karabuk
İmsak 05:44
Güneş 07:08
Öğle 13:06
İkindi 16:18
Akşam 18:53
Yatsı 20:13
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Karabük Postası tarafından
06 Şubat, 2016 08:19 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 3dk

Kapatılan Hayvan Pazarları, Besicileri Vurdu

KASTAMONU ’da şap hastalığı nedeniyle il genelindeki tüm hayvan pazarlarının kapatılmasından dolayı besiciler, zor günler yaşıyor. Kastamonu Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Kastamonu’da şap hastalığı nedeniyle 18 Aralık’ta tüm hayvan pazarlarını kapatarak hayvan giriş ve çıkışlarını da yasakladı. Yaklaşık 51 gündür Kastamonu’daki tüm hayvan pazarlarının kapalı olması ve hayvan giriş-çıkışlarının da yasaklanması nedeniyle hayvan alım ve satımı yapamayan besiciler, zor günler yaşamaya başladı. Besiciler, hastalığın biran önce söndürülerek, hayvan pazarlarının da ivedilikle açılmasını istedi. Kastamonu’da Hayvan Pazarlarının kapatılması nedeniyle besicilerin olumsuz yönde etkilediğini belirten Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Osman Şekercioğlu, “Çünkü besicilerimiz, yaz ayında hayvanlarına bakıyor ve hayvanlarını kış ayı için besliyor. Hayvanlar belirli kilo ve yapıya ulaştıklarında da pazarlara götürüp satıyorlar. Hayvanların yaz ayında beslenmesinde de birçok çiftçimiz, bankalardan veya başka yerlerden kredi kullanıyor ve borçlanıyor. Bu borçları da kış ayında sattıkları hayvanlarla karşılayıp ödemeyi planlıyorlar. Fakat hayvan pazarlarının kapalı olmasından dolayı hiç kimse hayvanlarını satamadı ve borçlarda ödenmedi. Bizde hayvan pazarlarının açılmasını bekliyoruz” dedi. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile yeni görüştüklerini söyleyen Şekercioğlu, “Hayvan Pazarlarının, ayın 17’sine tekabül eden Çarşamba günü açılacağının bilgisini verdi. İnşallah bu eksiklikte hayvan pazarlarının açılmasıyla birlikte zaman içerisinde giderilir” diye konuştu. Kastamonu’da bütün çiftçilerin ve besicilerin hayvan pazarlarının açılmasını dört gözle beklediğini söyleyen Şekercioğlu, “Tek korkumuz, hayvan pazarlarının açılmasıyla birlikte birden yığılma olur mu bilemiyoruz? Çünkü yaklaşık 2 aydır besiciler, satacakları hayvanları ahırlarında bekletiyor. Pazarlar açılınca da, besiciler hayvan pazarlarına satamadıkları hayvanlarını götürecek. Buda ister istemez yoğunluğa ve pazarlarda da bir yığılmaya yol açacak. Buda bizleri, endişelendiriyor. Çünkü fiyatların bu yüzden aşağı çekilmesi ve düşmesi gündeme gelebilir. Buna mahal vermemek istiyoruz” şeklinde konuştu. Hastalıkların önlenmesi için hayvan pazarlarının kapatıldığına dikkat çeken Şekercioğlu, “Hayvan Pazarlarının kapatılması, buna benzer riskleri de ister istemez beraberinde götürüyor. Fakat bizler, bu konudaki hazırlıklarımızı sürdürüyoruz, inşallah böyle bir şey yaşanmayacak diye ümit ediyoruz” ifadelerini kullandı. Fiyatlarında birazda arz talep meselesine bağlı olduğunu sözlerine ekleyen Şekercioğlu, şöyle konuştu: “İnşallah hiçbir sıkıntı yaşamadan hayvan pazarları açılır ve besicilerimizde rahat bir nefes alır. Fiyatlarda da inşallah gözle görülür bir düşüş yaşanmaz. Ayrıca fiyatlarda da çok fazla değişiklik olmayacağını düşünüyoruz. Çünkü et fiyatları, hayvan pazarları kapatıldıktan sonra yükseldi. Pazarlar kapandığı zaman 24 TL iken şu anda 26-27 TL’ye kadar yükseldi. Buna bakarak yola çıktığımız zaman fiyatlarda bir düşüş yaşansa bile pazarların kapatıldığı andaki fiyatlara kadar ancak gerileyebileceğini düşünüyoruz. Bunun daha da altına fiyatlar düşmez.” Kastamonu’da kırsal alanda tarımın yapılmadığı bir yerde sadece hayvancılıkla geçimini sağlayan çiftlere yeteri kadar desteğin verilmesini ve hayvan hastalıklarına karşı gereken önlemlerin alınmasını isteyen Şekercioğlu, “Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu ile Batı illerinin bir kısmında hayvan hastalıklarını önlemeye yönelik bazı tedbirler alınıyor. Fakat Kastamonu’da maalesef bu tedbirler uygulanmıyor. Bu tedbirlerin bizim ilimizde de uygulanmasını istiyoruz. Doğu ve Batı illerinin birçoğunda hayvan hastalıklarına karşı mücadele yürütülüyor. Her ildeki hayvan hastalığının sıkça görülmesine karşı şap hastalığı, tüberküloz veya diğer hayvan hastalıklarına karşın etkin bir mücadele yapılıyor. Ama Kastamonu’da böyle bir mücadele yapılmıyor ve Kastamonu’ya gözden ırak görüyorlar. Bu düşünceyi doğru bulmuyoruz. Bu tedbirlerin ilimizde de uygulanmasını siyasilerimizden ve Bakanlığımızdan talep ediyoruz. Çünkü Kastamonu, simental hayvan cinsinde Türkiye’de ilk sırada geliyor. Bu iddiamızı kaybetmemek için hayvan hastalıklarına karşı etkin bir şekilde mücadele edilmesini ve siyasilerimizin de bu konuda bizlere yeteri desteği sağlamasını bekliyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bu haberin kategorisini takip et:
kadinlarin emegi kulturel mirasi yasatiyor rimR2zhI
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Mart, 2026 12:30 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 2dk

Kadınların emeği kültürel mirası yaşatıyor

Giresun’un Keşap ilçesinde kadınlar, geleneksel kilim dokuma sanatını yaşatarak hem kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarıyor hem de aile ekonomilerine katkı sağlıyor.
Yörede yüzyıllık geçmişe sahip Karabulduk kilimleri, Keşap Mehmet Akif Ersoy Halk Eğitimi Merkezi’nde açılan kurslarla yeniden hayat buluyor. Çoğunluğu ev hanımlarından oluşan kursiyer kadınlar, geçmişten günümüze uzanan bu kültürel mirası sabır ve emekle dokuyarak hem üretmenin hem de kazanmanın mutluluğunu yaşıyor.
Kilim dokuma kursunun usta öğreticisi Gülçin Çakır, Karabulduk yöresine özgü kilimlerin geçmişte koyun yünü kullanılarak ve kök boyalarla renklendirilerek üretildiğini belirterek, kadınların bu geleneği yaşatmada önemli rol üstlendiğini söyledi.
Çakır, geçmişte kadınların koyun yününü kırkıp taradığını, eğirdiğini ve kök boya ile renklendirerek kendi kilimlerini ürettiğini ifade ederek, bugün de bu geleneğin kurs sayesinde yeniden canlandığını dile getirdi.

7’den 70’e kadınlar kilim dokuyarak geleneği yaşatıyor
Kursiyerlerin hem yöresel hem de geleneksel desenleri bir araya getirerek dokuma yaptığını anlatan Usta Öğretici Çakır, "Kilim dokuma zorla yapılacak bir iş değil. Emek ve sabır istiyor. Bir kilimin tamamlanması bazen aylar sürebiliyor. Üretilen kilimler çoğunlukla ilçe ve ildeki kurumlar tarafından satın alınıyor ya da kente gelen misafirler ilgi gösteriyor" dedi.
Halk Eğitim Merkezi bünyesinde 2004 yılında açılan kursun temel amaçlarından birinin kadınların aile bütçesine katkı sağlaması olduğunu da ifade eden Çakır, "Kurs zamanla büyük ilgi gördü. Bugüne kadar 200’e yakın kursiyer yetiştirdik. Yaş sınırı olmadan herkes kursumuza katılabilir. Özellikle orta yaş ve üzeri kadınlar yoğun ilgi gösteriyor. Kursiyerler aynı zamanda "çıput" olarak bilinen eski kumaş dokuma geleneğini de yaşatarak, gerç dönüşüme katkı sağlıyor. Evlerde kullanılmayan kumaşlar kesilerek yeniden dokunmasıyla sıfır atık anlayışı da gerçekleştiriliyor" diye konuştu.
Kursiyer kadınlar ise ilk bakışta zor gibi görünen kilim dokuma sanatını kısa sürede öğrenebildiklerini belirterek, sabır ve emekle ortaya çıkan eserlerin kendilerine hem mutluluk verdiğini hem de ekonomik katkı sağladığını dile getirdi.
Kadınlar, kurs sayesinde hem üretmenin hem de kültürel mirası yaşatmanın gururunu yaşadıklarını ifade ederek, boş zamanlarını verimli geçirirken aynı zamanda aile bütçelerine de katkı sağladıklarını söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin