Kalehisar kazılarında gönüllü olarak görev alan öğrenciler mesleği sahada öğreniyor - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Eylül, 2024 12:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Kalehisar kazılarında gönüllü olarak görev alan öğrenciler mesleği sahada öğreniyor

Çorum’un Alaca ilçesindeki Kalehisar’da yürütülen kazı çalışmalarına gönüllü olarak katılan üniversite öğrencileri öğrendikleri teorik bilgileri pratiğe dönüştürme imkanı buluyor.

Çorum’da, Cumhurbaşkanlığı onayıyla kentte devam eden arkeolojik kazılar içerisinde yer alan ve Anadolu Selçuklu döneminin önemli kentlerinden birisi olan, Alaca ilçesine bağlı Mahmudiye köyünde bulunan Kalehisar ören yerinde arkeolojik çalışmalar Kazı Başkanı Doç. Mustafa Kemal Şahin başkanlığında devam ediyor. Arkeolojik kazılarda görev alan öğrenciler saha tecrübesi elde ediyor. Adnan Menderes Üniversitesi öğrencileri, kazı alanında çalışmak, saha tecrübesi edinmek ve aldıkları teorik eğitimleri pratiğe dönüştürmek için gönüllü olarak arkeolojik kazılara katılıyor.

“14 öğrencimiz görev yapıyor”

Kalehisar’daki çalışma ekibinin hepsinin sanat tarihçisi olduğunu dile getiren Doç. Dr. Kemal Şahin, “Burada görev yapanların hepsi bizim öğrencilerimiz. Çok zengin kültürel değerlere sahibiz. Çocuklara ilkokuldan itibaren sanat tarihi eğitimi verilmeli. Liselerde sanat tarihi dersi vardı, zorunlu olması gerekiyor. Öğrencilerimiz pedagoji dersi alıyor. Sanat tarihi öğretmeni olmaları gerekiyor. Umarım ileride bu konuda kadrolar genişletilir. Kendi alanlarında çalışma imkanı olduğunda daha faydalı olurlar. Burada şu anda 14 öğrencimiz görev yapıyor. Bu sayı zaman içerisinde değişebiliyor. Biz burada bir adım atmak istedik. Sahiplenelim, girişimde bunulalım. Sahiplenilmediğinde burası kaçak kazılarla talan ediliyor. Sahiplenildiğinde daha bilinçli şekilde geliştirilmiş olacak. İmkanlar arttığında çalışan sayısı da genişler” dedi.

Sanat tarihi öğrencilerin Efşan Bağdagül, Kalehisar’a gönüllü olarak geldiğini ifade ederek derslerde teorik bilgileri pratiğe dönüştürerek kazı yaptıklarını söyledi. Anadolu Selçuklu dönemine ait kazı tekniklerini arkeolojik olarak Kalehisar’da uyguladıklarını dile getiren Evrim Savran, ayrıca uzmanlık derslerinde aldıkları eğitimi sahada uygulamasını yaptıklarını ifade etti. Savran, Çorum için bir şeyler ortaya koymaya çalıştıklarını belirtti.

Ece Şensöz ise araştırma yöntemleri dersindeki tüm uygulamaları kazı alanında teorik olarak işlediklerini kaydetti. Sanat tarihi açısından da teorik bilgileri uygulamayı önemsediğini vurgulayan Şensöz, burada hem deneyim kazanıp hem de tarihin gün yüzüne çıkarılmasına katkıda bulundukları için mutlu olduğunun altını çizdi. Sanat tarihi bölümü 1. sınıf öğrencisi Umut Nasuhcan Karaoğlan ise Kazı Başkanı Doç. Mustafa Kemal Şahin ile Anadolu Selçuklu arkeolojisi yaptıklarını belirterek, “Kültürel mirasımıza sahip çıkma fırsatını bize verdiği için hocama teşekkür ediyorum. Burada olmaktan onur duyuyorum” diye konuştu.

Kazı çalışmalarında görev verdiği için Doç. Dr. Kemal Şahin’e teşekkür eden Murat Coşgun ise, “Gerçekten her sanat tarihi öğrencisinin yaşaması gereken bir duygu. Burada yeni şeyler öğreniyoruz. Sürekli içimizde bir heyecan var. Umarım gelecek nesillere bunu aktarabiliriz” şeklinde konuştu.

Nazmi Özel de, Doç. Dr. Kemal Şahin’in daveti üzerine kazı ekibine katıldığını anlatarak, “Burada okulda gördüğümüz bilgilerin pratiğini yaparak kendimizi geliştiriyoruz. Türk tarihine katkıda bulunmak için çalışmalar yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr yuksel cicek kalp krizinde ilk 1 dakika hayat kurtariyor kv1LrPQP
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Nisan, 2026 12:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Yüksel Çiçek: “Kalp krizinde ilk 1 dakika hayat kurtarıyor”

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Çiçek, kalp krizinde ilk 1 dakikanın çok önemli olduğunu belirterek “İlk 1 dakika hayat kurtarıyor. Dakikalar ilerledikçe ölüm riski artıyor. Özellikle 5. dakikadan sonra beyin hasarı başlıyor” dedi.

İmperial Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Çiçek, kalp krizi nedeniyle yaşanan ölümlerin doğru tanımlanmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. “Bütün ölümlerin kalp krizinden kaynaklı gibi lanse edilmesi doğru değil” diyen Çiçek “Bu durumları ani kardiyak ölüm olarak tanımlıyoruz” diye konuştu.

Ani kardiyak ölümün daha önce bilinen bir kalp hastalığı olmayan kişilerde, belirtilerin başlamasından itibaren bir saat içerisinde kalbin durması ve ölümle sonuçlanması olarak ifade edildiğini belirten Çiçek, bu ayrımın doğru yapılmasının hem farkındalık hem de müdahale açısından kritik olduğunu dile getirdi.

Ani kardiyak ölümleri

Ani kardiyak ölümlerin yaşa göre farklı nedenlere dayandığını söyleyen Çiçek, “35 yaş altı ile 35-40 yaş üzerindeki vakaları ayırmak gerekiyor. Sebepler birbirinden tamamen farklı. Gençlerdeki her ölümün kalp krizi olarak sunulması doğru değil” ifadelerini kullandı.

Bu ayrımın özellikle teşhis ve önleyici yaklaşımlar açısından önemli olduğuna dikkat çeken Çiçek, yanlış genellemelerin hem toplumda yanlış algı oluşturduğunu hem de risklerin doğru değerlendirilmesini zorlaştırdığını söyledi.

35 yaş altındaki bireylerde ani ölümlerin en sık nedeninin hipertrofik kardiyomiyopati olduğunu belirten Çiçek, kalp kası sorununun genetik bir hastalığı olduğunu ve özellikle egzersiz sırasında ani ölümlere yol açabildiğini ifade etti.

Bunun yanı sıra doğumsal kalp damar çıkış anomalileri ve genetik ritim bozukluklarının da önemli risk faktörleri arasında yer aldığını söyleyen Çiçek, uzun QT, kısa QT ve Brugada sendromu gibi hastalıkların bu grupta öne çıktığını dile getirdi. Çiçek, bu tür ritim bozukluklarının bazı kişilerde uykuda, bazılarında efor sırasında, bazılarında ise ani korku ve stres sonrası ortaya çıkabildiğini belirtti.

“Ani ölümün yüzde 90’ı ritim bozukluğu kaynaklı”

Çiçek, hangi yaş grubunda olursa olsun ani ölümlerin büyük bölümünün ritim bozukluklarından kaynaklandığını vurgulayarak, “Sonuçta hangi hastalık olursa olsun ani ölümün kaynağı yüzde 90 ventriküler fibrilasyondur” dedi. Kalbin bu durumda normal kasılma düzenini kaybettiğini ve kan pompalayamaz hale geldiğini ifade eden Çiçek, bu nedenle ritim bozukluklarının ani ölümlerde belirleyici rol oynadığını söyledi.

35 yaş üstünde damar tıkanıklığı öne çıkıyor

İleri yaş grubunda ise tablonun değiştiğini belirten Çiçek, “35 yaş üzerindeki ani ölümlerin en sık sebebi kalp damar tıkanıklıklarının tetiklediği ritim bozukluklarıdır” ifadelerini kullandı.

Bu nedenle özellikle bu yaş grubunda düzenli kardiyolojik kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Çiçek, göğüs ağrısı gibi belirtilerin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini söyledi.

“Bu ölümleri tamamen önlemek mümkün değil”

Tüm önlemlere rağmen ani kardiyak ölümlerin tamamen engellenemeyeceğini ifade eden Çiçek, “Yüzde 100 önlemek mümkün değil ancak bazı hastalarda ICD dediğimiz şoklama cihazları ile bu risk azaltılabiliyor” diye konuştu. Bu cihazların ritim bozukluğu geliştiğinde otomatik olarak elektrik şoku vererek kalbi yeniden normal ritmine döndürdüğünü belirtti.

“Her kalp hastasına uygulanmaz”

Şoklama özelliği bulunan kalp pillerinin her hasta için uygun olmadığını vurgulayan Çiçek, bu cihazların belirli kriterlere göre değerlendirildiğini ifade etti. Hastanın risk durumuna göre karar verildiğini belirten Çiçek, bu nedenle kişiye özel değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekti.

Kontroller ve taramalar hayati önem taşıyor

Prof. Dr. Yüksel Çiçek, özellikle 35 yaş üzerindeki bireylerde damar tıkanıklığına yönelik düzenli kontrollerin büyük önem taşıdığını söyledi.

Genç bireylerde ise genetik nedenlerin ön planda olduğunu belirten Çiçek, bir kez yapılacak detaylı kardiyolojik değerlendirmenin çoğu zaman yeterli olabileceğini ifade etti.

Riskli durumların erken tespit edilmesi halinde gerekli tedavi ve takiplerin yapılabileceğini vurguladı.

“Herkes potansiyel aday”

Çiçek, ani kardiyak ölümlerin herhangi bir belirti olmadan da ortaya çıkabileceğini belirterek “Ne yaparsak yapalım bu durumu tamamen ortadan kaldıramayız. Hepimiz potansiyel adayız” dedi.

Bu nedenle toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan Çiçek, erken müdahalenin hayati rol oynadığını ifade etti. Ani kalp durması durumunda ilk müdahalenin kritik olduğunu söyleyen Çiçek, “İlk 30 saniye ile 1 dakika içerisinde müdahale edilirse yüzde 99 geri dönüş sağlanır” dedi.

Dakikalar ilerledikçe riskin hızla arttığını belirten Çiçek, özellikle 5. dakikadan sonra beyin hasarının başladığını ifade etti.

“Defibrilatör her yerde olmalı”

Toplumda defibrilatör kullanımının yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Çiçek, bu cihazların yalnızca hastanelerde değil, AVM’lerde, statlarda ve iş yerlerinde de bulunması gerektiğini söyledi.

Cihazların kullanımının oldukça basit olduğunu ifade eden Çiçek, “Cihaz ritmi tanıyor ve elektrik şoku vererek kalbi yeniden çalıştırıyor” dedi.

İlk müdahalenin ardından profesyonel sağlık desteğinin şart olduğunu belirten Çiçek, “Mutlaka 112 aranmalı ve hasta hastaneye ulaştırılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin