Kahverengi kokarca savaşçıları: 2025’te 3 bin sülün doğaya salındı - Karabük Haber Postası
kahverengi kokarca savascilari 2025te 3 bin sulun dogaya salindi vjV9MOib
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Aralık, 2025 20:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Kahverengi kokarca savaşçıları: 2025’te 3 bin sülün doğaya salındı

2025 yılında Samsun ve etraf vilayetlerine tabiata bırakılan 3 bin sülün, fındık ve tarım alanlarında önemli ziyanlara yol açan kahverengi kokarcaya karşı ekosistemin “doğal savaşçıları” olarak misyon yapıyor.

Samsun’un Tekkeköy ilçesindeki Gelemen Sülün Üretim Merkezi, kuruluşundan bu yana toplam 392 bin 720 sülünü tabiata kazandırarak Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğine değerli katkılar sağladı. Merkezde sırf 2025 yılında 3 bin adet sülün üretildi ve başta Ordu, Samsun, Karabük, Sinop ve Bartın olmak üzere çeşitli vilayetlerde doğal yaşama bırakıldı. Bu sülünler bilhassa kahverengi kokarcayla biyolojik gayrette sağladıkları yararla öne çıkıyor.

“Özel olarak yetiştiriliyor”

Doğa Muhafaza ve Ulusal Parklar 11. Bölge Müdürü Resul Doğan, Gelemen Sülün Üretim Merkezi’nin kuruluş gayesinin, Karadeniz kıyı kesitlerinde doğal olarak bulunan Kafkas sülünü popülasyonunun çevresel nedenlerle azalması üzerine tipi müdafaa altına almak olduğunu belirtti. Sülün üretim sürecinin Mart ayında başladığını söz eden Doğan, yumurtaların kuluçka süreçlerinin akabinde civcivlerin büyütme kafesleri ve kapalı kümeslerde bakım gördüğünü, yaklaşık 17–18 haftalık gelişim devrinin sonunda doğal ortama ahenk sağlayabilecek seviyeye gelen bireylerin planlı biçimde tabiata salındığını aktardı.

“Kapasite yıllık 15 bine çıkacak”

Merkezin kuruluşundan bugüne kadar yüzbinlerce sülünün doğal yaşama bırakıldığını hatırlatan Doğan, yalnızca Samsun’da 67 bin 206 adet sülünün tabiata salındığını belirtti. 2026 ve sonrası maksatlara de değinen Doğan, yıllık 15 bin adet üretim kapasitesine ulaşmak istediklerini; mevcut alanın yetersiz kalması nedeniyle faaliyetlerin bakanlık tarafından Terme’de üretimi tamamlanan, yeni sülün üretme merkezine taşınacağını söz ederek, “Doğa Müdafaa ve Ulusal Parklar Genel Müdürlüğümüz yatırım ödenekleri ve DOKAP takviyesiyle yapılacak tadilatların tamamlanmasının akabinde üretim kapasitesinin yıllık 15 bine adede çıkarılması mümkün olacak” dedi.

“Kahverengi kokarca mücadele”

Sülünlerin ekosisteme katkılarına dikkat çeken Doğan, yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda çeşidin kahverengi kokarcayla beslendiğinin tespit edildiğini, bu nedenle sülünlerin tarım alanlarında ziyanlı popülasyonunun baskılanmasına doğal bir dayanak sunduğunu söyledi. Doğan, “Bilindiği üzere Kahverengi kokarca yöremizde fındık topraklarına ve tarım alanlarına önemli ziyan veriyor. Bununla ilgili Tarım ve Orman Bakanlığımız çok önemli çalışmalar yürütmektedir. Biyolojik gayret için Konya Selçuk Üniversitesinde ve İstanbul Polenezköy Sülün Üretme İstasyonunda yapılan bilimsel çalışmalar ardından, kimi denemeler yapılmış ve sülünün kahverengi kokarcayla beslendiği tespitleri yapılmıştır. Sülünler, ekosistemlerin sürdürülebilirliği açısından kıymetli bir cins olup; böcek, larva, tohum ve çeşitli bitkisel gereçlerle beslenmeleri sayesinde doğal istikrarın korunmasına destekleyici katkılar sağlamaktadır. Bu kapsamda, bilhassa ziraî üretim alanlarında ziyanlı organizmaların baskılanmasına yönelik biyolojik uğraş süreçlerine dolaylı katkı sundukları değerlendirilmektedir” diye konuştu.

Vatandaşlardan en kıymetli beklentilerinin tabiata bırakılan sülünlerin avlanmaması, rahatsız edilmemesi ve bilhassa üreme ile adaptasyon devirlerinde ömür alanlarına müdahale edilmemesi olduğunu belirten Doğan, bu hassasiyetin gösterilmesinin tıbbın tabiatta kalıcı bir popülasyon oluşturması için büyük değer taşıdığını kelamlarına ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
binali yildirim turk devletleri kendi disindaki ulkelerin refahini yukseltmeye calisiyor 5QidMOEk
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Nisan, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Binali Yıldırım: “Türk devletleri kendi dışındaki ülkelerin refahını yükseltmeye çalışıyor”

Samsun’da düzenlenen Türk Dünyası Şehircilik Zirvesi’nde konuşan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, “Türk devletleri dediğimiz zaman 175 milyon kişilik nüfustan bahsediyoruz. 1.2 trilyon dolarlık bir milli gelirden bahsediyoruz. 1 trilyonu bulan dış ticaretten bahsediyoruz ama Türk devletleri sadece kendi aralarında 60-70 milyar civarında ticaret yapıyorlar. Diğerini diğer ülkelerle yapıyorlar. Türk devletleri kendi refahını yükseltmek için değil, kendi dışındaki ülkelerin refahını yükseltmeye çalışıyorlar” dedi.

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde düzenlen Türk Dünyası Şehircilik Zirvesi’nin açılışı yapıldı. Türk dünyası ülkeleri arasında sürdürülebilir kentleşme politikaları geliştirmek ve akademik iş birliği imkânlarını güçlendirmek amacıyla planlanan Türk Dünyası Şehircilik Zirvesi’nin açılışında konuşan Binali Yıldırım önemli açıklamalarda bulundu.

“Türk devletleri sadece kendi aralarında 60-70 milyar civarında ticaret yapıyorlar”

Türkiye’nin etrafındaki coğrafyadan sorumlu olduğuna dikkat çeken Binali Yıldırım, “Türk devletleri dediğimiz zaman 175 milyon kişilik nüfustan bahsediyoruz. 1.2 trilyon dolarlık bir milli gelirden bahsediyoruz. 1 trilyonu bulan dış ticaretten bahsediyoruz ama Türk devletleri sadece kendi aralarında 60-70 milyar civarında ticaret yapıyorlar. Diğerini diğer ülkelerle yapıyorlar. Türk devletleri kendi refahını yükseltmek için değil, kendi dışındaki ülkelerin refahını yükseltmeye çalışıyorlar. Bu yüzden İpek Yolu’nun bugünkü adıyla orta koridorun önemi gitgide artıyor. Hedefimiz; Türk Devletleri Teşkilatı olarak sadece varlığımızla övünmek değil, gerçek anlamda bir birlik oluşturmaktır. Balkanlar’dan Moğolistan’a kadar uzanan bir coğrafyada malların, insanların ve hizmetlerin serbest dolaşımını sağlayabildiğimizde, hayal edilen tablo gerçeğe dönüşecektir. Türk dünyası yaklaşık 300 milyonluk bir nüfusa sahiptir ve dünya düzeni için önemli bir güçtür. Bu birliği koruyup daha da güçlendirdiğimizde, sadece Türk dünyası için değil, bütün dünyanın refahı ve istikrarı içinde önemli bir adres oluruz” diye konuştu.

“Terörden dolayı 2 trilyon dolar kaynak yok oldu”

Terörsüz Türkiye’nin önemli bir fırsat olduğunu belirten Binali Yıldırım, “Türkiye zor bir coğrafyada yaşamaktadır. Etrafımıza baktığımızda her yerde karışıklıklar ve savaşlar var. Kuzeyde Ukrayna-Rusya savaşı, yakın zamanda Kafkaslar’da yaşanan çatışmalar, güneyde İran ve Gazze-Filistin’de yaşananlar, Kuzey Afrika’daki istikrarsızlık tüm bunları dikkate aldığımızda Türkiye’nin pozisyonu ve rolü giderek daha önemli hâle gelmektedir. Bu bölgenin geleceği, Türkiye’nin geleceğiyle aynıdır. Türkiye’nin dimdik ayakta durması Balkanlar’ın, Kafkaslar’ın ve Orta Doğu’nun ayakta durması anlamına geliyor. O yüzden terörsüz Türkiye sürecinde, 21. yüzyılda Türkiye’ye önemli görevler düşüyor. Terörsüz Türkiye büyük bir fırsattır. 40 yılda 40 bin insanımızı bu uğurda kaybettik. Üstüne üstlük 2 trilyon dolar kaynağımız yok oldu gitti. Binbir zahmetle yaptığımız şehirlerimiz yıkıldı. Şu anda savaş sonucu körfezde olan yıkıntıların tekrar yerine konmasının ne kadar zaman alacağını, ne kadar büyük kaynaklar gerekeceğini kolayca tahmin edebiliyoruz” şeklinde konuştu.

“20 yılda 3 milyon konut yaptık”

Devlet eliyle son 20 yılda 3 milyon konut yaptıkları belirten Yıldırım, “Şehirler medeniyetin kitabı gibidir. Sadece fizikî yapılar değil, aynı zamanda kültürü, düşünceyi ve insanı da içinde barındırır. Ancak günümüzde şehircilik anlayışında insan boyutu gerektiği kadar önemsenmiyor. Gökdelenlere uzayı yaracak şekilde çıkan binalara bakın, o binalarda yaşayan insanların ömrü boyunca birbiri ile selamlaşmadığına şahit olursunuz. Şehirler büyüyor ama insanlar o şehirlerde yalnızlaşıyor. Bu nedenle şehir planlamasında insan ihtiyacını merkeze almak, yeşil alanları ve yaşam dengesini dikkate almamız gerekiyor. Bu anlamda Samsun’a baktığımızda, son yıllarda yeşil alanını en yüksek artıran şehirler arasında yer alıyor. Bugün ise şehircilikte en önemli meselelerden biri altyapı, trafik ve yeşil alan dengesidir. Artık akıllı şehirler kavramı gündemimizdedir. Bugün modern şehirlerin içine düştüğü açmazları azaltacak en önemli araçlardan bir tanesidir. Artık elinizdeki programlarla, bilgisayarlarla evinizde yaşayın yaşamayın sevk ve idaresini yapabileceksiniz. Böylece şehrin temiz hava ihtiyacına yardımcı olacaksınız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve Cumhur İttifakı’nın gücüyle memleketimizin her yerinde, her köşesinde sorunların üstesinden geliyor. Devlet eliyle son 20 yılda 3 milyon konut yaptık. Bundan çok daha fazlasını özel sektörün yaptığını biliyoruz. Şu anda 20 milyon aileyi barındıracak Türkiye’de son 25 yılda konut yapımı gerçekleştirildi. Bunlar büyük işlerdir” ifadelerini kullandı.

“Türk Dünyası Üniversiteleri Samsun Bildirgesi tarihe not düşecek”

Açılışta konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın ise, “Türk dünyasının farklı coğrafyalarında şehircilik ve mimari alanlarında zaman içinde biriken tecrübe, medeniyetimizin gelecek tasavvuruna ilham kaynağı olacaktır. Bu çerçevede üniversitelerimizin sahip olduğu bilimsel birikimin kardeş ülkelerle paylaşılması, beraberlik şuurumuzu daha ileri noktalara taşıyacaktır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Türk Dünyası Şehircilik Zirvesi, Türk dünyası ülkeleri arasında mimarlık ve şehircilik alanlarında ortak bir vizyon geliştirmek, sürdürülebilir kentleşme politikalarını ele almak ve akademik iş birliği imkânlarını genişletmek amacıyla hayata geçirilmiştir. Program kapsamında gerçekleştirilecek oturumlar, yalnızca fikir üretmekle kalmayıp uygulamaya dönük çıktılar ortaya koyacak şekilde tasarlanmıştır. Bu doğrultuda zirve sonunda katılımcı rektörler tarafından imza altına alınacak olan ’Türk Dünyası Üniversiteleri Samsun Bildirgesi’, ortak niyet ve kararlılığımızın somut bir göstergesi olarak tarihe not düşecektir” açıklamasında bulundu.

“Türk Dünyası Yüzyılı vizyonumuzun en önemli yapı taşlarından birisi olacak”

Samsun Valisi Orhan Tavlı ise, “Şehirciliğin sadece binalar inşa etmek değil; bir medeniyet tasavvuru ortaya koymak, ruhu olan şehirler imar etmek olduğunu özellikle huzurunuzda ifade etmek istiyorum. Türk dünyasının kadim kültüründen ve tarihinden süzülüp gelen estetik ve mimari anlayışını günümüzün sürdürülebilir kentleşme politikalarıyla harmanlamak; Türkiye Yüzyılı ve Türk Dünyası Yüzyılı vizyonumuzun en önemli yapı taşlarından birisi olacaktır diye de ayrıca değerlendirmekteyiz.

Bu anlayışla, Türk dünyası ülkeleri arasında mimarlık ve şehircilik alanlarında ortak bir vizyon geliştirilmesine ve iş birliği köprülerinin güçlendirilmesine büyük bir katkı sağlayacağına inandığımız bu zirveyi oldukça kıymetli görüyor; zirvenin aynı zamanda gönül coğrafyamızın ortak geleceğini, ’Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ şiarıyla yeniden inşa etme hedeflerimiz açısından da önemli bir misyon üstleneceğine can-ı gönülden inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“Çocuk mekânla buluşacak”

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal ise konuşmasında şunları söyledi:

“Bugün şehirlere baktığımız zaman, şehirde insan yoksa, bina varsa; mekân yoksa, her yer betonsa, şöyle bir dünyadaki şehirleri düşünün: Bu şehirde demek ki medeniyet yoktur. Yani medeniyeti kültür manasında kullandım, tartışma yapmayacağım. Burada kültür yoktur demektir. Uzaktan, sanki uzaydan bakıyormuşsunuz gibi, böyle küçük küçük karga şeklindedirler. Yani insan yoktur. Orada sadece ve sadece bu şehirlerde para vardır. İnsanın hırsı vardır. İnsanın yok edici tavrı vardır. Bu insana biz ’Firavun insanı’ diyoruz. Çocuğun oynayacağı alan yok. Çocuk çocuk olacak, çocuk Allah’la buluşacak, çocuk mekânla buluşacak. Çünkü mekân tasavvurunu Allah bize verdi. Hiçbir alanı yoktur. Bu çocuk aslında çocuk da değildir; büyümeden büyüktür. Dolayısıyla bundan siz normal insan bekleyemezsiniz. Bu şehirlere dikkat etmek lazım. Türkiye’yi buraya dönüştürmeden, Türkiye’yi kurtarmak lazım.”

Programda ayrıca AK Parti Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz da konuşma yaptı. Programın açılış bölümü OMÜ Rektörü Fatma Aydın ve Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın Binali Yıldırım’a hediye takdimi ile son buldu. Programa ayrıca AK Parti Samsun Milletvekilleri Çiğdem Karaaslan, Orhan Kırcalı, Ersan Aksu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılı, siyasi parti başkanları, il müdürleri ve öğrencileri katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin