Reklam
Reklam
itfaiyeciler yeni yila yanginla girdi Dlmp4rMY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Ocak, 2025 08:22 tarihinde yayınlandı
0

İtfaiyeciler yeni yıla yangınla girdi

Düzce’de itfaiye takımları yeni yıla vazife başında girdi. Birbirleri ile yeni yılı kutlayan takımlar, yılın birinci yangınına da apar topar çıktı.

Türkiye’nin dört bir yanında yılbaşı coşkulu bir halde kutlanırken, Düzce’de itfaiye grupları yeni yıla vazifesi başında girdi. Ailelerinden uzakta yeni yılan giren takımlar kendi ortalarında yeni yılı kutladı. Vazifelerinin başlarında olduğunu belirten İtfaiye Çavuşu Hasan Can Özdenli, “Bizler hem Düzce itfaiye grubu olarak hem de tüm Türkiye teşkilatı olarak misyonumuzun başındayız. Yeni yılda, bayramda 7 gün 24 saat bu hizmeti devam ettiriyoruz. Bu çalışma koşulları bizim için çok olağan hale geldi. Ailemizden uzağız sevdiklerimizin yanında değiliz ama bizde misyonumuzun başındayız. İnşallah 2025’i bu geçirdiğimiz yıllara daha kaza, bela, yangından uzak daha yeterli bir yıl geçmesini diliyorum” sözlerini kullandı.

“Ailemizden uzakta yeni yıla girdik”

İtfaiye sürücüsü Halil Eren, “Yeni yılda vatandaşlarımızın malına ve canına ziyan gelmemesi için vazifemizin başındayız. Ailemizden uzakta yeni yıla girdik. Lakin biz bu işe gönül verdik. Mecbur şu anda buradayız. Yapacak bir şey yok yani” formunda konuştu.

Ekipler yeni yılı kendi ortalarında kutlamalarının akabinde Düzce’de baraka yangını ihbarı oluştu. Takımlar apar topar hazırlanarak yangına gidip misyonlarını yerine getirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin