Reklam
Reklam
kantarci korfez ulkelerinden dogu karadenize gelen turistler baska ulkelere yoneldi ZCbLeTiW jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Eylül, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
0

Kantarcı: “Körfez ülkelerinden Doğu Karadeniz’e gelen turistler başka ülkelere yöneldi”

Doğu Karadeniz Bölgesine Körfez ülkelerinden gelen turist sayısında bu yıl belirgin bir azalma olduğu bunda da bölgedeki turistik tesislerin yüksek fiyat politikasının etkili olduğu belirtildi.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Başkanı Volkan Kantarcı, son yıllarda özellikle Körfez ülkelerinden Doğu Karadeniz Bölgesi’ne gele turistlerin farklı ülkelere yöneldiğini söyledi.

Bölgeye gelen turistlerin zaman zaman yüksek fiyatlardan şikâyetçi olduklarını belirten Kantarcı, “Bu yıl münferit, benzer şikâyetler oldu ancak geçen yılki gibi olmadı. Geçen sene özellikle Trabzon Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (TESOB) sezon başı ve sonunda çok ciddi yoğun denetimleri vardı, belediyelerinde bazı uygulamaları vardı. Az sayıda olsa bile kapama uygulamaları vardı. Bu sene başında da TESOB hem tarife hem de diğer denetimlere başlamıştı. Dolayısıyla bu yıl geçtiğimiz yıllardaki kadar fazla şikâyet gelmedi. Yılın 365 günü yedi yirmi dört denetim ve kontrol mekanizması mutlaka işlemesi gerekiyor. Otokontrol sistemi olması gerekiyor. Esnaf esnafı şikâyet etme değil yarın öbür günü diğer esnafın kendisinin ve şehrin bir kaybı olmaması için her gördüğü yanlışı anında ilgililere iletmesi gerekiyor” dedi.

Özellikle Körfez ülkelerinden bölgeye gelen turistlerin başka ülkelere kaydığını hatırlatan Kantarcı, “Başka ülkelere kayma var. Cumhurbaşkanı kararnamesiyle geçtiğimiz kış döneminde 6 Ortadoğu ülkesine vize kaldırılmıştı. Biz vizeyi kaldırdıktan 15 gün sonra İngiltere 4 tane Ortadoğu ülkesine kaldırdı. Bir ay geçmedi Bosna Hersek kaldırdı. Bugün Rusya birçok ülke vize uygulamıyor. Soçi’ye bile direkt uçuşlar başlamış durumda. Azerbaycan, Bakü’ye yönelik gidişler var kayışlar olabilir bu normaldir. Ailenizle beraber bir bölgeye bir kez iki kez gidebilirsiniz. Ortadoğu’daki aileler üç, dört, beş defa geliyorlar bazıları yatırım yapıyor. Ticaret yapanlar ortaklık yapanlar var. Ancak belli bir zamandan sonra kendi hesaplarına göre bir pahalılık söz konusu ise ya da ziyaret etmiş oldukları ülkede kendilerince bazı sorunlar yaşamışlarsa birkaç yıllığına da olsa başka bir ülkeye gidebilmeleri normal. Önemli olan bizim doğru tespitlerle gerçekçi rakamlarla, istatistiklerle ciddi değerlendirmeleri yapıp bundan sonra yıllar için kayıpların olmaması ve var olan kayıpların geri kazanılması için doğru aksiyonları almamız gerekiyor” diye konuştu.

Dünyaca ünlü turizm merkezi Uzungöl’de de bu sezon ciddi kayıplar olduğunu dile getiren Kantarcı, “Uzungöl’de de çok azalma var. Uzungöl Ortadoğu turistler için çok önemli bir destinasyon. Bütün Doğu Karadeniz’in marka değerlerinden en önde olanı Uzungöl. Uzungöl’de ciddi kayıplar var. Bu Trabzon özellinde de var. Bu yıl özellikle beş yıldızlı, dört yıldızlı otellerin ortalamaları yoğun zamanda bile yüzde 60’ın üzerine çıkamadı. Artan konaklama tesislerinin sayısı da önemli. En azından yüzde 70’leri bulması gerekiyordu. 20 Temmuz-20 Ağustos döneminde önceki yıllarda en yüksek doluluk oranı bu tarihler arasındaydı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin