Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Temmuz, 2015 08:55 tarihinde yayınlandı
0

İşçilerin Konaklama Yerleri Belli Oldu

ZONGULDAK’ın Alaplı ilçesine her yıl Doğu ve güneydoğu Anadolu İllerinden fındık toplamak için gelen mevsimlik tarım işçilerinin konaklayacakları yerler “Mevsimlik Gezici Tarım İşçileri İzleme Kurulu” tarafından belirlendi.
Alaplı Kaymakamı Altuğ Çağlar’ın başkanlığında komisyon üyelerin katılımıyla gerçekleşen toplantı da şu kararlar alındı:“Geçtiğimiz yıllarda ve bu yıl yağan kuvvetli sağanak yağışların sonrasında görüldüğü üzere, Alaplı sınırları içinde bulunan dere yataklarının kenarları her zaman sel tehdidine açık bulunmaktadır. Bu nedenle İlçe genelinde çay ve dere yataklarında konaklama yapılmasına izin verilmeyecektir. Güvenlik acısından köylere gelen tarım işçilerinin yerleşme yerlerine gelmeden önce köy ve mahalle muhtarlıkları tarafından jandarmaya haber verilmesi ve gelen tarım işçilerinin kimlik bilgilerinin muhtarlık tarafından alınıp mutlaka jandarmaya bildirilmesi gerekmektedir. Mevsimlik tarım işçileri arazi sahipleri tarafından evlerinde misafir edilebilir. Ya da temek ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri mekanlarda konaklamaları sağlanabilinir. Kontrolsüz gelen gurupların gelişi güzel konaklamaların önlemek ve meydana gelebilecek olumsuz sonuçların önüne geçmek için muhtar tarafından ihtiyar heyetleriyle beraber köy kanununun 36/6 maddesi gereğince konaklayan gurupların uyarılması ve akıbetinde jandarmaya haber verilmesi. İlçemize kendi imkanlarıyla ile herhangi bir iş bağlantısı yapmadan gelen mevsimlik tarım işçilerinin ise komisyon kararınca Çatak, Alioğlu, Kasımlı Köyleri futbol sahası, Belen Köyü Değirmenyüzü mevkisi, Ömerli Köyü Dumanlar Mahallesi İlk Okul bahçesinde yerleştireceklerdir. Köy Hizmetleri Müdürlüğü tarafından belirlenen yerlere su tankları konularak su ihtiyacı Alaplı Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından karşılanacak olup köylerdeki muhtarlıklar tarafından tuvalet yapılacaktır. İşçilerin sağlık problemleri Toplum Sağlığı personeli ilgilenecektir. Kiralama yoluyla başkalarının arazisini kiralayan işçilerin yer gösterilmesi”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin