Reklam
Reklam

Karabük Belediye Başkanı Çetinkaya: “Bu toprakları yeniden yeşerteceğiz”

666666666666
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Temmuz, 2025 10:44 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, 5 gündür devam eden orman yangınlarına müdahalede karadan ve havadan yoğun çaba sarf edildiğini belirterek, “Bu toprakları yeniden yeşerteceğiz, köylerimizi tekrar inşa edeceğiz” dedi.
5 gündür devam eden orman yangınlarına ilişkin açıklama yapan Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, yangının başladığı ilk andan itibaren sahada olduklarını, Karabük‘ün Üçbaş, Kamış, Boyalı, Tandır, Mehterler ve Cemal Ovası gibi birçok noktasında cansiperane bir mücadele verildiğini ifade etti. Çetinkaya, yangının ormanlık alanlarla birlikte yaban hayatını da olumsuz etkilediğini belirterek, “Şu ana kadar çok şükür köylerimizde can kaybı yaşanmadı. Tüm küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarımız tahliye edildi, köylerin güvenliği sağlandı” dedi.
Yangının farklı noktalarda halen devam ettiğini söyleyen Çetinkaya, Tandır, Mehterler ve Avdan Yaylası’nda uçak ve helikopterlerle, Cemal Ovası’nın üst bölgesinde ise greyder ve dozerlerle müdahalenin sürdüğünü aktardı. Çetinkaya, Üçbaş’tan Davutlar’a kadar olan alanda yangının sıçramasını önlemek için gerekli tüm önlemlerin alındığını da kaydetti. Sosyal medyada yayılan bazı asılsız bilgilere tepki gösteren Çetinkaya, “Yangının köylere ulaştığı ya da hava araçlarının kullanılmadığı gibi doğru olmayan paylaşımlar yapılıyor. Oysa devletimizin tüm unsurları sahada. Bakan yardımcılarımız, valimiz, milletvekillerimiz, teknik ekiplerimiz gecesini gündüzüne katıyor” diye konuştu.
Yangınla mücadelenin teknik ayrıntılarına da değinen Çetinkaya, İHA’lar aracılığıyla anlık ısı haritalarının izlendiğini, riskli bölgelere göre müdahalenin yönlendirildiğini söyledi. Vatandaşlara dikkatli olmaları yönünde çağrıda bulunan Başkan Çetinkaya, “Anız yakma, bağ-bahçe atıklarını yakma, sigara izmaritlerini söndürmeden doğaya atma gibi eylemler çok ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Ormanlar hepimizin. Bizi büyüten bu toprakların alevler içinde olması her Karabüklüyü derinden yaralıyor” dedi.
Tahliye sürecinde bazı vatandaşların evlerini terk etmek istemediğini ifade eden Çetinkaya, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ait yurtlar ile kamu misafirhanelerinin halkın kullanımına açıldığını, hayvanların da güvenli bölgelere sevk edildiğini aktardı. Çetinkaya, “Bu köyler bizim yerli köylerimiz. Vatandaşlarımızın yakınları merkezde ya da çevre ilçelerde yaşadığı için barınmada sıkıntı yaşanmadı” diye konuştu.

“Ev yapılır, ağaç dikilir ama bir canı geri getiremeyiz”
Yangınlarda en büyük önceliklerinin can kaybını önlemek olduğunu vurgulayan Çetinkaya, “Ev yapılır, hayvan alınır, ağaç dikilir ama bir vatandaşımızı ya da bir kuzumuzu bu lanet alevlere kurban vermemek tek arzumuz” ifadelerini kullandı.

“Bu mücadelenin kazanamayacağı hiçbir şey yok”
Yangınla mücadelenin sadece Karabük‘e değil, Türkiye’ye örnek bir dayanışma ruhu içinde sürdüğünü söyleyen Başkan Çetinkaya, “Karabük‘ün yüzde 70’i ormanlık alan. Kayalık yapıda, reçineli çam ağaçlarının olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu da yangınla mücadeleyi zorlaştırıyor. Ancak bu beladan birlik ve beraberlik içinde çıkacağımıza inanıyoruz” dedi.
Çetinkaya açıklamasını, “Geçmiş olsun. Rabbim bu felaketi bir daha yaşatmasın” sözleriyle tamamladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin

1 kişinin öldüğü, 147 kişinin zehirlendiği su davasında 6. duruşma

1 kisinin oldugu 147 kisinin zehirlendigi su davasinda 6 durusma 2QVRyEOx
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Haziran, 2026 16:30 tarihinde yayınlandı
0 0

Bolu’nun merkeze bağlı Yuva köyünde 2022 yılında 1 kişinin hayatını kaybettiği, 147 kişinin ise hastaneye kaldırıldığı su kaynaklı zehirlenme olayına ilişkin açılan davanın 6’ncı duruşması, savcılık mütalaasının hazırlanması gerekçesiyle ertelendi. Mağdur avukatı, içme suyu hattına zarar verdiği öne sürülen tıbbi atık taşıma ruhsatlı bir nakliye firmasının incelenmediğini iddia ederken, zehirlenme sonucu iki böbreğini kaybeden 17 yaşındaki gencin annesi adaletin tecelli etmesini talep etti.

Kurban Bayramı’nda (2022) meydana gelen olayda Eyüp Ertem hayatını kaybetmiş, aralarında çocukların da bulunduğu 147 kişi kanlı ishal, mide bulantısı ve böbrek yetmezliği şikayetleriyle tedavi altına alınmıştı. Olayın ardından açılan davada; İl Özel İdaresi Su ve Kanal Hizmetleri Müdürü M.A.A., İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Ü.B., köy muhtarı M.E. ile hemşireler B.K. ve F.İ. olmak üzere toplam 5 sanık yargılanıyor.

“Olayın sebebi henüz açıklanamadı”

Mağdur avukatlarından Tunahan Sarıalan, olayın üzerinden yaklaşık 4 yıl geçmesine rağmen zehirlenmenin kesin nedeninin henüz tespit edilemediğini söyledi. Söz konusu yayla suyunun 4 farklı mahalleye gittiğini ancak vakaların yalnızca Yuva köyü Çaydurt Mahallesi’nde görüldüğünü vurgulayan Sarıalan, “Davamız yaklaşık 20 gün sonra 4. yılına girecek. Bu 4 yılda Yuva köyü zehirlenme dosyalarıyla alakalı kesin olarak, ’Şuradan gerçekleşmiştir’ veya ’Bu zehirlenme olayı kesin olarak şu sebeple meydana gelmiştir’ gibi bir açıklama henüz yapılmadı. Olayın sebebini dahi henüz açıklayamadılar. Olaya ilişkin yayla suyu deniyor. Ancak bu yayla suyu 4 farklı mahalleye birden gidiyor. Zehirlenme yalnızca Yuva köyü Çaydurt Mahallesi’nde gerçekleşiyor. Ayrıca bu zehirlenme, yaylacı dediğimiz insanların yaylada bulunduğu dönemde meydana geliyor. Yaylada bulunan insanlar da bu sudan zehirlenmiyor. Kimse bu sudan zehirlenmezken yalnızca Çaydurt Mahallesi’nin zehirlendiği görülüyor” dedi.

“Bu nakliye şirketinin raporlarla içme suyu hattını 3 defa patlattığı belli”

Zehirlenmelere neden olabilecek tıbbi atık taşıma ruhsatlı nakliye firmasının incelenmediğini savunan Avukat Sarıalan, şu ifadeleri kullandı:

“7 Temmuz 2023 tarihinde bilirkişi raporu bize tebliğ edildi. 12 Temmuz’da ise hem iddianame hem de takipsizlik kararları yazıldı. Yani 778 sayfalık bir raporun iddianamesi 5 günde yazılamaz. 5 günde takipsizlik kararları hazırlanamaz. Olaya ilişkin tevsi-i tahkikat talebimiz oldu. Ancak bu talebimiz de mahkeme tarafından değerlendirmeye alınmadı. Burada açıkça göz ardı edilen bir nakliye şirketi var. Bu nakliye şirketinin raporlarla içme suyu hattını 3 defa patlattığı belli. Ayrıca bu nakliye şirketinin atık taşıma belgesi olduğunu da sonradan öğrendik. Bu belgeye ilişkin ne soruşturma aşamasında ne de kovuşturma aşamasında herhangi bir inceleme yapılmadı. Soruşturma aşamasındaki bu raporla dosya bitirilemez. Olaya ilişkin tevsi-i tahkikat talebimizin kabulünü bekliyorduk. Ancak mahkeme tüm taleplerimizi reddetti ve dosyayı mütalaaya gönderdi.”

“Oğlum iki böbreğini kaybetti, her gün 12 saat diyalize giriyor”

Zehirlenme olayı nedeniyle 17 yaşındaki oğlu Yiğit’in iki böbreğini kaybettiğini belirten 43 yaşındaki anne Nursel Gülen ise mahkeme sürecinden bir an evvel sonuç beklediklerini dile getirdi. Gülen, “Yaklaşık 4 yıl önce evde içtiğimiz sudan iki oğlum zehirlendi. İkisi de yoğun bakımda kaldı. Bir tanesi 50 gün yoğun bakım süreci yaşadı. Sonrasında 15 gün entübe edildi. Bu süreç ciddi hasarlar bıraktı. Yiğit iki böbreğini de kaybetti. Şu an diyalize giriyor. Her gün evde 12 saat diyaliz görüyor. Acil böbrek nakli olması gerekiyor. Bu zehirlenmeden dolayı başımıza gelmiş bir durum. Diğer oğlum da 15-20 gün diyalize girdi. Yiğit’e göre biraz daha iyi durumda. Ancak 4 yıldır hala neden kaynaklandığı açıklanmamış bir olayla karşı karşıyayız. Mahkeme sürecimiz 4 yıldır devam ediyor. Hala bir sonuç alamadık. 4 yıldır mücadelemiz sürüyor. Hastane kontrollerimiz ayda bir ya da iki kez hala devam ediyor. Yapanların yanına kalsın istemiyorum” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin