İsrail’de tartışmalı yasa tasarısının onaylanması sonrası sokaklar karıştı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Temmuz, 2023 10:00 tarihinde yayınlandı
0
0

İsrail’de tartışmalı yasa tasarısının onaylanması sonrası sokaklar karıştı

İsrail’de tartışmalı yargı reformu kapsamındaki Yüksek Mahkeme’nin yetkilerini sınırlandıran yasa tasarısının mecliste kabul edilmesinin ardından ülkede yeniden sokaklar karıştı. İsrail’de doktorlar yarın greve gideceklerini duyurdu.

İsrail’de tartışmalı yargı reformu kapsamındaki Yüksek Mahkeme’nin yetkilerini sınırlandıran yasa tasarısının mecliste kabul edilmesinin ardından başta başkent Tel Aviv olmak üzere ülke genelinde protestolar patlak verdi. Ellerinde İsrail bayrakları olan göstericiler, birçok noktada polisle çatıştı. Tel Aviv’de Ayalon otoyolunu trafiğe kapatan göstericilere polis tazyikli su ve göz yaşartıcı gazla müdahale etti. Kudüs’teki Begin otoyolunu kapatan göstericileri ise polis kötü kokulu su sıkarak dağıttı. Tel Aviv’deki gösterilere katılan bir İsrailli ise, elinde Kuzey Kore bayrağı taşıyarak, İsrail’in diktatörlüğe doğru gittiğini ima etti.

Kfar Saba yakınlarında bir yolu kapatan protestocuların arasına bir sürücü aracıyla daldı. Aracın çarptığı 3 kişi hafif şekilde yaralandı. Polis, sürücüyü gözaltına aldı.

İsrailli doktorlar yarın greve gidiyor

İsrail Tabipler Birliği, tartışmalı yasa tasarının onaylanmasına tepki olarak yarından itibaren 24 saatlik bir greve gideceklerini duyurdu. Doktorlar, yalnızca acil hastalara hizmet verecek.

“Seçmenin iradesini gerçekleştirmek kesinlikle demokrasinin sonu değildir”

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise tartışmalı yasa tasarısının mecliste kabul edilmesinin ardından ulusa seslendi. Netanyahu, protestolara neden olan yasa tasarısının seçilmiş bir hükümetin ülkeyi yönetmesi ve hükümetin yönetimde dengeyi yeniden sağlaması gerektiğini aktardı. Netahyahu, “Seçmenin iradesini gerçekleştirmek kesinlikle demokrasinin sonu değildir. Demokrasinin özü budur” dedi.
İsrail’de tartışmalı yasa tasarısının onaylanması sonrası sokaklar karıştı

“Oylama sırasında bile son ana kadar anlaşmaya varmaya çalıştık”

Kendisi tarafından muhalefet kanadına söz konusu yargı reformu ile ilgili yapılan tüm tekliflerinin reddedildiğini aktaran Netanyahu, reform konusunda uzlaşma sağlanamamasından muhalefeti sorumlu tuttu. Her şeye rağmen müzakerelere ve uzlaşmaya yönelik çabaların süreceğini ifade eden Netanyahu, “Oylama sırasında bile son ana kadar anlaşmaya varmaya çalıştık” dedi.

Yargı reformu kapsamında diğer yasa tasarıları konusunda koalisyonun kasım ayı sonuna kadar her konuda geniş bir anlaşmaya varmak için müzakereler için önümüzdeki günlerde muhalefet ile temasa geçeceğini belirten Netanyahu, “Bu, her konuda anlaşmaya varmak için fazlasıyla yeterli bir süre” dedi.
Netanyahu, “Hepimiz, İsrail’in güçlü bir demokrasi olarak kalması gerektiği, herkesin kişisel haklarını korunmaya devam edeceği, otoriter bir devlet haline gelmeyeceği, mahkemenin bağımsız olmaya devam edeceği ve hiçbir tarafın İsrail’i kontrol altına almayacağı konusunda hemfikiriz” ifadelerini kullandı.
İsrail’de tartışmalı yasa tasarısının onaylanması sonrası sokaklar karıştı

“IDF hizmetini siyasi tartışmanın dışında tutun”

İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) siyasi tartışmaların dışında kalması gerektiğini vurgulayan Netanyahu, yedek askerlere seslenerek, “IDF hizmetini siyasi tartışmanın dışında tutun. Bizim tek milletimiz, tek vatanımız, tek insanımız var. Tisha B’Av arifesinde her şeyden önce bunları korumalıyız” dedi.

“Demokrasinin ne olduğunu bilmediğinizi biliyorum”

İsrail düşmanlarına da seslenen Netanyahu, “Demokrasinin ne olduğunu bilmediğinizi biliyorum” ifadelerini kullanarak, “Ama iç çekişmemizi yanlış anlamayın. Devletimize yönelik her türlü tehdide karşı omuz omuza duracağız” dedi.

