Reklam
Reklam
III
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
07 Mart, 2025 13:29 tarihinde yayınlandı
0

İYİ Parti’den 8 Mart Çıkışı: “Kadınların Haklarına Saldırıya Son Verin!”

İYİ Parti Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetler Başkanlığı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, Türkiye’deki kadın haklarına yönelik saldırılara dikkat çekti ve iktidara sert eleştiriler yöneltti.

İYİ Parti Aile ve Sosyal Hizmetler Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu imzasıyla yayınlanan açıklamada, “Kadın mücadelesi, sadece kadınların değil, bu ülkenin geleceğini savunma mücadelesidir” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, Türkiye’deki kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, “sistematik bir katliam” olarak nitelendirilirken, 2024 yılında şüpheli kadın cinayetleri dahil 653 kadının hayatını kaybettiği vurgulandı. Mahkemelerin “haksız tahrik indirimi” uygulayarak katilleri ödüllendirdiği, iktidarın ise yasaları uygulamak yerine kadınların haklarını budamakla meşgul olduğu belirtildi. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması da eleştirilerek, kadına yönelik şiddeti önleme mekanizmalarının zayıflatıldığı savunuldu.

“Kaç Kadın Daha Ölmek Zorunda?”

Ofluoğlu, iktidara yönelik sert eleştirilerinde, “Kaç kadın daha ölmek zorunda? Kaç çocuk annesiz kalmalı ki harekete geçesiniz? Şiddeti önlemek için daha kaç hayat feda edilmelidir?” sorularını yöneltti.

Açıklamada ayrıca, Atatürk’ün kadın devrimine ihanet edildiği, kadınların siyasette, ekonomide ve sosyal hayatta arka plana itilmeye çalışıldığı ifade edildi. Kadınların iş gücüne katılım oranının OECD ülkeleri arasında en düşük seviyelerde olduğu, kız çocuklarının eğitimden koparıldığı ve çocuk yaşta evliliklere zorlandığı vurgulandı.

İYİ Parti’nin Çözüm Önerileri

İYİ Parti’nin vizyonunun eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesi olduğu belirtilen açıklamada, kadınların hak ettikleri özgürlük, eşitlik ve güven içinde yaşayacağı bir Türkiye inşa etmek için çözüm önerileri sıralandı:

  • Kadın cinayetlerini durduracak hukuki reformlar gerçekleştirilecek.
  • Kadın istihdamını artıracak, ekonomik özgürlüğü teşvik edilecek.
  • İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülecek, şiddeti önlemek için somut adımlar atılacak.
  • Kadınların siyasette ve karar alma mekanizmalarında eşit şekilde temsil edilmesi sağlanacak.
  • Kız çocuklarının kesintisiz eğitim hakkı garanti altına alınacak.

Açıklama, “Kadınlar bu ülkenin geleceğidir. Ve kadınlar susmayacak! Kadın cinayetlerinin, şiddetin, eşitsizliğin olmadığı bir Türkiye mümkün! Biz, bu ülkenin kadınlarını ikinci sınıf vatandaş olarak görenlere karşı dimdik ayakta duracağız!” ifadeleriyle sona erdi.

Haber videosu için TIKLAYINIZ!

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin