İznik Gölü’ndeki bazilika, kuralıktan dolayı gün yüzüne çıktı - Karabük Haber Postası
66d310cb83800 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ağustos, 2024 15:47 tarihinde yayınlandı
0
0

İznik Gölü’ndeki bazilika, kuralıktan dolayı gün yüzüne çıktı

Bursa İznik Gölü, son yıllarda yaşanan kuraklıklar nedeniyle Türkiye’nin en önemli 10 buluşu arasında yer alan tarihi bazilikanın tamamen su yüzeyinde kalmasına neden oldu.

Aziz Neophytos’un adına inşa edildiği belirlenen batık bazilika, suların çekilmesiyle gün yüzüne çıktı. Tarihi M.Ö. 4’üncü yüzyıla uzanan Bithynia, Selçuklu, Roma ve Osmanlı gibi pek çok medeniyete ev sahipliği yapan İznik’te 2014 yılında havadan çekilen fotoğraflar sayesinde İznik Gölü içerisinde 2 bin yıllık bazilika olduğu ortaya çıktı.

Uzmanlar, kuraklığın göl ekosistemini ve çevresel dengeyi ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkat çekiyor. İznik Gölü’nün yaşadığı bu zor durumun, sadece tarihi mirası değil, aynı zamanda bölgenin biyolojik çeşitliliğini de tehlikeye attığını vurgulayan uzmanlar, acil önlemler alınması gerektiğini belirtti. Su kaynaklarının korunması ve yönetim stratejilerinin gözden geçirilmesi gerektiğine işaret eden uzmanlar, bu tür doğal olayların gelecekte daha ağır sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Göl kenarında 22 yıldır plaj işletmeciliği yapan Bekir Uslu, gölde yaşanan bu olumsuz gelişmenin hem bölge halkını hem de ziyaretçileri derinden etkilediğini belirtti. Uslu, “İznik Gölü’nün ve tarihi bazilikanın bu hali iç karartıcı. Uzun yıllardır böyle bir kuraklık yaşamadık. Kuraklığın devam etmesi ve yağışların olmaması, gölümüzdeki denge açısından büyük bir tehdit oluşturuyor” dedi.

Mehmet Buldu – Özdemir Yiğit – İlkay Altay

Bizi sosyal medyadan takip edin
antik kazida 1500 yillik bicak seti bulundu ymHsf3zY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Nisan, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Antik kazıda 1500 yıllık bıçak seti bulundu

Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan ve “Karadeniz’in Zeugması” olarak adlandırılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bıçak seti ortaya çıkarıldı.

Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında “Hamamlı Yapı Kompleksi” içerisinde yer alan mutfak bölümünde bulunan bıçak setinin, farklı boyutlarda ancak benzer tiplerde olduğu belirlendi. Dört parçadan oluşan bıçak setinin yanında ayrıca bir bileme taşının da bulunduğu tespit edildi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş ve ekibince yapılan incelemelerde, ilk çıkarıldığında oldukça parçalı ve düşük kondisyonda 250 parçadan oluşan bıçak seti, laboratuvar ortamında birleştirilerek özgün formlarına kavuşturuldu.

Ersin Çelikbaş, yaptığı açıklamada, bıçak setinin “Hamamlı Yapı Kompleksi” olarak adlandırılan yapının içerisindeki mutfak bölümünde ortaya çıktığını belirtti.

Bıçak setinin boyutlarının birbirinden farklı olduğunu ifade eden Çelikbaş, “Fakat tip olarak da birbirine çok yakın tiplerde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar dört tane ortaya çıktı ve yanlarında da bir bileme da taşı da mevcuttu. Bıçaklar ilk çıktığı zaman gerçekten kondisyonları çok düşüktü, çok parçalıydı. Yaklaşık 250 civarında parçadan oluşuyordu. Bu parçaları bu süreç içerisinde laboratuvarımızda birleştirdik ve bıçakları tekrar aynı formlarına kavuşmasını sağladık. Bıçaklar neden önemli? Şöyle; bu dördünün bizden aynı yerden çıkmış olması ’Hamamlı Yapı Kompleksi’nde yaşayan insanların acaba dedik, bir hayvancılık mesleğiyle mi uğraştığını bize işaret ediyor? Çünkü Hadrianopolis de gerçekten antik dönemde özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığını zaten arkeolojik veriler bizlere sunmuştu” dedi.

“Bu bıçakların da ortaya çıkması, yine antik dönemde Hadrianopolis bölgesinde hayvancılıkla uğraşan ailelerin de burada yaşadığını bizlere göstermiş oldu” diyen Çelikbaş, “Bıçaklar dediğim gibi tipolojik açıdan gerçekten ender rastlanan örneklere sahip. Bunların set halinde çıkması da gerçekten çok önemli. Hem meteorolojik olarak hem de buradaki sosyal hayatla ilgili önemli veriler sunması açısından önemli arkeolojik veriler olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

“Kösele taşı” bilinenden çok daha eski

Bıçakların yanında bileme taşının da ortaya çıktığını vurgulayan Çelikbaş, şunları kaydetti:

“Bileme taşı da bizim için önemli. Çünkü özellikle Türk-İslam döneminde, Osmanlı döneminde Eskipazar yöresinde ortaya çıkarılan bir taş ocağı var. Buna ’kösele taşı’ deniyor. Bu ’kösele taşı’ dediğim gibi Osmanlı döneminde özellikle bıçak ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanılan bir taştır ve çok ünlü o dönemde. Şu anda günümüzde üreten ustalarımız yok o dönemde üreten veya da yakın zamana kadar bu işle meşgul olmuş insanları biz bölgede tanıyoruz. Bu kösele taşından yapılmış bileme taşının da bu kazı alanında ortaya çıkması, bıçaklarla birlikte ortaya çıkması kürsüde kösele taşının bilinenden çok daha eski dönemlere kadar insanlar tarafından kullanıldığını bize kanıtlamış oldu.”

Eskipazar’da hayvancılık faaliyetlerinin 1500 yıldır devam ettiğini aktaran Çelikbaş, “Bıçak setinin biz MS 5-6. yüzyıla ait olduğunu da stratigrafik açıdan tespit etmiş olduk. Dolayısıyla Hadrianopolis coğrafyasında ve günümüz Eskipazar’ında da devam eden hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ettiğini de bizlere göstermiş oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin