Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
04 Ağustos, 2023 11:09 tarihinde yayınlandı
0

Kalıcı su birikintilerine dikkat

Düzce Belediyesi, il genelinde sivrisinek ve uçkun mücadelesi dahilinde ilaçlama çalışmalarına başlayarak vatandaşları sivrisineklerin olduğu bölgelerde önlem almaları konusunda uyardı.
Düzce Belediyesi, havaların ısınması ile birlikte sivrisinek uçkun mücadelesi sürdürülen ilaçlama çalışmalarına hız verdi.
Veteriner İşleri Müdürlüğü belediye sınırları içerisinde tüm mahallelerde yaz ayları boyunca periyodik olarak düzenli şekilde çalışmalarını sürdürürken çalışmalar, halk sağlığı ve çevre sağlığına özen gösterilerek yürütülüyor.
Vatandaşların sivrisineklerle mücadelede alınabilecekleri önlemler konusunda müdürlükten yapılan açıklamada, “Halkımız, kendi evlerinde, bahçelerinde ve çevrelerinde alabileceği çok basit ve etkili fiziki önlemlerle, hem sorun teşkil eden sivrisineklerden korunmuş olacaklar hem de daha fazla ilaç kullanılmasının önüne geçerek sağlığımızı ve çevremizi korumuş olacaklardır” denildi.

Yarım kova sudan milyonlarca sinek çıkıyor
Alınabilecek önlemleri de sıralayan müdürlük, şu uyarılarda bulundu; “Bahçe civarında kalıcı su birikintilerinin olmamasına dikkat ediniz. (süs havuzu, atıl havuzlar, kovalar, çeşme yalakları, atıl lastikler gibi). Mevcut olanların suyunu haftada bir değiştiriniz. Çünkü sivrisinekler küçük miktardaki durgun su birikintilerine bile yumurta bırakırlar. Bıraktığınız yarım kova sudan binlerce sinek çıkabilir. Aynı uyarıyı komşularınıza da yapınız. Sinek sizin evinize de uçabilir. İçinde su birikebilecek kapların ağzını kapalı tutun, ters çevirin veya imha ediniz.” (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin