Reklam
Reklam

Karabük Hatem Okullarında Sınav Kaygısı Artık Yok

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
19 Nisan, 2017 12:47 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Hatem okulları bünyesinde hazırlanan TEOG’da sınav kaygısı temalı konferans yapıldı. Konferansta okulun halkla ilişkiler sorumlusu Aysel Alper neden Hatem okullarını tercih etmeliyiz sorularını cevaplarken, okulun rehber öğretmeni M. Gizem Gülen sınav kaygısı ile ilgili öğrenci ve velilere açıklamalar yaptı. Konferans Kastamonu’dan gelen yaşam koçu ve kahkaha terapisti olan Ayşegül Soylu Muslu ile devam etti. Katılım sağlayan öğrenciler, veliler yapılan çalışmalar ve Ayşegül Hoca’nın söylemlerinden hem çok etkilendiler hem de çok eğlendiler. Sınav kaygısı’nın aile ile çok orantılı olduğunu söyleyen Ayşegül Soylu; aile için sınavın ne anlam ifade ettiğini, sınava yönelik tutum ve yaklaşımlar üzerine, çocuktan beklenilen yüksek performansın olumsuz yönleri, sınavı bir araç değil bir amaç üzerine gördüklerini ve sıklıkla ailelerin kendi kaygılarını çocukların üzerine yansıtmamaları ile ilgili ailelere bilgiler verdi, Öğrenciler için de sınav boyunca neyi nasıl yapacağımızı değil de daha çok sınav boyunca bildiğim ve çalıştığım soruları ne kadar rahat ve sakin çözebileceğimizi anlattı. Soylu, “Soruyu gördüğünüz anda cevabı işaretlediğinizi ve adeta bir refleks olarak doğruyu bulduğumuzu düşündüğümüzde hatta sınav sırasında dışarıda sizleri bekleyen ailenize sınavın iyi geçtiğini müjdelediğinizi zihinde canlandırdığınızda bu süreç sizleri rahatlatacaktır” iyerek öğrenci ve velileri kaygıdan uzaklaştırdı. Hatem okullarının gerçekleştirdiği konferansa dışarıdan da ilgi bir hayli fazlaydı. 5.6.7 ve 8.sınıf öğrencilerin ve velilerin katılımı ile gerçekleşen konferans kahkaha terapisi ve nefes egzersizlerine geçildi ve tüm salon neşe dolu kahkalar attı. Keyifli geçen iki saatin ardından Ayşegül Soylu Muslu’ya çiçek taktimi ile program son buldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gwa
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Haziran, 2026 11:33 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.

Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.

Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.

Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır

Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.

Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.

Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.

İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.

İlyas Erbay