“Netanyahu aslında İsrail’in başbakanı değil”

Muhalefet lideri Yair Lapid ise Netanyahu’nun ardından yaptığı açıklamada, Netanyahu’nun müzakerelere dönme önerisini “onun yetkisi dahilinde olmadığı için boş” olarak nitelendirerek reddetti. Lapid, Netanyahu’nun aslında İsrail’in başbakanı olmadığını ifade ederek, Adalet Bakanı Yariv Levin ve aşırı sağcı politikacılar Simcha Rothman ve Itamar Ben Gvir’in tutsağı olduğunu iddia etti. Lapid, ülkede bir krizi önlemek için her türlü çabayı gösterdiğini ancak muhalefetin gösteriden ibaret olan içi boş müzakerelere ortak olmayacağını söyledi. Netanyahu’nun bu akşamki açıklamasının tek amacının ABD’nin baskısını azaltmak ve protestoları yatıştırmak olduğunu aktaran Lapid, “Aşırılık yanlılarının ve mesihçilerin hükümeti öğle vakti demokrasimizi parçalayamaz ve akşam Netanyahu’yu diyalog teklif etmesi için gönderemez” dedi.
Tartışmalı yargı reformuna yönelik mücadelenin süreceğini vurgulayan Lapid, “Bizi pes ettirmeyecekler. Pes etmeyeceğiz. Mücadele yeni başladı” dedi.

“Kendisini Putin’e ve İsrail’i bir diktatörlüğe dönüştürmeye karar veren biriyle konuşacak bir şey yok”

Ulusal Protesto Hareketi, Netanyahu’nun açıklamalarının ardından Netanyahu’nun ülkedeki krizden, ordunun yok edilmesinden ve ekonominin çökmesinden tek sorumlu olduğunu açıkladı. Hareket tarafından yapılan açıklamada, “Kendisini Putin’e ve İsrail’i bir diktatörlüğe dönüştürmeye karar veren biriyle konuşacak bir şey yok. İsrail’in liberal bir demokrasi olarak kalması için Netanyahu ile sonuna kadar savaşacağız” denildi.

Tartışmalı yargı reformu

İsrail’de Yüksek Mahkeme’nin yetkilerini sınırlandıran tartışmalı yargı reformunun ilk kısmını oluşturan yasa tasarı bugün 3’üncü kez mecliste yapılan oylamada 64 “evet” oyuyla kabul edildi. Tüm muhalefet ise meclisi terk ederek oylamayı boykot etti. Ülkede protestolara yol açan tasarının kabul edilmesiyle Yüksek Mahkeme’nin tutarsız bulduğu hükümet kararlarını engelleme yetkisi kaldırılmış oldu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
araclarinda ve evdeki hava fritozu icerisindeki uyusturucuyla yakalanan saniklarin yargilanmasina baslandi J6GybZZP
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Nisan, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Araçlarında ve evdeki hava fritözü içerisindeki uyuşturucuyla yakalanan sanıkların yargılanmasına başlandı

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanığın yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanıklardan O.D., uyuşturucuyu arkadaşı H.C.Ş.’nin kardeşlerine bakabilmek için sattığını söyledi.

Olay, 2025 yılında Tosya Sanayi Sitesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tosya İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir ihbarı değerlendirerek şüphelendikleri bir aracı durdurdu. Durdurulan araçta yapılan aramada araç içerisinde şoför kapısı ile koltuk arkasında tütün paketi içerisinde 90 gram bonzai maddesi ele geçirildi. Araçta bulunan M.A., O.D. ile H.C.Ş.’nin üzerinden 2,30 gram bonzai maddesi bulundu. Olay sonrası uyuşturucu madde ile yakalanan M.A., H.C.Ş. ile O.D.’nin ev ve eklentilerinde jandarma ekiplerince yapılan aramalarda mutfakta 1 adet hassas terazi, fritöz içerisinde 5 gram bonzai maddesi, ayrı bir poşetin içinde 2,90 gram bonzai maddesi ve aseton kutusunda bonzai maddesi ile 5 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi.

Operasyonun ardından gözaltına alınan H.C.Ş. ile O.D., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, M.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay sonrasında sanıklar M.A., H.C.Ş. ile O.D. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan dava açıldı.

Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık O.D., “Olay günü H.C.Ş. beni aradı. Yeni malzeme yaptığını söyledi. Çalıştığım için yemek molasına çıkabileceğimi söyledim. Öğlen yemek molasına çıktığımda yanına gittim. İşten çıktığımda üzerimden çıkan uyuşturucu maddeyi bana o verdi, parayı akşama verebileceğimi söyledim, o da kabul etti. Biz, yemek yerken jandarma ekipleri geldi. Üzerimde suç unsuru olup olmadığını sorduklarında cebimde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettim. H.C.Ş., maddeyi benim hırkamdan çıkardığımı söylemiş, güvenlik kamerası kayıtları izlendiğinde üzerimde sadece tişört olduğu görülmektedir. O maddeyi koyabilecek hiçbir yer yok üzerimde. Affınıza sığınarak beraatımı talep ediyorum” dedi.

H.C.Ş.’nin uyuşturucu maddeyi M.A.’dan aldığını söylediğini ifade eden O.D., “’Ben senin arkadaşınım, benden de mi para alacaksın’ dediğimde, ‘ben de 9 bine 3 gram ham madde halinde Muhammet’ten alıyorum’ diye söyledi. Ben ondan hiç para karşılığında uyuşturucu almadım. Önceki ifademde, uyuşturucunun etkisinde olduğum için ’aldım’ demiş olabilirim. Sentetik ecza hapı ve bonzai kullanıyorum. İlk cezaevine girdiğimizde 3 gün beraber kaldık, babası cezaevine girdiği zaman kardeşlerine bakmak için zorluk çektiğini, onun için bu işi yaptığını söyledi. H.C.Ş., arabaya benim koyduğumu söylüyor, torpido varken neden onun tarafına koyayım? Bana vermesi için arabaya bindik. H.C.Ş. daha önce bana para gönderdi ama borç olarak gönderdi. Beraatımı talep ederim” dedi.

“Babam cezaevine girince boşluğa düştüm, uyuşturucuyla avuttum kendimi”

Tutuklu sanık H.C.Ş. ise, “Babamın cezaevine girmesinden dolayı boşluğa düştüm, kendimi uyuşturucuyla avutuyordum. M.A. ve O.D. ilk uyuşturucuyu içirdi. Sigaranın içine esrar koymuş, ben de bunu içtim, sonra bağımlı oldum. Bunun karşılığında ücret talep etmediler, daha sonra benden para talep etmeye başladılar. Para karşılığında M.A. ve O.D.’den uyuşturucu satın aldım. M.A. ve O.D. bana IBAN gönderdi, ben hesaplarına havale yaptım, mesaj konuşmaları da yaptı. Yakalandığımız gün O.D. beni motosikletiyle almaya geldi, benim arabam başkasındaydı. Ben ona emanet etmiştim, ’arabayı almaya gidelim’ dedim. Arabam M.A.’nın dükkanının önündeydi. Arabayı aldıktan sonra O.D. tütün paketini gösterdi. Ben de merak edip aldım, içini açtığımda yaş tütün vardı. Olay günü biz bakkala gittik, sigara aldık, sanayiye gittik. Ben araçtan indim, selamlaşırken O.D. 3-4 dakika sonra aşağı indi arabadan, ondan sonra onlar yemek yiyordu. ‘Okan gel, biz de yemek yiyelim’ dedim, lokantaya gittik. Lokantadayken yemeği söyledik, o sırada O.D., M.A.’nın dükkanına tekrar girdi, araç da M.A.’nın dükkanındaydı. Daha sonra yemek yedik, ardından jandarma ekipleri geldi, bizi aldı. O.D.’den çıkan uyuşturucuyu ben zaten ondan alacaktım. O.D. bana vermek için hazırlamıştı. Arabada çıkan 90 gram bonzai O.D.’ye ait” diye konuştu.

“Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok”

Evinde çıkan uyuşturucunun ise M.A.’ya ait olduğunu ileri süren H.C.Ş., “İki gün önce M.A.’nın dükkanında alkol almıştık. Uyuşturucu da vardı bunun yanında, biz bunu içtik. Ben alkollü, uyuşturuculu olduğum için sızmışım. M.A., beni evin önüne bırakmış, ben yan koltukta oturuyorum, o tütün ve boş aseton kabını benim tarafıma atmış, ben de çöpe atmak amacıyla cebime koymuştum, eve o vaziyette çıktım. Daha sonra ailem onu almış, saklamışlar, babam cezaevinden çıkınca ona göstermek için bunu yapmışlar. Teraziyle benim hiçbir alakam yok, hiç kullanmadım. Mutfakta görünce belki dokunmuşumdur ama hiç uyuşturucu satmakta kullanmadım. Ablam onu evde kullanmak için almış. Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok” diye konuştu.

Tutuksuz yargılanan sanık M.A. da, “Ben sanıkların iddialarını kabul etmiyorum. Olayla alakalı en ufak bir bilgim yoktur. Eve bıraktığımda ben tek değildim, yanımda arkadaşım vardı. Kesinlikle uyuşturucu madde yoktu, alkolden sızdı” şeklinde konuştu.

Tanıkları ve sanık avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin