blank
Haber Merkezi tarafından
13 Ağustos, 2025 20:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

İYİ Parti İl Başkanı Şaban Şahin: “Belediye Personelleri Arasında Eşitlik Sağlanmalıdır”

Karabük İYİ Parti İl Başkanı Şaban Şahin, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya'nın belediye bünyesindeki Personel A.Ş. çalışanlarına yaptığı yüzde 18’lik seyyanen zammın olumlu bir adım olduğunu ancak aynı oranda zammın Ulaşım A.Ş. personeline uygulanmamasının yanlış olduğunu belirtti.

Başkan Şahin yaptığı açıklamada, belediye çatısı altında görev yapan tüm çalışanların eşit şartlarda değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, maaşlar arasındaki farklılığın çalışma barışını olumsuz etkileyeceğini dile getirdi.

Şahin, “Belediye bünyesinde görev yapan Personel A.Ş. çalışanlarına yapılan yüzde 18’lik zam yerinde bir karar. Ancak aynı belediye çatısı altında çalışan Ulaşım A.Ş. personeline aynı oranda zam yapılmaması, kurumsal aidiyet duygusunu ve çalışma huzurunu zedeler. Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’nın, kurum personeli arasında ayrım yapmadan bu zammı Ulaşım A.Ş. çalışanlarına da uygulaması, adalet duygusunun pekişmesine katkı sağlar” ifadelerini kullandı.

Ayrımcılığın kurumsal yapıya zarar vereceğini vurgulayan Şahin, “Belediye Başkanı'nın kendi personeli arasında ayrımcılık yaptığı algısına neden olmaması için bu konuda hassasiyet göstermesini bekliyoruz. Biz İYİ Parti olarak bu konudaki uyarılarımızı yineliyoruz. Çalışanlar arasında eşitlik sağlanması, hem hizmet kalitesini artırır hem de kurum içi huzuru pekiştirir” dedi.

Şahin ayrıca, Karabük Belediyesi'nin halkın refahı ve hizmet kalitesini artırmak adına atacağı her adımda adalet ve eşitlik ilkelerini gözetmesi gerektiğini belirterek, Belediye Başkanı Çetinkaya’ya çağrıda bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
21 Aralık, 2025 13:02 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Osmanlı’dan Safranbolu’ya Abkâme Mirası

Safranbolu’da, yaklaşık iki bin yıllık bir mutfak tekniği yeniden gün yüzüne çıkarıldı.

Uzman Sanat Tarihçi Esra Oğuzkağan Özkan ile Yüksek Mimar İbrahim Canbulat, II. Ulusal Tarihte Safranbolu Sempozyumu’nda sundukları bildiride, “Osmanlı’dan Safranbolu’ya Uzanan Bir Miras: 15. Yüzyıl Geleneğiyle Kaplarda Üretilen Sirkeler” başlığı altında Abkâme geleneğini anlattı.

Sunumda, Osmanlı mutfağında önemli bir yere sahip olan Abkâme’nin yalnızca bir sirke türü olmadığı, aynı zamanda köklü bir fermentasyon ve aroma tekniği olduğu vurgulandı. Haber Sitemizin Yazı İşleri Müdürü ve Uzman Sanat Tarihçi Esra Oğuzkağan Özkan, Abkâme’nin tarihsel serüvenine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Abkâme, yüzlerce yıldır adı aynı kalan fakat her çağda yeni bir anlam kazanan bir fermente sıvıdır. Sadece bir sirke çeşidi değil; hem ekşilik hem aroma taşıyan bir mutfak tekniğidir. Şirvânî’nin ‘Bu karışım tatlı ile ekşinin ustalıkla bir araya getirilmesidir’ sözü, Abkâme’nin tarih boyunca geçirdiği dönüşümü tek başına özetler.”

Özkan, Şirvânî’nin tarifinde Abkâme’nin küflenmiş ekmek unu, sirke ve tarçın, karanfil, safran gibi aromatik baharatların bir araya getirilmesiyle hazırlandığını belirterek, karışımın yaklaşık kırk gün boyunca güneş gören bir ortamda, üstü açık şekilde bekletildiğini ifade etti.

Abkâme’nin yalnızca ekşilik veren bir unsur olmadığını vurgulayan Özkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Burada özellikle vurgulamak isterim: Abkâme yalnızca sirke değildir; içindeki baharat karışımının kokusunu ve tadını yemeğe taşıyan aromatik bir sıvıdır. Bu yönüyle Osmanlı mutfağında sıradan bir ekşilikten çok daha fazlasını ifade eder.”

Sunumda, Safranbolu’da günümüzde bazı üreticilerin sirkeyi aynı küp ya da fıçıda yıllarca olgunlaştırmasının, Şirvânî’nin açık fermentasyon tekniğiyle benzerlik taşıdığına dikkat çekildi. Küp ve meşe fıçılarda oluşan doğal mikrofloranın, sirkenin tadını yumuşattığı ve aromayı derinleştirdiği belirtildi.

Yüksek Mimar İbrahim Canbulat’ın, sekiz yıldır aynı küpte olgunlaştırdığı Safranbolu sirkesiyle, Şirvânî’nin yöntemlerine uygun olarak Abkâme hazırladığı aktarılan bildiride, bu uygulamanın yalnızca teorik bir bilgi değil, yaşayan bir mutfak geleneği olduğu ifade edildi.

Özkan, Abkâme’nin tarihsel önemini şu sözlerle özetledi:

“Tarifler değişebilir, malzemeler dönüşebilir; ama tekniklerin taşıdığı kültürel hafıza kolay kolay kaybolmaz. Abkâme de tam olarak böyledir. Sasanîlerin pişirme tekniği, Abbasîlerin tat–denge anlayışı ve Osmanlı’nın aromatik fermentasyonu bugün Safranbolu’nun küp ve meşe fıçısı sirkelerinde yankı bulur.” Sunumda, Abkâme’nin Sasanîlerden günümüze uzanan yaklaşık iki bin yıllık bir tekniğin Safranbolu’da hâlâ yaşatılan son miraslarından biri olduğu vurgulandı. Oturumun sonunda ise Canbulat'ın hazırladığı Abkâme tadımları katılımcılara tek tek ikram edildi.

Haber videosu için TIKLAYINIZ!

Bizi sosyal medyadan takip edin