Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Kasım, 2019 07:52 tarihinde yayınlandı
0

Kapullu Küpler parkı açıldı

Karabük Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Kapullu Mahallesi Küpler Parkının açılışı düzenlenen tören ile yapıldı.

Açılış törenine; Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili’nin yanı sıra, Eskipazar Belediye Başkanı Hüseyin Dönmez, Araç Belediye Başkanı Satılmış Sarıkaya, Yortan Belediye Başkanı Ali Şık, Karabük Belediye Başkan Yardımcısı Seher Berker, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, meclis üyeleri, daire müdürleri, mahalle muhtarları ile vatandaşlar katıldılar.

Tören öncesi bir konuşma yapan Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili; “10 yıldan bu tarafa Karabük’ü bize emanet ediyorsunuz. Bizde sizlerin yüzünü kara çıkartmamak adına elimizden geleni yapıyoruz. Civar illerden bazı arkadaşlarımız bizim şehrimizden daha zengin nasıl olursunuz diye üzülmeye başladılar. Ben yine civar illerdeki hemşerilerime selamlarımı gönderiyorum.

Karabük Belediyesi ne yaptı, 10 yılda nasıl bu kadar zengin oldu, kimsenin ayağına gitmeden, devlet kapılarında el pençe durmadan bu hizmetleri nasıl yaptı? anlatayım. Öncelikle tüm halkımızın dualarını aldık. Sonrasında çalışmalara başlayıp Mezbahane, Hurdacılar Sitesi, Dolmuş Durakları, Kütüphane, Bulvar, Şehir Parkı,  Asansör Kuleler, Yürüyen Merdivenler, Kaldırımlar, İstinat Duvarları yaptık. Mezarlıklarımızın tamamını yeniden düzenledik, Kares AVM’yi tamamlattırdık, 200 Evler’de Ticaret Merkezi ve 100 Yıl’da Alışveriş Merkezi yaptık. Türkiye’nin yayalaştırılmış en büyük meydanını yaptık. Ben yine çevre illerdeki hemşehrilerime selamlarımı sunuyorum ve diyorum ki; biz geçtiğimiz 10 yıl içerisinde Zonguldak, Çankırı, Kastamonu, Düzce ve Bolu Belediyesinden daha fazla iş ürettik.

Önümüzdeki dönem de çalışmalarımız devam edecektir. Çok yakında Karabük’te Yağmur Suyu Drenaj Projesi ile yağmur suları ile ilgili problemlerin tamamını çözeceğiz. Bu projenin Devlet Birim fiyatları ile bugünkü yapım değeri 85 milyon liradır. Sağlık Tarama Merkezi ve Bilim Merkezi’nin şuanda projelerini yaptırıyoruz. Yine Kesintisiz Ulaşım Projesini de inşallah önümüzdeki 4 yıl içerisinde tamamlayacağız. Kesintisiz Ulaşım Projesinin de değeri en az 180 milyon liradır. Sağlık Ocağı istiyorsunuz. Sağlık Ocağı işi Sağlık Bakanlığı programı içerisindedir. Sağlık Bakanlığı bana Sağlık Ocağı yapacağım desin ben yerini de bulurum, binasını da yaparım. Biz Sağlık Ocağını yaparız ama inanın onlar bir tane doktor bulamazlar. Onlar önce Karabük’te kapattıkları hastaneleri açsınlar gerisi kolay. Devlet Hastanelerini kapat,  5000 Evler de yıllardır ihtisaslaşmış olan Doğum Hastanesini kapat, sonra 200 Evler gibi bir yere 1 tane hastaneye insanları mahkûm et. Biz kendilerine “200 dönüm arazi verelim,  3-4 tane hastanemiz olsun” dedik. Milletvekillerimiz boy boy fotoğraf çektireceklerine bize “Kapullu Mahallesine Sağlık Ocağı yapın doktor, hemşire bizden” desinler. Biz işimizi yapıyoruz. Diğer arkadaşlar da işlerini yaparlarsa Karabük’ü hep beraber bir üst seviyeye daha taşımış oluruz.

Zamanında bu arsayı okul olması için bağışlayan Şükriye Pehlivan Hanım teyzemize Allah’tan rahmet diliyorum. Bu parka kendisinin ismini vererek ismini yaşatacağımıza inanıyorum” dedi.

Açılış töreni yapılan duanın ardından Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili ve protokol üyelerinin birlikte açılış kurdelesini kesmesi ile sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin