Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
16 Kasım, 2019 12:34 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Kızılay Kan Merkezi Kan ihtiyacının %96’sını karşılıyor

Karabük Kızılay Kan Merkezi Müdürü Dr. Serkan Kahveci, Kızılay kan merkezi olarak kan ihtiyacının yüzde 96’sını karşıladıklarını belirterek, bu konuda duyarılık gösteren tüm vatandaşlara teşekkür etti.

Sadece Karabük değil Bartın’a hizmet verdiklerini anlatan Kahveci “Kan bağışında gönüllülük esas. Yani biz bir emaneti teslim alıyoruz. Aldığımız kanlar gerekli tahlillerden geçtikten sonra işlenip kırmızı kan, beyaz kan, plazma olarak ayrılıyor ve ihtiyaca göre dağıtıma çıkıyor. Bölge olarak Düzce’ye bağlıyız. Bölge kan merkezine günlük kan ihtiyaçları bildiriyor. Bölge kan merkezide elindeki imkanlar ölçüsünde sistem üzerinde dağıtım yapıyor. Şu anda kan ihtiyacının yüzde 96’sını karşılamaktayız” dedi

Sıcak kan ihtiyacında Kızılay’ın bir fonksiyonu olmadığını direkt alınıp verilmesi gerektiğini belirten Kahveci “Bazı durumlarda özellikle bypass ameliyatlarında sıcak kan ihtiyacı oluyor. Bu durumda bizim bir fonksiyonumuz olmuyor. Direk kişiden alınıp verilmesi gerekiyor. Diğer yandan biz sadece Karabük merkezli değil, Bartın’a da hizmet veriyoruz. Bartın’da kan merkezi olmadığı için burada belirli günlerde mesai mefhumu gütmeden hizmet veriyoruz. Amacımız yüzde 96’larda olan kan ihtiyacını karşıma oranını yüzde 100’lere çakırmak.” dedi

DUYARLILIK BEKLİYORUZ

Diğer yandan bazı günlerde çarşı merkezinde belirli noktalarda mobil araçla çalışma yaptıklarını ve zaman zaman olumsuzluklarla karşılaştıklarını ifade eden Kahveci “Sahada çalıştığımız günlerde zaman zaman olumsuz bir takım şeylerle karşılaşıyoruz. Mesela “Yine mi buraya tezgah açtınız” Dükkanımızın önünü kapatıyorsunuz” kimi serzenişler. Bunlar bizi üzüyor. Biz insanımıza daha çok hizmet, ihtiyaç olan kanı alıp, kan bekleyen hastaya ulaştırmak için çabalıyoruz. Bu yüzden biraz daha duyarlılık bekliyoruz. Tüm arkadaşlarımızla kutsal bir görev için, mesai mefhumu gütmeden gerçekten gönülden çalışıyoruz” dedi

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin