artırır. Bu durum hem enerji tüketimini artırır hem de kalan tarım alanlarındaki verimliliği düşürür.

6. Ekonomik Kırılganlık; kendi kendine yetemeyen bir ekonomi, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız kalır. Çiftçinin topraktan kopup kente göç etmesi, işsizlik ve çarpık kentleşme gibi sosyal sorunları da beraberinde getirir.Özetle: Tarım arazisine yapılan her bina, gelecek nesillerin ekmeğinden ve suyundan çalınan bir bedeldir.

Yaşam kaynaklarımızı yok ediyoruz, can damarlarımızı kesiyoruz. Dünyanın en cahil toplumlarında bile böylesi bir ihanet göremezsiniz.

İlyas Erbay