Reklam
Reklam
kadin girisimciler icin ozel program danismanlik destegi verildi qL86E9HM
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Aralık, 2024 12:30 tarihinde yayınlandı
0

Kadın girişimciler için özel program: Danışmanlık desteği verildi

TR82 Bölgesi’nde faaliyet gösteren bayan girişimcilerin işletme idare maharet ve yeteneklerinin geliştirilmesi amacıyla, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından sağlanan takviyeler “Gücüm Emeğim Bayan Girişimciliği Programı” başladı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2024-2025 dönemi için belirlenen “Kadın Girişimciliği ve Bayan İstihdamı” teması kapsamında Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından, (KUZKA) TR82 Bölgesi’nde faaliyet gösteren bayan girişimcilerin işletme idare maharet ve yeteneklerinin geliştirilmesi hedefiyle “Gücüm Emeğim Bayan Girişimciliği Programı” başlatıldı. Program kapsamında sağlanan dayanakla, Kastamonu Üniversitesi Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren bayan girişimcilere eğitim ve danışmanlık hizmetleri takviyesi sağlandı.

Hedef bayan girişimcilerin idare marifetlerini geliştirmek

Teknokent’te faaliyetlerini sürdüren bayan girişimcilere sağlanan takviye çerçevesinde birinci olarak, alanında uzman şahıslar tarafından işletmeler temel seviyede tahlil edilerek, sunmuş oldukları eser ve hizmetler incelendi. Firma tahlili sonrasında, muhasebe ve finans başta olmak üzere pazarlama, stratejik idare, bütçeleme ve markalaşma üzere bahislerde çevrimiçi ve yüz yüze eğitimler verildi. Eğitimlerin gerinin da firmalara, maksat pazarlara erişim, ihracat potansiyeli ve dağıtım kanalları üzere hususlarda alanında tecrübeli profesyoneller tarafından danışmanlık hizmetleri sunuldu.

KUZKA tarafından sunulan eğitim ve danışmanlık takviyelerinden, Kastamonu Üniversitesi Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren farklı bölümlerden 3 farklı bayan teşebbüsçü yararlandı.

Yönetim danışmanlık takviyesiyle KUZKA, TR82 Bölgesi’nde faaliyet gösteren firmaların ilerleyen devirde emel ve maksatlarına ulaşabilmesi, planlanan büyümenin sağlanması, yeni yatırımların gerçekleşmesi ve istihdam potansiyelinin artırılmasını hedefliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin