Reklam
Reklam
kanser hucrelerinin olusumunu onleyen kokulu uzumun uretimi arttirilacak uUPc8dGt
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Aralık, 2025 12:37 tarihinde yayınlandı
0

Kanser hücrelerinin oluşumunu önleyen kokulu üzümün üretimi arttırılacak

Karadeniz’de yetiştirilen ve barındırdığı bol resveratrol sayesinde kanser dokularının oluşumunu, gelişimini ve artmasını engelleyen kokulu kara üzümün ekiminin yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Karadeniz Bölgesi’ndeki nemli alanlarda yetişen, kokulu kara üzüm, bünyesinde bol miktarda bulunan resveratrol maddesi antioksidan, antimutagen ve antikanserojen aktivitesi göstererek insan vücudunda kanser dokularının oluşumunu, gelişimini ve artmasını engelliyor. Kastamonu’nun sahil kesimindeki ilçelerinde bol miktarda yetiştirilen kokulu kara üzümün ekim alanının genişletilmesi amaçlanıyor. Orman ve tabiat turizmi alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan TÜBİTAK projesiyle kokulu kara üzümün kırsal kesimde yaşayan vatandaşlar için ek gelir kapısı oluşturulması hedefleniyor. Proje kapsamında kokulu kara üzümden elde edilen pekmez, sirke, tatlıların zenginleştirilerek Kastamonu mutfağına kazandırılması hedefleniyor.

Kanser hastaları yoğun ilgi gösteriyor

Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde kokulu kara üzüm yetiştiren emekli akademisyen Hüsnü Şinoforoğlu, yerel halk tarafından üzümün öneminin bilinmediğini ifade etti. Kendisinin kokulu kara üzümden yaptığı kokulu kara üzümden yaptığı ürünlere kanser hastalarından yoğun ilgi gösterildiğini belirten Şinoforoğlu, kendisinin de cilt kanserine yakalandığını ve üzüm sayesinde 3,5 yıldır ilaç kullanmadan ayakta kaldığını dile getirdi.

“Bahçemde özellikle kokulu üzüm yetiştiriyorum”

Kokulu kara üzümün sporculardan da yoğun ilgi gördüğünü dile getiren Şinoforoğlu, “Bu aynı zamanda sporcular için bulunmayan bir velinimettir. Glikoz ve früktoz direk kana karıştığı için maçtan yarım saat önce içildiğinde sporcu maç boyunca oynamak istiyor. Sporcu kendisini çok dirençli hissediyor. Başka bir özelliği daha var. Sıcak içildiğinde bağırsak florasını düzenliyor. Eğer ishal ise soğuk içildiğinde sindirimi normale çeviriyor. Biz de elimizden geldiğince yetiştirmeye çalışıyoruz. Çevremize yaymaya çalışıyoruz. Yaprağı da çok güzel, yaprağından sarma yapılıyor. Çünkü yaprağı ekşimsi gibi limon istemiyor. Bu yüzden sarması lezzetli oluyor” dedi.

“Kokulu üzümü proje haline getirirsek Kastamonu’ya yayabiliriz”

Kastamonu’da kokulu üzümün üretiminin ve katma değerli ürüne dönüştürülmesinin yaygınlaştırılabileceğini kaydeden Şinoforoğlu, “Karadeniz’in olmazsa olmazı karalahana, mıhlama ve bir de pepeçuradır. Bu yüzden bunu Kastamonu’da geliştirebiliriz. Kastamonu Üniversitesi’nden Hikmet Haberal hocamız bu konuda çok duyarlı. Eğer bunu proje haline getirirsek Kastamonu’ya yayabiliriz. Bu ürün 750 rakımda daha çok yetişiyor. Sahilde daha rahat yetiştiriliyor, bu üzüm nem ve rutubet istiyor. İl merkezi bin rakımın üzerinde olduğundan dolayı 20 kiloda 1 kilo pekmez oluyor ama 750 rakımın altında 5-6 kiloda 1 kilo pekmez elde edilebiliyor” diye konuştu.

“Hiçbir ilaç tedavisi görmeden iyileştim”

“Hangi kanser türü olursa olsun fark etmiyor” ifadelerine yer veren Şinoforoğlu, “4’üncü evrede olsa hiç fark etmiyor. Tüm kanserler hücrelerini yok etmeye çalışıyor. Resveratrol maddesi kanserin düşmanıdır. Bu yüzden doğal bir ilaçtır. Ben de çok ciddi bir operasyon geçirdim ama ben de kokulu üzümden sürekli tüketiyorum. Benim hastalığım cilt kanseriydi ve yayılan kanser türüydü. Hiçbir kemoterapi ve ilaç tedavisi almadan Allah’ıma şükürler olsun 3,5 senedir yaşıyorum. Doktorlar benim kafatasını alacağını söylemişlerdi ama hiç yayılmadığı için az bir kısmını aldılar. Ben kanseri iyileştirdiğine dair bir iddiada bulunmuyorum ama ben bundan fayda buldum, hiçbir ilaç tedavisi görmeden iyileştim” şeklinde konuştu.

“TÜBİTAK projesi ya da üniversitemize ihtisas projesi olarak sunacağız”

Kokulu kara üzümün yaygınlaşması için çalışma yürüten Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal ise, “Gastronomi ürünü olarak ürün geliştirme konusunda öğrencilerimizle TÜBİTAK 2209 projeleri yapmak istedik. Araştırmalarımız sırasında aklıma kokulu üzüm geldi. Kokulu üzüm, bizim olmazsa olmazlarımızdan. Bilimsel bir çalışma yaptığımız için öncelikle literatür taraması yaptık. Literatürde Kafkaslardan Batum’a, Rize’ye ve ardından Batı Karadeniz bölgesine kadar, Kastamonu’nun sahil ilçeleri Cide, İnebolu, Bozkurt, Çatalzeytin’de bu üzümden gördük. Öğrencilerimizle birlikte bu çalışmaları yapmaya başladık. Şu anda biz, bu üzümden hocamın desteği sayesinde 5 çeşit gastronomi ürünü ortaya çıkardık. Daha sonra TÜBİTAK projesi olarak hazırladık. Ben aynı zamanda Kastamonu Üniversitesi’nde flora ve fauna dersini veriyorum. Tıbbi aromatik bitkilerden birisi de kokulu üzümdür. Amerika’da ’isabella’ diye biliniyor. Bizim ülkemizde böyle bir değer var. Biz bu değeri hem ekonomiye, kırsal kalkınmaya, bölgesel kalkınmaya yönelik çalışma yaparak ürün geliştiriyoruz. Restoranlara, kafelere, mutfağımıza bu üzümü kazandıracağız. Kokulu üzümden sirke yapılıyor, pepeçura yapılıyor, kabak ile beraber tatlı yapılıyor, reçeli yapılıyor. Bunun şırası çıkarılıyor. Bizler de hocamla birlikte dalından üzümleri toplayarak bizzat yerinde kaç aşamadan geçtiğini öğrencilerimizle birlikte inceledik. Öğrenci kardeşlerimizle, hocam ile mülakata geçecekler. Soru cevap şeklinde hem video hem mülakat hem yazılı olarak bilgileri alacağız. İnşallah gastronomi alanında TÜBİTAK projesi olarak ürün geliştirmesi sağlanabilir ya da ihtisas projesi de olabilir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
MANSET
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
08 Mayıs, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı
0

ÜCRETSİZ ULAŞIM UYGULAMASI YARGIYA TAKILDI

Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, belediyenin ücretsiz taşımacılık yapmasının kendilerini olumsuz etkilediğini belirterek, mahkeme kararına uyması çağrısında bulundu.

Kamuoyu tarafından hassasiyetle takip edilen bu kararla ilgili Karabük Belediyesi tarafından uygulanan 65 yaş altı emeklilerin ayda 30 kez ücretsiz ulaşımdan faydalanmasına yargıdan izin çıkmadı.

YARGI SÜRECİ ESNAFIN LEHİNE SONUÇLANDI

Mahkemenin minibüsçü esnafını haklı bulduğunu hatırlatan Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, yaptığı basın açıklamasında Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’ya seslendi. Topçu, Türk yargısının verdiği kararın açık ve bağlayıcı olduğunu vurgulayarak, belediyenin bu doğrultuda hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Uygulamanın esnafı mağdur ettiğini belirten Topçu, “Bu yanlış uygulamadan bir an önce dönülmelidir” sözleriyle çağrısını yineledi.

Emeklilere yönelik ücretsiz ulaşım uygulamasının da esnafı zor durumda bıraktığını iddia eden Topçu, açıklamasında:” Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası olarak, yıllardır bu şehrin tozunu yutan, kar kış demeden halkımıza hizmet eden minibüsçü esnafımızın uğradığı büyük haksızlığı tüm açıklığıyla kamuoyunun vicdanına sunuyorum.

Pandemi döneminde artan maliyetler altında ezilen, kontak kapatma noktasına gelen toplu taşıma esnafına el uzatması gereken eski belediye yönetimi; çözüm üretmek yerine esnafın ekmeğine kan doğramıştır. Mevcut duruma çözüm bulmak yerine 60 adet dolmuş alarak belediyeyi bir “minibüs işletmesine” çevirmek, 30 yıllık esnafın rızkına göz dikmektir. Belediye, esnafı yaşatmakla mükelleftir; esnafıyla rekabet edip onu bitirmekle değil! Popülist uygulamaların bedeli esnafa yüklenmemelidir. Emeklilerimize yönelik ücretsiz ulaşım kararı, esnafın sırtından yapılan bir siyasi şovdur. Sosyal belediyecilik, bir kesime iyilik yaparken başka bir kesimi açlığa mahkûm etmek değildir. Artan akaryakıt fiyatları, amortisman giderleri, ağır vergi ve SGK yükleri altında beli bükülen şoför esnafı, bir de belediyenin haksız rekabetiyle siyasete kurban edilmiştir. Yüce Türk yargısının verdiği karar açıktır; bu yanlış uygulamadan dönülmelidir. Bizler demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin hak arayan evlatları olarak susturulmaya çalışıldık ama pes etmedik. Konuyu yargıya taşıdık ve Yüce Mahkeme bizleri haklı buldu! Mahkeme kararı açık ve nettir: “Siz minibüsçü esnafına zarar veriyorsunuz, bu uygulamadan derhal dönün!” demiştir. Sayın Özkan Çetinkaya’ya Çağrımızdır: Mahkeme Kararı Anayasal Bir Zorunluluktur! Buradan Karabük Belediye Başkanı Sayın Özkan Çetinkaya’ya sesleniyorum: Yeni yönetimden adalet beklerken, mahkeme kararının hiçe sayıldığını görmek bizleri hayal kırıklığına uğratmıştır. Hukuk, belediye başkanlarının keyfine göre uygulanacak bir seçenek değildir! Mahkeme kararını uygulamamak suçtur, halkın oylarıyla gelinen o makamda adaleti çiğnemektir. Bu esnafın artık çekecek canı kalmamıştır! Biz bu memleketin evlatlarıyız, suyunu içip havasını soluyoruz. 30 yıldır bu şehre hizmet eden insanları sokağa atmaya, ekmeğini elinden almaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Belediye yönetimini ivedilikle mahkeme kararına uymaya, esnafı yok eden bu haksız rekabeti durdurmaya davet ediyorum. Aksi takdirde, hukuk mücadelemizi bir üst perdeye taşıyacağımızı ve demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı ilan ediyorum.

Esnafı yaşatın ki devlet yaşasın, esnafı yaşatın ki Karabük kalkınsın.” dedi.

GÖZLER BAŞKANDA

Karabük kamuoyunda ise gözler şimdi Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’nın atacağı adıma çevrildi. Mahkeme kararının uygulanması halinde belediyenin toplu taşıma sistemiyle ilgili yeni bir düzenlemeye gidilmesi, esnaf temsilcileriyle yeniden masaya oturması ve ortak bir çözüm modeli oluşturması bekleniyor.

Şehirde konuşulan en önemli gerçeklerden biri ise şoför esnafının yaşadığı mağduriyetin artık geniş kesimler tarafından kabul görmesi oldu. Yıllardır direksiyon başında ekmek mücadelesi veren minibüsçülerin; artan maliyetler, ücretsiz taşıma yükü ve belediyenin doğrudan taşımacılık alanına girmesi nedeniyle ekonomik olarak ciddi baskı altında kaldığı bildirildi.

Oda Başkanı, yeni dönemde çatışma yerine uzlaşı beklediklerini belirterek, sürecin artık yalnızca ulaşım meselesi olmaktan çıktığını ve birçok ailenin geçim mücadelesine dönüştüğünü ifade etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin