Karabük Postası tarafından
23 Mayıs, 2022 14:17 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Karabük, SAFRANLI Kahvesi ile Los Angeles’ta

Türk kahvesinin tanıtımı amacıyla hazırlanan “Başlangıç: Anadolu'nun Türk Kahvesi Öyküleri” belgeseli, ABD’nin Los Angeles şehrindeki Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosluğu’nda gösterildi. Belgeselde UNESCO Miras Listesinde yer alan Safranbolu İlçesinin SAFRANLI Kahvesi de yer aldı. ABD Turkish Coffee Lady Vakfı'nın Türk kahvesinin öyküsünü tüm dünyaya duyurmak için hazırladığı “Başlangıç: Anadolu’nun Türk kahvesi Öyküleri” belgeselinin Amerika turu devam ediyor. Belgesel, Washington ve New York’tan sonra bu kez Los Angeles şehrinde Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosluğu’nda gösterildi. Türk kahvesinin 500 yıllık kültürünü anlatan belgeselin özel gösterimine Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosu Sinan Kuzum, eşi Alina Kuzum, Turkish Lady Coffee Vakfı Başkanı Gizem Şalcıgil White, mikro sanatçısı Hasan Kale, oyuncu Boran Kuzum ve seyahat muhabiri Lisa Niver’in yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Başkonsolos Sinan Kuzum, Türk kahvesini Amerika’da tanıtmaktan gurur duyduklarını ve Türk kahvesinin her yerde tanıtımı için destek vereceklerini söyledi. Ödüllü seyahat muhabiri Lisa Niver ise konuşmasında kültürleri birleştirmenin ve yeni kültürleri keşfetmenin önemini vurguladı. Konuşmasının ardından Lisa Niver’e Türk Hava Yolları tarafından Türkiye'ye ücretsiz uçak bileti hediye edildi. "TÜRK KAHVESİ KÜLTÜR MİRASIMIZ" Turkish Coffee Lady Vakıf Başkanı Gizem Şalcıgil White konuşmasında, Türk kahvesinin dünyada eşi benzeri olmayan çok önemli bir kültür mirası olduğunu ve Turkish Coffee Lady Vakfı’nın milli değer olan Türk kahvesinin bilinirliğini ABD’de arttırmak amacıyla kurulduğunu ifade etti. Gizem White, New York, Washington, Los Angeles ve San Diego’dan sonra Boston, Florida ve San Francisco’da mikro art sanatçısı Hasan Kale’nin gösterileri eşliğinde Türk kahvesi sunumları ve Türk mutfağının tanıtımının yapılacağını duyurdu. Gecede ayrıca Türkiye’nin mikro sanatçısı Hasan Kale, İstanbul’un siluetini kabak çekirdeği üzerine resmederek bir gösterisi sergiledi. Türk kahvesi ve belgeseli Los Angeles’tan sonra 24-25 Mayıs tarihlerinde San Diego’da düzenlenecek Türk Festivali’nde ABD’lilerin beğenisine sunulacak. BELGESELİN ÇEKİMLERİ 8 ŞEHİRDE YAPILDI Türk kahvesini tanıtan belgeselin çekimleri Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep, Ege, Kapadokya, Safranbolu, İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirildi. Türk kahvesinin uluslararası tanıtımı için hazırlanan yapımda Mardin’de dibek, Şanlıurfa’da mırra, Gaziantep’te menengiç, Karabük’te safranlı, Nevşehir’de közde, Ankara’da kumda, İzmir’de damla sakızlı ve İstanbul’da geleneksel Türk kahvesi üzerine özel çekimler yer alıyor. Cinec Film, Brokoli Yapım ve Karen Yapım iş birliğinde hazırlanan belgeselin yapımcılığını Selen Almaç üstlenirken, yönetmen koltuğunda ise Cihat Bilen ve Mehmet İsmail Çeçen yer aldı. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Şubat, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Dünya Sulak Alanlar Günü’ne OMÜ’den bilimsel katkı: Kızılırmak Deltası kitapla anlatıldı

Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Kızılırmak Deltası, Dünya Sulak Alanlar Günü’nde yayımlanan kapsamlı bir bilimsel eserle mercek altına alındı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğretim üyeleri Prof. Dr. Cevdet Yılmaz ve Prof. Dr. Ali Kemal Ayan’ın editörlüğünü yaptığı "Kızılırmak Deltası-Doğa ve İnsan" adlı kitap, 25 bilim insanının katkısıyla 15 bölümden oluşuyor.
Sulak alanlar ve yayınladıkları kitap hakkında bilgi veren OMÜ Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Her yıl 2 Şubat’ta kutlanan Dünya Sulak Alanlar Günü, dünyadaki göller, sulak alanlar ve sucul ortamlara dikkat çekmek adına biz bilim insanları için önemli bir fırsattır. Sulak Alan kavramı; nehirler, göller, bataklıklar, sazlıklar, geçici su birikintileri, turbalıklar ve bataklıklar gibi habitatları kapsar. Sulak alanlar yeryüzündeki en hassas ekosistemlerin başında gelir. Biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesinde, suyun doğal filtrelemesinde, yeraltı suyu rezervlerinin dengelenmesinde ve özellikle kuşlar başta olmak üzere canlılar için yaşam alanı olarak hayati rol oynarlar. Bu kadar önemli ve hassas ekosistemler olmalarına karşılık sulak alanların da karşı karşıya olduğu birçok problem vardır. Bunların başında tarım arazisine dönüştürmek için kurutma, hızlı kentleşmeye bağlı olarak iskâna açma, altyapı projeleri sonucu atıklarla kirletilmeleri gelir. Günümüzde en önemli tehdit ise iklim değişimi sonucu gerçekleşmekte olan kuraklık tehdididir. Sulak alanların uluslararası düzeyde tanınması ve korunması yolunda atılan en önemli adım, 1971’de İran’ın Ramsar kentinde imzalanan Ramsar Sözleşmesi’dir. Türkiye, 1994’te bu sözleşmeye taraf olmuş ve hâlihazırda 14’ü Ramsar Alanı statüsünde olmak üzere ülkemizde yaklaşık 136 sulak alanı koruma altına almıştır" dedi.

"Türkiye’deki en önemli Ramsar alan Kızılırmak Deltası"
Türkiye’de yer alan en önemli Ramsar alanın Kızılırmak Deltası olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Kızılırmak Deltası aynı zamanda UNESCO Dünya Doğal Miras Alanları listesine girmek için aday bir sahadır. Bizler 25 bilim insanı olarak 15 Bölümde Kızılırmak Deltası’nı en kapsamlı şekilde araştırarak bu eseri meydana getirdik. Kitap Ondokuz Mayıs Üniversitemiz tarafından yayınlanmış güzel bir tevafuk olarak da bugün yani 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nde üniversitemiz kütüphane görevlileri aracılığıyla matbaadan elimize ulaşmış bulunmaktadır. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, kitabın Samsun’a ve bilim camiasına hayırlı olmasını diliyoruz. Bu kitap UNESCO Dünya Miras Listesi’ne aday olan Kızılrmak Deltası ile ilgili olarak bugüne kadar yayınlanan en kapsamlı çalışmalardan biri olup, Kızılırmak Deltası’nın UNESCO adaylık sürecine güçlü bir katkı sunacağına inanıyoruz" diye konuştu.

"Araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyoruz"
Kitabın diğer editörü ve aynı zamanda bölüm yazarlarından biri olan OMÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan da kitapla ilgili olarak, "2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü vesilesiyle Ondokuz Mayıs Üniversitemizin 177. yayını olarak yayımlanan bu eser, bilim camiasına nitelikli bir kaynak sunmanın yanı sıra, sulak alanların korunmasına yönelik farkındalığın artmasına da katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Doğa ile insan arasındaki hassas dengeyi merkeze alan bu çalışma, gelecek kuşaklara aktarılması gereken ortak bir mirasın bilimsel belgesi niteliğindedir. Bu eserin, Kızılırmak Deltası başta olmak üzere tüm sulak alanların korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusunda araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyor; hazırlanmasında emeği geçen tüm bölüm yazarı hocalarımıza ve katkı sağlayıcılara teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin