Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Haziran, 2025 13:15 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Üniversitesi’nde ilk kez atık ve geri dönüşüm sistemi kuruldu

Karabük Üniversitesi’nde, üniversite genelindeki tüm birimlerde atıkların ayrıştırılarak geri dönüşüm sürecine kazandırılmasını sağlayan “Atık ve Geri Dönüşüm Sistemi” kuruldu.
Karabük Üniversitesi, çevre bilinci ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda önemli bir adım attı. Üniversite genelinde uygulanmak üzere kapsamlı bir Atık ve Geri Dönüşüm Sistemi kuruldu. Bu sistemle tüm birimlerde oluşan atıklar ayrıştırılarak geri dönüşüm sürecine kazandırılıyor.
Üniversite olarak atık ve geri dönüşüm konusuna büyük önem verdiklerini belirten Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, “Çünkü dünyanın kaynakları sınırsız değil. Sınırsız olmayan bu kaynakları dikkatli bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Özellikle geri dönüştürülebilir olanları mutlaka geri dönüşüm sistemine dahil etmeli, atık üretimini en aza indirecek şekilde planlamalı ve uygulamalıyız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın atık ve geri dönüşüm konusuna büyük bir hassasiyet gösterdiğini vurgulayan Kırışık, “Ülkemizin bu alanda önemli bir gelir elde etmesini, kaynaklarının dikkatli kullanılmasını ve geri dönüştürülmesini istiyor. Aynı şekilde Emine Erdoğan Hanımefendi öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Projesi de kamu kurumları ve özel sektör tarafından yaygın şekilde uygulanmaya çalışılıyor. Bu çok büyük ve önemli bir projedir” ifadelerini kullandı.
Bu kapsamda Karabük Üniversitesi olarak özgün bir sistem kurmak üzere çalışma başlattıklarını duyuran Kırışık, şu bilgileri verdi:
“Bu doğrultuda Türkiye’de bu alanda en başarılı kurumlarla görüştük, yerinde incelemelerde bulunduk. Örneğin, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi atık ve geri dönüşüm konusunda Türkiye birincisi olmuş, önemli bir başarıya imza atmıştır. Biz de ekibimizle birlikte bu üniversitenin atık ve geri dönüşüm sistemini inceledik. Onların öneri ve yönlendirmelerini dikkate alarak üniversitemizde daha da gelişmiş bir sistemi kurmaya çalıştık.”
Yaklaşık altı aydır bu proje üzerinde çalıştıklarını dile getiren Kırışık, 30 Ocak’ta başlatılan pilot uygulamaların ardından sistemin üniversite geneline yayıldığını söyledi.
Sistemin detaylarına da değinen Kırışık, “Kâğıt, cam, metal, plastik, atık yağlar, atık piller gibi birçok farklı alanda geniş kapsamlı bir geri dönüşüm hizmeti sunuyoruz. Kurduğumuz merkezi bu sistemin başlangıç noktası olarak değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu.
Bu sistemin sadece üniversite ile sınırlı kalmayacağını ve Karabük genelinde yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini aktaran Rektör Kırışık, “Belediyelerimiz, valiliğimiz ve diğer kurum ve kuruluşlarla iş birliği yaparak bu sistemin Karabük’te de benimsenmesini ve yaygınlaştırılmasını arzu ediyoruz. Böylece geri dönüşüm konusunun ülkemizde daha fazla önemsenmesini sağlayabiliriz” diye konuştu.
Atıkların çevreye olan zararına da dikkat çeken Kırışık, “Bir adet atık pil toprağı kullanılamaz hale getiriyor. Bir litre sıvı atık yağ, tonlarca suyu kirleterek kullanılmaz hale getiriyor. Bu tür atıkların temizlenmesi çok büyük maliyetlere yol açıyor. Su kaynaklarımız, topraklarımız ve verimli alanlarımız sınırlı. Bu nedenle atık ve geri dönüşüm konusunda duyarlılığa büyük ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.
Kurulan Atık ve Geri Dönüşüm Koordinatörlüğü ile birlikte sistemin sürdürülebilirliğini sağlamayı hedeflediklerini belirten Rektör Kırışık, sözlerini şöyle tamamladı:
“Uzun vadede bu sistemi adım adım susuz bırakmayan, sürdürülebilir bir sisteme dönüştürmeyi hedefliyoruz. Karabük’e nasıl uyarlanabileceğini araştırıyoruz. Hedefimiz, dünyada en gelişmiş sıfır atık sistemlerinden birini kurmak. Yeni yöntemler, yeni modeller geliştirerek bu alanda örnek olmayı istiyoruz. İnşallah bu süreçte de başarılı olacağız ve Karabük, Türkiye’ye örnek olacak bir model haline gelecektir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
w2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
14 Mayıs, 2026 10:35 tarihinde yayınlandı
0

SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !

Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.

ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.

Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.

Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.

Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.

Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.

Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!

Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.

İlyas Erbay