Reklam
Reklam
VVV
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
16 Nisan, 2025 11:28 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Genç Sağlık Sen, Sağlık Çalışanlarının Güçlü Sesi Olmaya Devam Ediyor

Karabük Genç Sağlık Sen, 1. Olağan Genel Kurulunu büyük bir başarıyla tamamladı.

Şube Başkanı Hidayet Güler ve Başkan Yardımcısı Şadiye Yıldırım, gazetemizi ziyaret ederek sendikanın Karabük’teki hızlı yükselişi ve sağlık çalışanlarının hak mücadelesindeki kararlı duruşu hakkında önemli bilgiler paylaştı.

“HAK VERİLMEZ, ALINIR!” İLKESİYLE YOLA ÇIKTIK

Genç Sağlık Sen Karabük Şube Başkanı Hidayet Güler, sendikanın misyonunu şu sözlerle özetledi: “2022’de ‘Hak verilmez, alınır’ ilkesiyle yola çıktık. Türkiye’de sağlık çalışanlarının haklarını gerçek anlamda savunan tek sendika olma hedefiyle hareket ettik ve kısa sürede Türkiye’nin en büyük 3. sağlık sendikası olmayı başardık. Karabük’te ise sağlık çalışanlarının güvenini kazanarak bölgenin en etkin sendikal gücü haline geldik.”

Genç Sağlık Sen’in  sağlık çalışanlarının yanında güçlü bir temsil sunduğunu ifade eden Başkan Güler, “Genç Sağlık-Sen olarak siyaset üstü bir duruş sergileyerek sadece üyelerimizin çıkarlarını gözetiyoruz. Genç ve Dinamik Kadromuz ile  geleneksel sendikacılığa yeni bir soluk getiriyoruz. Şeffaf Yönetim anlayışı ile her kuruşun hesabını veriyoruz. Yerinde ve Hızlı Çözümler ile  Üyelerimizin her an yanında oluyor” diye konuştu.

“BAYRAĞIMIZA VE DEVLETİMİZE BAĞLILIK, TEMEL TAŞIMIZDIR”

Genel Başkan Osman Kaya’nın sözlerine de atıfta bulunan Güler, “Bayrağımıza ve devletimize olan bağlılığımız, sendikal mücadelemizin temel taşıdır. Hem üyelerimizin haklarını koruyor hem de ülkemizin güçlenmesi için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.

KARABÜK’TE ETKİN TEMSİL, ÜLKE ÇAPINDA REKOR BAŞARI

Karabük Genç Sağlık Sen, sağlık çalışanlarının haklarını savunma noktasında güçlü bir duruş sergileyerek adından söz ettiriyor. Sendikanın genç ve dinamik kadrosu, sadece yerel düzeyde değil, ulusal çapta da fark yaratıyor. Özellikle Genç Sağlık Sen Hukuk Servisi, ülke çapında en yüksek dava kazanma oranıyla dikkat çekiyor. Bu başarı, sendikanın sağlık çalışanlarının haklarını koruma konusundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Karabük’ün sağlık camiasında öncü bir rol üstlenen Genç Sağlık Sen, hem yerel hem de ulusal düzeyde sağlık çalışanlarının en güçlü temsilcisi olmaya devam ediyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin