Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Ekim, 2024 08:00 tarihinde yayınlandı
0

İntihar ettiği sanılan genç, haberlerde kendini görünce köyüne geri döndü

Gümüşhane’nin Köse ilçesinde borçları olduğu için yakınlarına gölete girerek intihar edeceğini söyleyerek ortadan kaybolan genç, haberlerde kendini görünce köyüne geri döndü.

Olay, önceki gece 23.00 sıralarında Gümüşhane’nin Köse ilçesi Akbaba köyü göletinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, borçları olduğu öğrenilen ve kız arkadaşı ile erkek kardeşini arayarak intihar edeceğini söyleyen Mehmet Ali Taral (25), gece saatlerinde traktörüyle Akbaba köyü göletinin kıyısına geldi. Cep telefonunu traktörün içerisine bırakarak kayıplara karışan gençten uzun süre haber alamayan yakınları durumu 112 acil çağrı merkezine bildirdi.

İhbarın ardından bölgeye gelen ekipleri, intihar edeceğini ifade eden genci aramak için Akbaba köyü göleti ve çevresinde çalışma başlattı. Aramalar 2 gün boyunca sürerken, Gümüşhane İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı asayiş ekipleri, iz takip köpeklerinin göletin aksi istikametinde bulunan Kelkit-Köse karayolu bölgesinde aramalarını yoğunlaştırması üzerine çalışmalarını genişletilirken, kamera incelemelerinin ardından Muhammet Ali Taral’ın en son Erzincan ili otobüs terminalinde görüldüğü tespit edildi.

Muhammet Ali Taral’ın intihar edeceğini söyleyerek Erzincan iline gittiği ve hayatta olduğunun öğrenilmesi üzerine gölet üzerindeki aramalar sonlandırılırken, İHA’nın yaptığı haberde kendini gören ve ailesini üzmek istemediğini ifade eden genç bugün akşam saatlerinde köyüne geri döndü.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin