Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Ağustos, 2023 13:57 tarihinde yayınlandı
0

Kapadokya’nın dört bir yanında festival ruhu

Kültür ve Turizm Bakanlığınca Türkiye’nin uluslararası marka değerine katkıda bulunmak üzere 11 şehirde düzenlenecek olan “Türkiye Kültür Yolu Festivalleri”nin ilk durağı Kapadokya Balon ve Kültür Yolu Festivali, coşkuyla devam ediyor.
Sergilerden renkli bando gösterilerine, çocuk etkinliklerinden klasik, pop, alternatif rock konserlerine kadar binlerce kişi şehrin dört bir yanında kültür sanatla buluşmanın keyfini yaşıyor.
Festival çerçevesinde dün Avanos Meydanı’nda düzenlenen kortej yürüyüşü renkli görüntülere sahne oldu. Avanos Amfi Tiyatro önü, Nevşehir Belediyesi Kültür Merkezi, Nevşehir TÜİK Meydanı’nda kurulan çocuk etkinlik alanlarında da çocuklar gün boyunca oyun parkurları, yarışmalar ve atölyelerle eğlencenin tadını çıkardı.

Binlerce genç Madrigal ve Hey Douglas’la coştu
Akşam ise binlerce kişi konser alanlarını doldurdu. Göreme Festival Alanı’nda ilk olarak sahne alan alternatif rock müziğin yükselen gruplarından Madrigal, sevilen şarkılarını izleyicilerle birlikte hep bir ağızdan söyledi. Madrigal’in ardından 70’lerin sevilen şarkılarına yaptığı coverlerla tanınan DJ Hey! Douglas, dinleyicileri coşturdu.

Avanos’ta 80’ler rüzgarı
Avanos Amfi Tiyatro Açık Hava Sahnesi’nde ise 80’ler rüzgarı esti. Televizyon ekranlarında uzun yıllar sevilerek izlenen ve adeta bir fenomen haline gelen Seksenler dizisinin müzikali sahnelendi. Dizinin ünlü oyuncuları, dönemin sevilen şarkıları ve danslarla Nevşehirlilere unutulmaz bir gece yaşattı.

Vadide Zeki Müren şarkıları
Paşabağları Vadisi’nde de solistler Zerrin Naycı ve Suat Kılıç, Türk sanat müziğinin efsane ismi Zeki Müren’in sevilen şarkılarını seslendirdi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin