Karabük Postası tarafından
30 Ağustos, 2014 16:39 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum Sayısı: 0

Karabük Havaalanı İstiyor

Karabük Üniversitesi bünyesinde kurulan Sivil Havacılık Yüksek Okuluna paralel olarak çalışmaları daha önceden başlayan ve yapılma aşamasına gelen Havaalanı ile ilgili Siyasilerin işi hızlandırması istendi. Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sedat Namal;  “İllere yapılan yatırımlarda öncelikli aranan özelliklerin arasında enerji, yer tahsisi, ulaşım ve liman gelmekteydi. Limanla ve yer tahsisleriyle ilgili herhangi bir sıkıntımız yok ama ulaşım noktasında  yurt dışı yatımcıları öncelikle hava yolu ulaşımı, yani havaalanlarının olmasına bilhassa önem veriyorlar” dedi. Karabük Üniversitesi bünyesinde kurulan Sivil Havacılık Yüksek Okuluna paralel olarak çalışmaları daha önceden başlayan ve yapılma aşamasına gelen Havaalanı ile ilgili Siyasilerin işi hızlandırması istendi. Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sedat Namal Havaalanın Karabük için çok önemli bir faktör olduğunu belirterek, Sivil Havacılık Yüksek Okuluna paralel olarak yapılacak olan Havaalanı konusunda AK Parti İktidarına büyük iş düştüğünü söyledi. Oda olarak havaalanı konusunda Karabük Üniversitesinin havaalanı ile ilgili yaptığı çalışmaya destek verdiklerinin altını çizen Namal; Geçtiğimiz hafta kendisinin de  katıldığı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği  İşadamları Konseyi ve yurt dışından gelen yatırımcı işadamlarıyla beraber yaptıkları  toplantıda İllere yapılan yatırımlarda öncelikli aranan özelliklerin arasında enerji, yer tahsisi, ulaşım ve liman geldiğini belirterek, “Karabük’te limanla ve yer tahsisleriyle ilgili herhangi bir sıkıntımız yok ama ulaşım noktasında bu yurt dışı yatımcıları öncelikle hava yolu ulaşımı, yani havaalanlarının olmasına bilhassa önem vermektedirler” dedi. TSO Başkanı Sedat Namal konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olarak benim geçen hafta için katıldığım Uluslar arası İşadamlarının Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin Üyelerinin İşadamlarının katıldığı toplantılarda yatırım olacak yerlerde genellikle hazır arsaların, OSB’lerin, Limanların ve özellikle de ulaşımın sorunları ön plana çıkmaktaydı, onunla ilgili de biz Filyos Limanı konusunda çalışmalarımızı yaptık, Filyos Limanı noktasında ileriye dönük yatırımcılar gelebilir ancak ulaşım noktasında AK Parti Hükümetinin yollara verdiği önem ortada yolla ulaşım noktasında herhangi bir sıkıntı yok ama tabiî ki teknolojiye, zaman ayak uydurmak için de mutlaka İllerde Havaalanlarının da olması şart çünkü insanlar artık zamanla yarıyor, programlarını ona göre yapıyor ve bu hem Sanayici için, hem Turizm Sektörü için, hem Allah vermesin, cenaze için, için düğün için, dernek için ulaşım olmazsa olmaz bu noktada da bildiğimiz kadarı ile havaalanı çalışmaları vardı, belirli bir aşamaya geldi, biz Ticaret ve sanayi Odası olarak bu noktada üzerimize düşen bütün görevi yaparız, destekleriz, çünkü bir ilde ve bölgede yatırım yapılmada öncelikli koşullar arandığı zaman arsa, ulaşım, liman, enerji bunlar öne çıkıyor diğerlerinde bir sıkıntımız yok ama ulaşım noktasında Havaalanı da olmazsa olmazımız diye düşünüyorum. Uluslar arası Havaalanının olması Karabük’te mümkün değil, yani biraz daha objektif olmamız lazım. Ama bildiğim kadarıyla da Karabük Üniversitesinin Sivil Havacılık Yüksek Okulu var orada da bir havaalanı çalışmaları yapılıyordu zaten tabi onun biraz daha iyileştirilerek o projenin devam etmesi Karabük’e artı fayda kazandıracaktır. Hem bunu sportif alanlarda, hem turizm alanlarında ama biz özellikle işadamlarımızın ziyareti yani diyelim ki Kars, Edirne, Şanlıurfa, İzmir Oda Başkanlarıyla ilgili bir toplantı yapacak olsak Karabük’e ulaşımı hesap edin, yani Ankara’ya, Ankara’dan buraya, veya Kastamonu’ya. Onun için ben bu noktada biraz daha siyasilerimizle beraber, biz de Ticaret ve Sanayi Odası olarak destekleyerek bu projelerin hız kazanması noktasında her zaman destekçisi oluruz. TSO olarak bizim katkımız havaalanının yapımında, yer tahsisinde, projelerinin takibinde olmaz, onun ilgili kurumları vardır üniversite yapıyorsa Rektörlük o işi organize eder, bürokratik noktalarda da siyasilerimiz devreye girer sadece biz oranın yoğunlaşmasını, işadamlarımızın Karabük’e gelmesini, organizasyonları yaparken hava yoluyla gelinebilir olduğunu da belirterek buraya bir katma değer, güç katarız diye düşünüyorum.”      
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Fevzi Aydın tarafından
29 Temmuz, 2025 13:02 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum Sayısı: 0

DOĞAL MÜCADELE…

Günümüzde insanoğlunun, doğayla mücadele alanları hızla artıyor…
Tamamına yakını, dikkatsizlik, ihmal ve insan kaynaklı orman yangıları, sosyo-ekonomik hayatın da en büyük tehlikesi olarak görülmekte…
Doğal afetler tüm dünyanın en büyük sorunu…
Deprem, Yangın, Sel, Hortum, Çığ, Kasırga, Heyelan, Yanardağ ve diğer doğal afetler…
Bazı doğal afetleri önceden kestirmek imkânsız…
Doğal afetlerin bazıları ise ihmal, dikkatsizlik, insan kaynaklı, kazalar, tabiat olayları ve bilgisizlik…
Ülkemizde çıkan yangınlarının çoğunluğu ise, insan kaynaklı olarak sınıflandırılmakta…
Karabük tarihinin en büyük orman yangınını yaşıyor…
Bir hafta önce başlayan yangınlar, Karabük’ün değişik bölgelerine sıçrarken, tam olarak kontrol altına alınabilmiş değil…
Karabük’le başlayan, ülkenin dört bir yanında art arda çıkan orman yangınları, ülke gündemini, hızla çoğalan yangınlara çevirdi…
Yüzölçümüne düşen ormanlık alan bakımından, Türkiye'de birinci sırada yer alan Karabük, sahip olduğu "orman denizi" ile dünyada pek az ormanda görülebilecek kadar, çok sayıda ağaç ve bitki türünü bünyesinde barındırıyor…
Doğal afetlerle mücadele, ülkelerin çok iyi koordine olması gereken konulardan birisi olmalı…
Ülkenin sosyo-ekonomik bakımdan güçlü olması, doğal afetlerin ülkeye verdiği zarar ile de ölçülebilir…
Türkiye’de, birinci sırada yer alan, çok sayıda ağaç ve bitki türünü barındıran, orman denizi, Karabük ormanları için özel önlem alınmalı…
Günümüzde Türkiye’de doğal afetlerin yönetilmesi, AFAD İçişleri Bakanlığına bağlı, doğal afetler ise ayrı ayrı bakanlıklar tarafından yapılmakta…
Türkiye’de doğal afetlerin takibi ve önlenmesi, ayrı ayrı mücadele yerine, Doğal Afetler Bakanlığı bünyesinde organize ve koordine edilmeli…
İlgili bakanlıklarca, alt ve üst yapıların, doğal afetlerden en az etkilenecek şekilde, yapılması sağlanmalı…
Afetlerle mücadele için, Doğal Afetler Bakanlığının, tam teçhizat donatılarak, olaylara müdahalenin tek merkezden kontrolu ile daha başarılı sonuç alınabilir…
Aynı zamanda Doğal Afetler Bakanlığı, ilgili bakanlıkların, doğal afetleri zafiyete uğratacak çalışma ve yapılarına anında müdahale ederek, oto kontrol sağlanır…
Geçmişten günümüze doğal afetlerin, dünyada ve Türkiye’de, yaptığı tahribatı görmezden gelerek, günübirlik mücadele ile çözülemeyeceği kabul edilmeli…
Bugün Karabük, tarihinin en büyük orman yangını yaşamakta…
Ülke genelinde, Doğal Afetler ile mücadele için sistem ve strateji geliştirilmezse, daha çok doğal afetlere davetiye çıkarılacaktır…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.