Reklam Alanı — Yan Sol Reklam Bu alana reklam ver
Reklam Alanı — Yan Sağ Reklam Bu alana reklam ver
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
08 Şubat, 2016 07:40 tarihinde yayınlandı
0

Kaleme Aldığı Son Yazısı Özgeçmişi Oldu

Perşembe Günü Son Yolcuğuna Uğurladığımız Gazetemizin Sahibi, Karabük Basınının Duayen Gazetecisi, Merhum Tuncer Ersözlü; 17 Ekim 2015 tarihinde sanki o günden bugünleri görür gibi kaleme aldığı özgeçmişi ile 60 yıllık gazetecilik mesleğindeki zor ve meşakkatli yolculuğunu anlattı
Geçtiğimiz Perşembe Günü Hakka yürüyen Gazetemizin İmtiyaz Sahibi, Karabük Basınının Duayen Gazetecisi Tuncer Ersözlü, 17 Ekim 2015 tarihinde son yazısı olarak öz geçmişini yazdı. Özgeçmişinde gazetecilik mesleğindeki zor ve meşakkatli yolcuğundan bahseden Merhum Tuncer Ersözlü, çektiği zorlukları ise sağlam iradesi ile yendiğini anlattı.
İşte O Özgeçmiş:
“17/10/2015
ÖZGEÇMİŞ
Sürekli Sarı Basın Kartı Sahibi
01.04.1941 İstanbul Fatih’te doğdum. Şimdiki eşim Erzan Çelebi ile 22.08.1968’de evlendim. 3 çocuk 4 torun sahibiyiz. En büyük çocuğumuz 1969 doğumlu Arzu Ersözlü Devlet Bankalarından birinden Müdür Muavini pozisyonunda emekli oldu. 1972 doğumlu ikinci çocuğumuz İhsan Ersözlü halen Devlet Bankalarının bir tanesinde Şube Müdürlüğü yapmaktadır. Üçüncü çocuğumuz 1979 doğumlu kızımız Duygu Ersözlü ise 15 yıldan bu yana Bodrum’da 5 yıldızlı Otellerde Turizmcilik yapmaktadır.
Torunlarımızın en büyüğü 1993 doğumlu Mert İzmir 9 Eylül Üniversitesi Basın Yayın Bölümünde okumaktadır. İkinci torunumuz 2000 doğumlu Selin Lise’de, Üçüncü Torun 2001 doğumlu Cenk Ortaokula devam ediyor. Dördüncü Torun 2011 doğumlu Utku ise Anaokuluna gidiyor.
Ben Gazeteciliğe 1957 yılında Zonguldak’ta ŞAFAK GAZETESİ’nde Spor Yazarı olarak başladım. Daha sonra Rahmetli Babam Ali İhsan Ersözlü HALK DOSTU Gazetesi’ni çıkarttığında bizim Gazete’de Spor Yazılarıma devam ederken Gazetecilik icabı Haber yazmaya da başladım.
Askere gidip geldikten sonra Rahmetli babam Ali İhsan Ersözlü rahatsızlandığı için İstanbul’da tedaviye götürdük. Doktorlar temiz havalı bir yerde tedavi yapılmasının icap ettiğini söylediler. Bizde bu yeri İzmit Karamürsel olarak seçtik.
1961-1964 yılları arasında Karamürsel’de Rahmetli Babamın tedavisi için bulunurken, o tarihlerde İzmit’in ilçelerinde günlük olarak İlk Gazeteyi çıkarttık. İsmi de ŞİRİN KARAMÜRSEL GAZETESİ idi. 1964 yılının son aylarında Karabük’e döndük. Halen Sahibi bulunduğum Rahmetli Babamın kurucusu bulunduğu KARABÜK POSTASI GAZETESİ’nin sahipliğini abim Necmettin Timurçin Ersözlü Babamdan devralmış yürütüyordu. Bende bu gazetenin ailesi içerisine girdim. Yine yazılarıma Spor ağırlıklı olarak Haber ve Röportajlar yaparak sürdürdüm. Bu arada Ulusal Medya’dan AKŞAM, CUMHURİYET, GÜNAYDIN, MİLLİYET gibi Gazeteler ile TRT’nin Karabük Muhabirliklerini de üstlendim.
Yorucu ve renkli geçen Basın çalışma hayatımda çok badireler atlatmama rağmen irademle bunları yenerek bu günlere gelmeyi başardım.
1990 yılından bu yana; babadan aldığımız Karabük Postası Gazetesi’nin meşalesini önce abim Necmettin Timurçin Ersözlü üstlendikten sonra 1990 yılından bu yana bu meşaleyi Tuncer Ersözlü olarak aldım ve şerefimle yürütüyorum.
60 yıllık Şerefli bir mazisi olan Karabük Postası Gazetesi’nin hazırlanışında, çıkarılışında emeği geçen bu güne kadar birçok ekip arkadaşlarım oldu. Bunlar içinde hakkın rahmetine kavuşan arkadaşlarıma Allah’tan Rahmet dilerken hayatta bulunanlara da sağlıklı ve Mutlu günler dileklerimi sunuyorum.
Şimdi çalıştığım ekibim daha evvelkiler gibi benim manevi evlatlarımdır. İşlerine personel gibi değil kendi işleriymiş gibi bu başarıya ulaşmamızın en büyük nedenidir. Kendilerine sonsuz teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.
Her şey Karabük Postası Gazetesi için…”

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin original
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
05 Mayıs, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
0

SİYASET YENİLENECEK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
       Fevzi Aydın
Türkiye yeni bir genel seçim sathına giriyor…
2028 yılında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve TBMM genel seçimleri, muhtemelen öne alınarak 2027 yılında yapılacak…
Çeyrek asırlık AKP ve ardından AKP-MHP ortaklığı, Cumhur İttifakıyla, ülke siyaseti ve yönetiminde hatırı sayılır gelişmeler yaşandı…
21. yüzyılla birlikte çeyrek asrı geçen dönemde, çok siyasetçiler geldi, siyaset arenasına girdi, çok siyasetçi de siyaset arenasından çıktı…
Partiler kendini feshederek ya da liderleri iktidar partisine katılarak, Türk siyasetinde önemli görevlere geldi…
Gerek PKK ve gerekse komşu ülkeleri saran Arap Baharının getirdiği savaşlara, Türkiye’de başlangıçta ABD ile ardından Rusya, sonuçta ABD ile savaşa dahil olarak, yarım asırlık sürece damga vuran savaşlarda aktif rol aldı…
Yarım asırlık son siyaset döneminin muhalefet partisi CHP ise AKP ve ardından MHP ve diğer partilerin katılımıyla oluşan Cumhur İttifakı karşısında siyasete tutunamadı…
Yarım asırlık siyaset döneminde, Altan Öymen, Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel genel başkanlık yaptı CHP’de…
Dört genel başkanın görev yaptığı yarım asırlık siyaset döneminde, ana muhalefet partisi genel başkanı olarak, liderler CHP’yi iktidara taşıyamadı…
İktidarın icraatlarını takip ve halkın siyasi nabzını tutmak yerine, parti içi muhalefet ve kurultaylarla uğraşan ana muhalefet CHP liderleri, ana muhalefete iktidar yolunu açmakta büyük zorluklar yaşadı ve yaşamaya devam ediyor…
İktidarın, yarım asırdan günümüze kadar getirdiği iktidarını, son seçimlerde büyük başarı kazanan ana muhalefet CHP’nin sallamasıyla gelişen olaylar, ülke siyasetini başka mecralara taşıdı…
Büyük şehirlerden başlamak üzere iktidar, muhalefet Cumhurbaşkanı adayı ve belediye başkanlarını; çoğunluk geçmiş dönemler olmak üzere, hizmet ve çalışmalarından dolayı, gizli tanık ve ihbarlarla, onlarca belediye başkanı tutuklanarak, görevden alındı…
Millet iradesini her alanda dilinden düşürmeyen iktidar, Millet İradesiyle seçilen belediye başkanlarının, yolsuzluk iddiasıyla tutuklanarak görevden alınmasıyla, belediye başkanlıkları iktidara geçerken, millet iradesi de yok sayılmış oldu…
Terör örgütü PKK elebaşısının hapiste olması ve örgütün dağılma noktasına gelmişken terörist başı Öcalan’ın, Terörsüz Türkiye hamlesiyle, sürece dahil edilerek görüşmelere başlanması olumsuz karşılanırken, binlerce şehit yakını da yok sayılmış oldu…
Dünya Bankası-IMF programına dahil olmasıyla, yeniden ABD’nin ekonomi yörüngesine giren ekonomi yönetimi ve iktidar, acı reçeteler karşısında halkın sesini duymazken, muhalefet belediye başkanlarının ihbar ve gizli tanıklarla tutuklanmasıyla, gündemi değiştirmeye devam ediyor…
Muhtemelen 2027 yılında yapılması düşünülen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleriyle Türkiye’de siyaset yenilenirken, millet iradesi hangi siyasi iradeyi şemsiyesi altına alacak…
Muhalefetin güçlü olamamasına rağmen, iktidarın da halkı görmezden gelmesine rağmen, seçmen muhalefeti mi, iktidarı mı şemsiyesi altına alacak…
Türkiye’de yıllar sonra milli irade, siyaseti yenileyerek iktidarı değiştirecek mi yoksa iktidara devam mı diyecek…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…