Karabük‘te meydana gelen trafik kazasında kavşakta kamyonet ile çarpıştıktan sonra ağaca çarpan otomobil sürücüsü ağır yaralandı.
Kaza, Karabük – Safranbolu karayolu Bulak kavşağında meydana geldi. Karabük‘ten Safranbolu istikametine gitmekte olan Abdurrahman Tutuş yönetimindeki 09 L 0776 plakalı kamyonet ile tali yoldan kavşağa çıkan Mahmut Diğeroğlu’nun kullandığı 78 AV 239 plakalı otomobil çarpıştı. Çarpışmanın etkisi ile yoldan çıkan otomobil refüjdeki ağaca çarparak durdu. Kamyonet sürücüsü ve yanında bulunan kardeşi otomobilde sıkışan sürücü çıkartılarak durum 112 ekiplerine bildirildi.
Haber verilmesi ile olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralı sürücüyü önce bir özel hastaneye, daha sonrada Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırdı. Ağır yaralı olduğu öğrenilen sürücünün hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.
Öte yandan kamyonet sürücüsünün ise 91 promil alkollü olduğu tespit edilirken, kaza sonrası polis ekiplerince ifadesi alınmak üzere gözaltına alındı.
Kamyonette yolcu olarak bulunan Mesut Tutuş, otomobilin bir anda tali yoldan çıktığını ve çarptıktan sonra refüjdeki ağaca çarparak durduğunu söyledi.


Kamyonet ile çarpıştıktan sonra ağaca çarpan otomobil sürücüsü ağır yaralandı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


