Karabük Postası tarafından
05 Nisan, 2021 12:28 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Karabük Barosu Avukatlar Haftası Kutladı

Avukatlar Haftası sebebiyle Karabük Barosu tarafından Kent Meydanı Atatürk Anıtında Çelenk Sunumu, Saygı Duruşu ve Basın Açıklaması yapıldı. Programa Karabük Barosuna mensup avukatlar ile vatandaşlar katıldı. Çelenk Sunumu ve Saygı Duruşunun ardından basın açıklaması yapan Karabük Barosu Başkanı Av.Rıdvan Erdoğan meslektaşlarının Avukatlar Haftasını kutlayarak yargı gündemine ve mesleki sorunlara dair şu görüşlere yer verdi. “Karabük Barosu’na mensup arkadaşlarım başta olmak üzere, ülke genelindeki tüm  meslektaşlarımızın Avukatlar Haftasını kutluyorum. Vefat eden, ebedi aleme göçmüş olan tüm meslektaşlarımızı rahmetle, saygıyla anıyorum. Hukuk ve adalet her toplum için, her cemiyet  için oksijen gibi zorunlu bir ihtiyaçtır. Bu bakımdan  bir ülkede hukukun üstünlüğünün sağlanması ve sürdürülmesi, o ülkenin bekası  için en önemli teminattır. Hukukun üstünlüğünün sağlanması ise ancak ve ancak kuvvetler ayrılığının sağlanması ile mümkündür. Devlet niteliği kazanmış toplumlarda devletin birbirinden farklı üç ana kuvvet ve faaliyeti  söz konusudur. Bunlar  yasama, yürütme ve yargıdır. Bu kuvvet ve faaliyetlerin kesin çizgilerle birbirlerinden ayrılması “ kuvvetler ayrılığı “ olarak ifade edilir. Gelişmiş demokrasilerde ve hukuk devletlerinde yargı kuvveti , eşitler arasında birinci kuvvet  olarak kabul edilir. Çünkü yasama ve yürütmenin denetlenmesi ancak yargı ile olur. Yargı kuvvet ve faaliyetinin ise üç kurucu unsuru vardır. Bunlar iddia, savunma ve karar faaliyetidir. Savunmayı temsil eden avukatlar  yargısal faaliyetin üç kurucu unsurundan birisidir.  Bunun anlamı, savunmanın olmadığı bir yargısal faaliyetin meşruiyetinin olmamasıdır. Avukatlık Kanununun 1. Maddesinde,  Avukatlık Mesleğinin  yargının kurucu unsuru olan bağımsız savunmayı temsil ettiği belirtilmiştir. Bu bağlamda  avukatlık mesleğinin  kurucu unsur  olması yasal bir düzenlemeye dayanmaktadır. Şunu da belirtmeyiz ki; yargı faaliyetinin  üç unsuru olmakla birlikte gelişmiş demokrasilerde ve hukuk devletlerinde yargı faaliyetinin özünü ve esasını savunma faaliyeti oluşturur. Yargısal faaliyetinin meşru sayılabilmesi, faaliyetin merkezinde avukatın yer almasına bağlıdır. Yargısal faaliyet, savunma hakkının kullanımıyla meşruiyet kazanır. Bugün gelinen noktada ülkemizde hukukun üstünlüğünün sağlanması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi, hakimlik savcılık teminatının etkinleştirilmesi, savunmayı kısıtlayan engellerin kaldırılması, kişisel hak ve hürriyetlerin genişletilmesi, hukuki güvenliğin sağlanması öncelikli konular arasındadır. Ülkemizde yatırımların artması, işsizliğin ortadan kaldırılması, işçi, köylü, esnaf, emekli, memur, öğrenci tüm toplum kesimlerinin geleceğe güvenle bakması, kendini güvende hissetmesi hukukun üstünlüğünün, hukuki güvenliğin sağlanmasına bağlıdır. Hukukun üstünlüğünün sağlanması , hızlı işleyen, adil ve güvenilir bir yargısal  faaliyet için hukuk eğitim ve öğretimi de  büyük önem arzetmektedir. Ülkemizde hukuk eğitim ve öğretiminde kalitenin düşmesiyle buna bağlı olarak yargı hizmetlerinde yaşanan  sorunlar günden güne büyümektedir. Bu konuda yapılacak düzenleme ile öncelikle hukuk eğitiminin süresi artırılmalı, öğrenci kontenjanı düşürülmeli, eğitimin içeriği de zenginleştirilmelidir. Yeni hukuk fakültelerinin açılması ağır koşullara bağlanmalıdır. Hakim ve savcı alımlarında liyakat esasına göre hareket edilmeli, Hâkim ve savcı adaylarının mülakatları kamerayla kaydedilerek her türlü şaibenin önüne geçilmelidir. Hakim yardımcılığı statüsü getirilerek hakimlerimizin tecrübe sahibi olmaları sağlanmalıdır. Ülkemizde Avukat sayısı ülkemizin ekonomik büyümesine göre orantısız şekilde artmaktadır. Bunun önlenmesi için Avukatlık Sınavı bir an önce hayata geçirilmelidir. Bunun yanında Hukuk Fakültesi mezunlarının istihdamı için yeni iş alanlarının oluşturulması da elzemdir. Bu bağlamda Adliyeler, Emniyet Teşkilatı, Tapu Daireleri ve Bankalar başta olmak üzere tüm kamu kurumlarında  hukuk fakültesi mezunları için belirli sayıda kadronun ayrılması hem istihdama katkı sağlayacak, hem de verimliliği artıracaktır. Bu bağlamda hukuk fakültesi mezunu olmayanların idari yargıç olmasına izin veren düzenlemeden de acilen vazgeçilmesi gerekmektedir. Bu durum yurttaşlarımızın hukuki güvenliği açısından çok büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Aynı gerekçeyle, ceza uyuşmazlıklarında hukukçu olmayanların uzlaştırmacı yapılması uygulaması da yanlış olup acilen vazgeçilmelidir. Bunun yanında  adliye personelinin ve diğer devlet memurlarının  uzlaştırıcı olarak görevlendirilmesine izin veren uygulama da  Devlet Memurları Kanununa açıkça aykırı olup acilen vazgeçilmesi gerekir. Yine belirtmeliyiz ki; ülkemizde son dönemde Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları ismiyle uygulanmaya başlanan  ve yargıya alternatif olarak sunulan tahkim, arabuluculuk ve uzlaşma gibi uygulamaların hak arama hürriyetine ve adil yargılanma hakkına engel olmasından ve zaman içinde yargı hizmetlerinin tümden özelleştirileceği bir sürece  evrilmesinden endişe etmekteyiz. Adaleti sağlamak devletin öncelikli asli görevidir. Bu görev hiçbir bahane ile terkedilemez, özelleştirilemez. Adliyelerin iş yükü ve uzun yargı süreleri gibi gerekçelerle yargı hizmetlerinin kötülenmesi ve bu bahaneyle adalet hizmetinden vazgeçilmesi düşünülemez.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ocak, 2026 20:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk gün tamamlandı

Bu yıl Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda düzenlenen SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk gün sıralama yarışlarıyla tamamlandı.
Uluslararası organizasyonun ilk gününde, Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda gerçekleştirilen yarışlar büyük ilgi gördü. Sporcuların zorlu doğa koşullarında sergilediği performanslar izleyenlerden alkış alırken, Handüzü Yaylası’nda görsel şölen oluşturdu. Etkinlik alanını dolduran vatandaşlar, Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası heyecanını yakından takip etme fırsatı buldu. Organizasyonun ilk etabında kadınlar ve erkekler kategorilerinde 650 metre uzunluğundaki pistte antrenman ve sıralama turları yapıldı. Karla kaplı zorlu parkurda gerçekleştirilen mücadelelerde ABD, Finlandiya, İsveç, Norveç, Çekya ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden, 7 kadın ve 21 erkek sporcu, antrenmanların ardından sıralama turlarında piste çıktı.
Kadınlar kategorisinde iki ayrı sıralama etabı gerçekleştirilirken, erkekler kategorisinde ise iki grup halinde yapılan sıralama turlarının yanı sıra son şans turları da düzenlenerek ilk gün programı tamamlandı.

İhsan Selim Baydaş: "Dünyanın bir çok yerinden gelen sporcularla muhteşem bir başlangıç yaptık"
Rize’nin kış sporları olarak tesisleşmeyle birlikte bu tip organizasyonlar için kalıcı kalıcı bir hal alacağını ve bu vizyon için çalışmaların sürdüğünü dile getiren Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, "Arkamızda muhteşem Kaçkar Dağları var, karşımızda Karadeniz var. İki güzelliği aynı anda görüyoruz. Etkinliğimizi aylar süren bir çalışma neticesinde gerçekleştiriyoruz. Dünyanın bir çok yerinden gelen sporcularla muhteşem bir başlangıç yaptık. Her yer cıvıl cıvıl. Hemşehrilerimiz hem yayla keyfi çıkarıyor. Hem hava harika hem ortam harika. Bu organizasyonların devam edeceğini ancak bununla kalmayacağını, yavaş yavaş kış tesisleşmesinin, kış sporlarının kalıcı merkezi haline geleceğini de söylüyoruz. Bunlar bunun ilk adımları olacak" ifadelerini kullandı.

Ahmet Temurci: "Handüzü aslında federasyon tarafından bilinçli bir tercih"
Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Temurci ise Handüzü’nün rastgele seçilmediğinin altını çizerek, "Biz bakanlık olarak bu programa sadece bir turizm etkinliği olarak bakmıyoruz. Bakanlığımızın uzun vadede bir spor turizmi vizyonu var. Bu etkinlikte o vizyonun sahadaki en güçlü örneklerinden bir tanesi. Dünya Kar Motosikleti şampiyonası dünyanın en önde gelen organizasyonlarından bir tanesi. Handüzü’nün seçilmesi bir rastlantısal durum değil. Rize aslında bu organizasyona hazırlandı. Handüzü aslında federasyon tarafından bilinçli bir tercih. Burada ki kar kalitesi, zemin yapısı, güvenlik alanları birçok anlamda farklı unsurlar birlikte değerlendirildi. Ve burada organizasyonun yapılmasına karar verilmeden önce birçok defa teknik inceleme ve gezilerde bulunuldu. Bu incelemelerin sonucunda organizasyon için Handüzü yeterli bulunarak, buraya verildi" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin