Karabük Postası tarafından
06 Ocak, 2023 11:25 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Japon Arkeolog’un Safranbolu Hayranlığı 

Japonya'nın Fukuoka kentinde bulunan Kyushu Üniversitesi'nden Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazuo Miyamoto, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan  Safranbolu ilçesine hayran kaldı. Daha önce Çin, Rusya ve Moğolistan'da arkeolojik çalışmalara destek veren Mıyamoto; Eskipazar ilçesindeki Hadrianopolis, Düzce'de Prusias Ad Hypium ve Filyos'ta bulunan Tieion Antik kentinlerinde incelemeler yaparak, hem arkeolojik çalışmalara destek olmak istiyor hem de bu çalışmalar neticesinde Batı Karadeniz Bölgesi'nin tarih turizmine Japonya'nın ilgisini çekmeyi hedefliyor. Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse'den kent hakkında bilgi alan Mıyamoto, Safranbolu'yu gezerken evler arasındaki taş yapıların uyumunun kendisini çok etkilediğini söyledi. Arkeoloji çalışmalarına destek vermek için bu geziyi yaptığını belirten Mıyamoto, "Şu andaki insanların yaşam şeklini almasında demir çağı ve daha öncesinin kuruluşunun Türkiye'den başlayarak Çin'e kadar uzanan süreçte Türkiye'nin başlangıç noktası olduğunu bildiğim için araştırmalar için buradayım" dedi. "JAPON DOSTLARIMIZI SAFRANBOLU'DA GÖRMEK İSTİYORUZ" Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse de "Akademik unvanları olan ve bilimsel bir çalışma için burada bulunan Japon dostlarımızı ağırlamak bizim için büyük bir gurur. Japonlar Safranbolu'ya önceden çok ilgi gösteriyorlardı. Uzun bir zamandır şu anda ise Uzakdoğu deyince sadece Çin akla geliyor. Japon dostlarımızı biz göremez olmuştuk Safranbolu'da. Bizim Japon-Türk dostluk bahçemizde var ama Japonlar yoktu, bu vesile ile tekrar Japon dostlarımızı Safranbolu'da görmek istiyoruz" diye konuştu. Mıyamoto'nun bilimsel bir çalışma için Karabük'te olduğunu aktaran Köse, "Türkiye'de başlayan demir çağı ile ilgili özellikle araştırma yapmak için buradaki kazı alanlarını geziyorlar. Verim alabileceklerini düşündükleri kazı alanlarında öğrencileri ile birlikte ciddi çalışmalar yapıp katkı sağlayacaklar. Hadrianopolis kazı başkanımızla da iletişime geçtik. Orayı görmelerini ben çok istiyorum. Çünkü bu bölgenin en önemli değerlerinden bir tanesi. Döndüklerinde raporlarının buradaki çalışmalar için olumlu olacağını ümit ediyoruz. Hem ekonomik hem de bilgi anlamında destekleri olacak" dedi. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.