Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
09 Ağustos, 2017 13:38 tarihinde yayınlandı
0

Karabüklü fırıncı silahlı saldırıya uğradı

Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde bir kişi, eşi ve eşi ile yasak aşk yaşadığı iddia edilen fırın işletmecisine 6 el ateş etti. Olayda Eflanili fırın işletmecisi hayatını kaybetti.
Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde fırın işletmeciliği yapan Karabüklü Cevat Taşdelen, yanında çalışan Ümmmühan Yağız’ın eşi tarafından uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Olay sabah saatlerinde Kandıra Akdurak Mahallesi Akçakoca Caddesi üzerinde bulunan ekmek fırınında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Hasan Yağız Adlı kişi, eşi ile yasak aşk yaşadığını iddia ettiği Cevat Taşdelen’in fırınına gitti. Fırına gider gitmez eşi Ümmühan Yağız ve Cevat Taşdelen’e silahını doğrultan Hasan Yağız, 6 el ateş ederek olay yerinden kaçtı. Silahtan çıkan mermilerle yaralanan ikili kanlar içinde yerde kaldı.
Olayı görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ve ambulans sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri Cevat Taşdelen’in hayatını kaybettiğini belirledi. Ağır yaralanan Ümmühan Yağız İse ilk müdahalenin ardından M. Kazım Dinç Kandıra Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Cevat Taşdelen’in cesedi ise savcının yaptığı incelemenin ardından hastane morguna kaldırıldı. Cevat Taşdelen’in daha önce AK Parti Kandıra İlçe Yönetim Kurulu üyeliği görevinde bulunduğu öğrenildi.
Tedavi altına alınan Ümmühan Yağız’ın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenilirken olay sonrası kaçan Hasan Yağız Polis ekiplerince yakalanarak göz altına alındı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
WhatsApp Image 2026 05 06 at 13.29.13
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
06 Mayıs, 2026 13:30 tarihinde yayınlandı
0

Küçük Göztepe Tümülüsü’nde kazılar başladı

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve “en iyi korunan 20 kent” arasında gösterilen Safranbolu’da, tarihi derinleştirecek yeni bir kazı çalışması daha başladı. Barış Mahallesi’nde bulunan Küçük Göztepe Tümülüsü’nde ekipler, geçmişin izini sürmek için sahaya indi.

BİR TARİH KAPISI DAHA ARALANIYOR

Safranbolu Müze Müdürlüğü tarafından başlatılan kazı çalışmalarında, tümülüsün altında yer aldığı düşünülen tarihi yapının ortaya çıkarılması hedefleniyor. Daha önce bölgede incelenen Büyük Göztepe Tümülüsü’nün ardından bu kez gözler Küçük Göztepe’ye çevrildi. İlk değerlendirmelere göre bu alanda tek bir mezar odasının bulunduğu tahmin ediliyor.

KAZILAR BU KEZ DAHA TİTİZ VE BİLİMSEL

Geçmişte Büyük Göztepe Tümülüsü’nde yapılan kazıların atıl kalması eleştirilirken, bu kez sürecin daha planlı ve profesyonel yürütüldüğü belirtiliyor. Yetkililer, kazıların tamamen el işçiliğiyle sürdürüleceğini, kepçe gibi ağır iş makinelerinin kullanılmayacağını vurguluyor.

Uzmanlar, her katmanı dikkatle inceleyerek ilerlerken, elde edilecek buluntuların Safranbolu’nun arkeolojik zenginliğine önemli katkılar sunması bekleniyor. İlk bulgular Frig dönemine işaret etse de kesin sonuçların laboratuvar analizleri sonrası netleşeceği ifade ediliyor.

UYARI LEVHALARIYLA SIKI KORUMA

Kazı alanı çevresinde dikkat çeken bir diğer unsur ise yerleştirilen uyarı tabelaları oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından konulan levhalarda, izinsiz kazı ve müdahalelere ağır cezalar uygulanacağı açıkça belirtiliyor.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında: Tescilli alanlara zarar verenlere 2 ila 5 yıl hapis cezası, izinsiz kazı ve sondaj yapanlara yine hapis ve para cezası, kaçak define arayanlara ise 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.

Ayrıca “Arkeolojik kazı alanıdır, girilmez!” uyarısı da bölgeye girişleri net şekilde sınırlandırıyor.

AYNI HATA TEKRAR EDİLMEYECEK

Daha önce kazısı yapılan Büyük Göztepe Tümülüsü’nün üzerinin kapatılarak kaderine terk edilmesi kamuoyunda tepki çekmişti. Bu kez başlatılan çalışmaların aynı akıbeti yaşamaması ve alanın bilimsel bir yaklaşımla korunarak değerlendirilmesi bekleniyor.

Safranbolu’da atılan bu yeni adım, sadece bir kazı çalışması değil; aynı zamanda kentin binlerce yıllık geçmişine açılan yeni bir pencere olarak görülüyor. Elde edilecek her buluntu, hem bölge tarihine hem de kültürel mirasın korunmasına önemli katkılar sunacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin